> Engeloji : 2017

Translate

25 Haziran 2017 Pazar

İŞ VE ENGEL


Engelliler de herkes gibi bir iş sahibi olmak ister. Onlar da çalışmak hem kendilerine, hem de ülkelerine faydalı olmak ister. Bu nedenle; iş bulma konusunda engelli olmayan kişilerden çok daha fazla çaba sarf ederler... İş bulmadaki en önemli aşama iş görüşmesidir. Ancak iş görüşmelerinde genellikle "Yok seni alamam", "Bu işe giremezsin", "Aradığım eleman sen değilsin" bakışlarıyla karşılaşırlar. Sanırım ki bu bakışlarla karşılaşmayan engelli yok gibidir. Çünkü, pek çok alanda olduğu gibi istihdam alanında da engellilere karşı büyük bir ön yargı vardır.

İşverenler genellikle; engellilerin verimli çalışamadıklarını ve verimli olamayacağını düşünürler. Engellileri işten çıkarmak işverene göre güç olabilir. Engeli bir hastalık gibi, engelliyi de hastalıklı olarak görünce sık sık izin alacağı varsayılır. İşverene göre; engelliler diğer çalışanları rahatsız edip ve çalışma temposunu düşünebilirler. Engel durumlarına göre yapılacak bazı özel düzenlemelerin yapılması masraflı olabilir. Engelliler alıngan olabilirler, çabuk sinirlenlenebilir. Ayrıca göz zevkini bozarlar! İşte bu gibi ön yargıları arttırmak mümkün...


Oysa işverenlerin engelliler hakkındaki bu ön yargıları yetersiz ve hatalı bilgilere dayanmaktadır. Engellileri iyi tanımadıkları için böyle düşünebilirler. Halbuki engelliler işleri çabuk kavrarlar ve kesintisiz çalışabilirler. İş bilincine sahiptirler. Sorumluluk sahibidirler. İşlerine zamanında gidip gelirler. İşlerini bırakma ihtimalleri daha azdır. Engelini ön plana çıkararak ayrıcalık istemezler. Duygu sömürüsü yapmazlar. Engelli bir eleman kadar hatta daha da verimli çalışabilirler. Önemli olan işverenin işe alacağı kişinin engelini değil, beceri ve deneyimlerini görebilmesidir.

4857 sayılı İş Kanunu'na göre; işverenler, iş yasasına göre elli ya da daha fazla işçi çalıştırdıkları takdirde engelli çalıştırmak zorundadırlar. Bu oran özel sektörde % 3, kamu sektöründe ise % 4'tür. İş yerleri ve dolayısıyla işverenler bu oranı doldurmak ve ceza almamak için kadrolarına engelli işçi alıyorlar. Oysa bu zorunluluk nedeniyle olmamalı... Herkesin çalışmaya hakkı olduğunu düşünüp engellilerde bu haklarını kullanabilmeliler.

Bazen işverenler mükemmelliği ararken gerçeği kaybedebilirler. Engelliler de  gerçek bir çalışan olabilir. Her işte başarı ile çalışabilir. Aranılan bir eleman olabilir. Engelli eleman çalıştırmak da avantaj bile olabilir. "Onu işe alsam mı?", "Acaba yapabilir mi?", "İstediğim gibi çalışabilir mi?" gibi endişeleri bir yana bırakıp, engellilere bir şans vermek gerekir. Her işveren zorunluluk olarak değil de "Aradığım eleman bu olabilir mi?" diye bakarsa engellilerin istihdamı konusunda önemli bir adım atılmış olur.

ALİYE YÜCEL


18 Haziran 2017 Pazar

SESSİZ BİR KAFE


Nikaragua'nın Managua Granada şehrinde sadece işitme engellilerin çalıştığı bir kafe var. Gülücükler Kafe (Cafe de las Sonrisas) adı verilen bu işletmede tüm personel işitme engelli kişilerden oluşuyor. Garsonlar ve aşçılar dahil kafede çalışan herkes işitme engelli... Oldukça ilginç değil mi? Sadece ellerin konuştuğu, yüzlerin güldüğü sessiz bir kafe...

Kafenin menüsünde ise "Gülümsemeden başka bir evrensel dil yoktur" cümlesi yazılmış... Bu cümle ne kadar anlamlı ve ne çok şey anlatıyor. Gülmek en etkili iletişim aracı ve gülümsemek herkesin anladığı bir dil... Kafedeki duvarlar boydan boya; hesabı isteme, su isteme, "hoş geldiniz", "teşekkür ederim" gibi bazı cümleler ve işaret dili harflerinin yer aldığı çizimlerle dolu...

Bu kafede işitme engelliler çalışsa da sadece işitme engelliler gelmiyor tabii ki...  Gelen müşteri eğer işitme engelli değilse ya da işaret dili bilmiyorsa bile isteğini anlatabiliyor. Müşteri  hiç konuşmadan, bir şey söylemeden menüdeki bir yeri işaret ediyor. Garson müşteriye bakıyor, gülümseyerek başıyla onaylıyor. Böylece sipariş verilmiş oluyor.



Bu kafenin sahibi Antonio Prieto Bunuel isimli bir İspanyol. Çevresindekiler tarafından çok seviliyor. Ona "Antonio Amca" diyorlar. Antonio Prieto Bunuel, Kafesiyle ilgili olarak "Bütün personelin işitme engellilerden oluştuğu bir yer açmaya karar verdim. Görüldüğü üzere kafe sorunsuz işliyor. Hedefim, engelli personel çalıştırma konusunda diğer işletmelerin korkularını yenmeleri için bir örnek oluşturmak..." diyor. Gerçekten de engellilere istihdam sağlayarak, örnek olabilecek bir sosyal hizmet yapıyor.

İşitme engelliler iletişimin çok yoğun olduğu işlerde pek çalıştırılamazlar. Çünkü, hem onlar için, hem de muhatap oldukları kişiler açısından zor olacağı düşünülür. Ancak burada bu engel aşılmış. Birebir iletişimin olması gereken bir işletmede çalışıyorlar. Bu onlar için engelleri aşmada çok önemli bir adım. Gelen kişiler, işitme engelli olmasalar bile duvarların yardımıyla onlarla iletişimin bir yolunu buluyorlar.

Türkiye'de de sadece engellilerin çalıştığı çeşitli işletmeler var. Down sendromlu elemanların çalıştığı kafeler gibi... Ancak bildiğim kadarıyla sadece işitme engellilerin çalıştığı bir yer yok. Ama örneğini gördüğümüz gibi olabiliyor. Keşke ülkemizde de olsa... Böylece işitme engelliler de iletişimin olduğu yerlerde bir iş  bulup çalışabilirler. İşitme engelliler buna hazır. Sadece onlara böyle bir imkan verecek duyarlı işverenler ve işletmelerin olması gerekiyor. 

ALİYE YÜCEL

11 Haziran 2017 Pazar

DERS KİTAPLARI DEĞİŞMELİ


"Ders Kitaplarında Engellilik" konulu araştırmanın bir yenisi daha yapıldı. Bunun sonuçları geçtiğimiz ay yayımlandı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (SEÇBİR), Toplumsal Haklar ve Araştırmalar Derneği (TOHAD) ile Eğitim Reformu Girişimi (ERG) ortaklığında yürütülen araştırma, Sabancı Vakfı Toplumsal Gelişme ve Hibe Programları "Eğitime Eşit Katılım Projesi" kapsamında desteklendi.

Bu proje kapsamındaki araştırma engellilerin eğitime eşit katılımı için eğitimcilerin güçlendirilmesini amaçlıyor. Ders Kitaplarında Engellilik: Durum Analizi için; 2016-2017 eğitim öğretim yılında yayımlanan, farklı seviye ve branşlardan 37 ders kitabı incelenmiş. Araştırmanın raporunda; engelliliğin kitaplarda nasıl yer aldığının yanında, nasıl ele alınması gerektiğine yönelik tavsiyeler de yer alıyor.

Araştırmanın sonucuna göre; çocukların eğitim aldığı ders kitaplarında engellilik olumlu bir şekilde sunulmamış... Ders kitaplarında engellilerin farklılıklarının altı çiziliyor. Engellilik, sosyal ve maddi  yardımla çözülmesi gereken bir mesele olarak görülüyor. Toplumun genelinde var olan ön yargı, yanlış bakış, engelliyi küçük gören ve rencide eden tutum kitaplara da yansımış.

Ders kitaplarında engellilerin normal bir birey olarak görülmemesi gerçekten çok acı.... Geleceğin büyüklerine engellilerin böyle sunulması çok üzücü. Onlar engellileri böyle mi tanıyacaklar? Umarız ders kitapları değişir. Kitaplarda artık engellileri doğru anlatan ve olumlu sunan ifadeler yer alır. Kitaplarda engellilere ayrımcılık yapılmaması ve sosyal hayatta eşit bir şekilde yer almaları gerektiği vurgulanır.


ALİYE YÜCEL

4 Haziran 2017 Pazar

AKILLI BASTON


Vestel, engelliler için yaptıkları ürünleri açıkladı. Akıllı baston (WeWalk), göz kırparak komut verilen televizyonlar ve engelli moduna gelen telefon bunlardan bir kaçı...
  
Vestel'in, engelsiz teknoloji alanında ürettiği en önemli ürün; görme engelliler için hazırlanan akıllı baston (WeWalk)... Akıllı baston bir hayvandan esinlenerek üretildi. Yarasaların etrafa yaydıkları ultrasonik dalgalar ve bu dalgaların etrafındaki objelerden gelen yansımalara göre gidecekleri yönü belirlemelerinden ilham alınarak yapıldı. Bu baston sayesinde görme engelliler bel ve baş hizasına gelen bir engele rastladıklarında bastondan yayılan titreşim sayesinde uyarılıyor.


Akıllı Baston, Young Guru Academy (YGA) Görme Engelliler Proje Lideri Kürşat Ceylan'ın geliştirdiği bir proje... Bu bastona Birleşmiş Milletler de ilgi gösterdi ve bir sunum yapılmasını istedi. 14-15 Haziran'da yapılacak Birleşmiş Milletler toplantısında akıllı baston anlatılacak.

ALİYE YÜCEL

28 Mayıs 2017 Pazar

ENGELSİZ FİLMLER FESTİVALİ


2013 yılında ilk kez Ankara Engelsiz Filmler Festivali, 5. yıldan itibaren Engelsiz Filmler Festivali adıyla Türkiye'yi dolaştı. 5-7 Mayıs tarihleri arasında Eskişehir, 12-14 Mayıs tarihleri arasında İstanbul ve 18-23 Mayıs tarihleri arasında Ankara'da gerçekleşti. Tüm festival etkinlikleri erişilebilir mekanlarda gerçekleştirilen festivalde tüm filmler; görmeyenler için sesli betimleme, duymayanlar için işaret dili ve ayrıntılı altyazı ile gösterildi.
  
Engelsiz Filmler Festivali'nde "Engelsiz Yarışma",  "Engel Tanımayan Filmler", "Dünyadan",  "Türkiye Sineması", "Sinema Tarihinden", "Uzun Lafın Kısası", "Çocuklar İçin" ve "Otizm Dostu Gösterim" başlıklarıyla 34 film gösterildi.
Engelsiz Yarışma'da beş film yarıştı. Mehmet Can Mertoğlu'nun "Albüm", Kıvanç Sezer'in "Babamın Kanatları", Reha Erdem'in "Koca Dünya", Rıza Sönmez'in "Orhan Pamuk'a Söylemeyin Kars'ta Çektiğim Filmde Kar Romanı da Var" ve Seren Yüce'nin "Rüzgarda Salınan Nilüfer" filmleri yer aldı.

Engelsiz Yarışma jüri üyeleri; yönetmen ve senarist İlksen Başarır, sinema yazarı Mehmet Açar, yazar ve oyuncu Nazan Kesal'dı.  Jüri üyeleri; En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo Ödülünü belirlediler. Seyirciler, yarışmada yer alan filmleri Braille Alfabesi ile basılan pusulalar ile oylayarak Seyirci Özel Ödülünü seçtiler.


Yarışmada En İyi Film ödülü Reha Erdem'in "Koca Dünya" filmi, En İyi Yönetmen Reha Erdem oldu.  En İyi Senaryo "Albüm" filmiyle Mehmet Can Mertoğlu'nun oldu. Seyirci Özel Ödülü Rıza Sönmez'in "Orhan Pamuk'a Söylemeyin Kars'ta Çektiğim Filmde Kar Romanı da Var" filminin oldu.

Filmlerini ilk kez sesli betimleme ve işaret dili çevirisiyle seyreden yönetmen, oyuncu ve film ekipleri; görme ve işitme engelli seyircilerin yaşadıkları sinema denetimlerini de tatmış oldular.

Engelsiz Filmler Festivali'nde bu yıl etkinliklere yenileri eklendi. Seyirciler, iki farklı proje ile sanal gerçeklikle tanıştılar. Körlük Üzerine Notlar: Karanlığa Doğru, adlı projede 1983 yılından itibaren görme yeteneğini yavaş yavaş kaybeden yazar John Hull'un tuttuğu sesli günlükleri görsel ve işitsel olarak deneyim sahibi oldular. Tekerlekli Sandalye Simülatörü ile ise; kullanıcıların hayatını tekerlekli sandalye sürdüren kişilerin şehirde karşılaştığı engelleri deneme imkanı buldular.  

ALİYE YÜCEL

21 Mayıs 2017 Pazar

ENGELLİ HARİTASI


Türkiye'nin engelli politikalarına yön verecek olan engelli haritası için bir adım atıldı. TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu, engellilerin hayat şartlarını kolaylaştırmak amacıyla "Engelli Haritası" hazırlatmak için çalışmalar başlattı. Meclis Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu bünyesinde kurulan "Engelli Kadınlar ve Engellilere Bakmakla Yükümlü Kişilerin Sorunları ve Çözümleri" alt komisyonunda gerek sosyal politikalar gerekse de engellilerin yaşamını kolaylaştıracak konulara kaynaklık edecek engelli haritası çıkarılması için bakanlık ve Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) işbirliği yapması kararlaştırıldı.

Hazırlanacak engelli haritası için  Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı TÜİK'e yazı yazarak yapılmasının istediği anket çalışmasının kapsamını anlatacak. TÜİK'in talep edilen çalışmayı yapmasının ardından da ülke genelinde bir tablo ortaya çıkacak. Bu tablo doğrultusunda engellilerin ihtiyaçlarını belirlemek, verilecek destek ve sosyal politikalar yeniden masaya yatırılacak.


Komisyon Başkanı Radiye Sezer Katırcıoğlu "Komisyonda, engelli haritasına ihtiyaç olduğu gündeme geldi. Türkiye için acilen bir engelli haritası oluşturmak gerekir. Türkiye'de hangi bölgede hangi şehirde, ne kadar engellimiz var, bunların cinsiyeti, yaş aralığı, engel oranları nedir? Bunun envanterinin sağlıklı olarak oluşturulması gerekiyor. Burada, engellilere nasıl sosyal yardım politikaları gidiyor, giden yardımlar ne kadar etkin ve kişinin ihtiyacını karşılıyor, geri dönüşlerin alınabileceği bir mekanizmanın, bir iletişim ağının oluşturulması lazım. Buna ilişkin TÜİK ile bir ön görüşme yaptık, görüşmelere devam ediyor. Bir çalışma başlatacağız. Alt fizibilite çalışması yaptık. Dünyada da bir engelli haritası oluşturma süreci başladı. Biz, Türkiye'de bunun daha önce yapmak istiyoruz ki sosyal politikalarımızı doğru kurgulayalım ve etkin bir sosyal politikalarla ihtiyaçları doğru karşılayalım."

Nüfus ve Konut Araştırması 2011 Yılı sonuçlarına göre, nüfusun yüzde 6,6'sının en az bir engeli bulunduğu belirten Katırcıoğlu, engelli bireylerin tüm temel hak ve özgürlüklerden diğer bireyler gibi tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik etme ve insan onuruna olan saygıyı güçlendirmenin en temel görevleri arasında olduğunu kaydetti. Engelli Haritası'nı oluşturmak için Sağlık Bakanlığı; Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ile diğer paydaşlarla ortak bir sistem kurmak gerektiğine dikkati çekti ve çalışmaların sürdüğünü belirtti.

Böyle bir harita çok gerekli... Çünkü, elde edilen sonuçlar yapılacak çalışmalara yön verecek. Türkiye'de nerede ve ne kadar engelli var? Cinsiyeti ve yaşı nedir? Engelli nedir ve engel oranı ne kadardır? Tüm bunların mutlaka bilinmesi gerekiyor. Yoksa atılan bazı adımlar, yapılan bazı çalışmalar boşuna olur. Daha önce de bu yönde çalışmalar yapılmıştı. Ancak yeterli olmadığı ortada... Engellilerin için yapılacak her türlü çalışmaya doğru bir yön verecek olan bu haritanın bir an önce oluşturulması dileğiyle...

ALİYE YÜCEL 

14 Mayıs 2017 Pazar

ŞIK OLMAYA ENGEL YOK


10-16 Mayıs Engelliler Haftası... Televizyon programları da engelli ve engellilik konularını ele alıyor. Haberler yapılıyor, engelli konuklar alınıyor. Geçtiğimiz günlerde 24 TV'de Ardan Zentürk'ün konuğu da Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği Başkanı Ramazan Baş'dı. Baş, yaptıkları çalışmalardan bahsetti. Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği (TOFD) ile erkek giyiminin ünlü markası Bisse'nin ortak bir projede buluştuğunu anlattı.

TOFD ile Bisse "Engelli Olmak Şık Olmaya Engel Değil" diyerek engellilere yönelik özel dikim tasarımları hazırlamışlar. Türkiye'de  bir ilk olan bu proje kapsamında bir de defile düzenlenmiş. Bu defile de engelli TOFD üyeleri, Bisse'nin kendileri için hazırladığı özel tasarım kıyafetleri giyerek projenin tanıtımını yapmışlar. İhtiyaçlarına uygun kıyafet bulmakta zorlanan engelliler için çok önemli bir proje... Çünkü her alanda olduğu gibi giyim alanında da engellilerin farklı ihtiyaçları oluyor.
 
TOFD Başkanı Ramazan Baş "Engelleri aşabilmemiz noktasında yaşadığımız sıkıntılardan biri de uygun kıyafetleri bulamamaktı. Bu alanda ilk kez Bisse'nin desteği ile bir adım atmış olduk. Ben şık giyinmeyi seven bir insanım, küçük ya da büyük bütçeye sahip olan herkesin şık giyinmesi gerektiğine inanıyorum. Özellikle toplumumuzda engelli konusundaki  'yardıma muhtaç, acınacak insan' algısını engellilerin şık giyimlerinin kıracağını düşünüyorum. Bu nedenle Bisse'nin engelliler için hazırlayacağı özel tasarımlar, bizleri bu yaşadığımız sıkıntılar konusunda rahatlatacak. Tüm engelli arkadaşlarımız Bisse'nin bu hizmetinden uygun fiyat avantajlarıyla yararlanabilecek..." diyor.


Çok farklı ve önemli bir sosyal sorumluluk projesine imza atan Bisse Yönetim Kurulu Başkan Vekili Asiye Kefeli ise proje ile ilgili olarak "Engelli giyimi konusunda biz ilk adımı atıyoruz, diğer tüm markaların da bu projeye destek olmasını bekliyoruz..." diyerek, diğer giyim markalarına çağrıda bulunuyor. Umarım bu çağrı hak ettiği cevabı bulur. Firmalar bu konuda yarışırlar. Engellilerin ihtiyaçlarına uygun ürünler tasarlanır ve bundan engelliler karlı çıkar.

Yapılan açıklamalara göre Bisse'nin hazırladığı özel tasarımlarda; ceket, kaban gibi tekerlekli sandalyelerinin tekerleklerine sürtünen, sarkan kumaşlar özel tasarımlarla engelleniyor. Özellikle tekerlekli sandalyeden yatağa geçerken, seyahat sırasında bir yerden başka bir yere transfer edilirken zorluk yaşayan engelliler için beli yüksek ve fermuarı uzun olan pantolonlardan üç ayrı bedende üretilmiş... Bütün bunlar engellilerin ihtiyaç ve isteklerine göre tasarlanmış. Bisse, engellilerden gelecek talep ve yönlendirme doğrultusunda, bu modelleri daha da çeşitlendirip, özel dikim gömlek ve pantolonlar üretebilecek.

Özel ürünlerin tasarlanması engelliler için büyük kolaylık. Çünkü ihtiyaç olan kıyafetleri bulmak imkansız. Bisse, bu projeyle "engelli giyimi" konusunda bir farkındalık oluşturması açısından takdir edilecek bir adım atıyor. Bisse vitrinlerinde tekerlekli sandalyeli afişler kullanarak dikkat çekiyor. Bu arada, dernek üyeleri  engelliler için hazırlanan bu ürünleri yüzde 50 indirimle alabilecekler. Bisse'den yapılan alışveriş yapan müşteriler de TOFD'ye bağış yapmış olacaklar. 

 ALİYE YÜCEL 

7 Mayıs 2017 Pazar

DİPLOMATİK MİSAFİR


İngiltere'nin (Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı) Ankara Büyükelçisi Richard Moore'un, paylaştığı bir twit dikkatimi çekti. Büyükelçi twitter hesabında, görme engelli eşi Maggie'nin rehber köpeği için Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından çıkarılan diplomatik misafir kartı'nın fotoğrafını paylaşıp; teşekkür için hem Türkçe hem de İngilizce şunu paylaşmıştı:
"Tebrikler @TCKulturTurizm. Rehber köpeklerin üslendiği hayati önemdeki görevin harika biçimdeki takdiri. Gururla takacak @rehberkopekler"
   
Bu paylaşımın nedenini merak edip araştırdığımda şunu öğrendim. İngiltere Büyükelçisi Richard Moore, Çanakkale Kara Savaşları'nın 102. yılı törenine eşi Maggie Moore ve onunla beraber olan rehber köpeği Star ile birlikte katılmış. Törende Maggie Moore ile birlikte katılan Star'ın ağzına bir siyah bant ve boynuna büyükelçinin paylaştığı özel bir akreditasyon kartı takılmış.

Star, boynundaki bu akreditasyon kartı ve ağzına takılan siyah bant ile dikkat çekmiş. Bu bantlar köpeklerin ısırması ve havlamasına engel olmak için takılıyor. Ancak yapılan haberlere göre Star, buna ihtiyaç duymadığını göstermiş. Çanakkale Kara Savaşları'nın 102. yılı töreninin başından sonuna kadar sessizce beklemiş, sahibinin ayaklarının dibinden hiç ayrılmamış...

  
Görme engellilere yardımcı olan "rehber köpekler"; engelli sahipleriyle 24 saat birlikte yaşıyor, her yerde birlikte dolaşıyor. Sinema, tiyatro, lokanta, otel gibi pek çok yere onlarla birlikte giriyorlar. Evde, dışarıda, asansörde, merdivenlerde, sokakta, caddede ve kısacası her yere onlarla beraber gidiyorlar. Köpeğin tüm dikkati sadece sahibinde ve yapacağı işlerde oluyor. Büyükelçinin de dediği gibi hayati önem taşıyan bir görevi var. İşte Maggie Moore'nin rehber köpeği Star'da bunlardan biri...

Görme engelli sefireyi çok merak etmiş ve daha önce onlarla ilgili bir yazı yazmıştım. İngiltere Büyükelçisi Richard Moore, eşi Maggie ve köpeği Star'ı görmüştüm. Maggie Moore'nin görme engelli olduğu beyaz bastonundan ve Büyükelçi'nin twitter hesabındaki fotoğraftaki rehber köpeğinden anlamıştım. O fotoğrafta; Büyükelçi, eşi Maggie ve rehber köpeği Star var.  Büyükelçi ve eşinin, görme engellilere rehberlik etmek için yetiştirilen Star'a "Yıldız Hanım" dediklerini öğrenmiştim.

Büyükelçi Richard Moore'un eşinin rehber köpeği Star'a akreditasyon kartı çıkaran Kültür ve Turizm Bakanlığı'na twitter hesabından teşekkür etmesi  büyük bir incelik... Çünkü eşinin orada olması için Star'ında orada olması gerekiyor. Başka yol yok. Star, Bayan Moore'un gözü, kulağı, eli ayağı... Tabii bu arada bunu düşünüp Star'a akreditasyon kartı hazırlamayı düşünen Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bir teşekkür de ben etmek istiyorum. Bunu düşünmeleri çok güzel... Demek ki Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda engelli dostları var.

ALİYE YÜCEL
                                                                                          

30 Nisan 2017 Pazar

AVM'LERDEKİ ENGELLİ OTOPARKLARI


Engelli park alanlarına, engelsiz kişilerin araçlarının park ettiğini görmüşsünüzdür. Sonunda bu yanlışa dur denecek. AVM'de bulunan engelli otoparklarını işgal edenlere sıkı bir denetim geliyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya'nı talimatıyla, AVM'lerdeki engelliler için ayrılan otopark yerlerinin diğer araç sahiplerince işgal edilmesinin önüne geçirilmesi için Emniyet Genel Müdürlüğü'ne yapılan başvuru olumlu sonuç verdi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın başvurusunu dikkate alan Emniyet Genel Müdürlüğü, 81 il valiliğine yolladığı yazıda, engelliler için ayrılan otopark yerlerini işgal eden araçlara gereken cezai işlemlerin uygulanması talimatını verdi.
  
Bakan Fatma Betül Sayan Kaya'nı talimatıyla Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından, Emniyet Genel Müdürlüğü'ne geçtiğimiz günlerde yollanan yazıda, AVM'lerdeki engelliler için ayrılan park yerlerine diğer araçların park ettiğine yönelik çok sayıda şikayet geldiği bildirildi. Engelliler için ayrılan otopark yerlerinin işgal edilmesine yönelik şikayetlerin muhatabı olan kurum da belli değildi. Bakanlık, Emniyet Genel Müdürlüğü'den önceden yayımlanan engellilerin park sorununu çözmeye yönelik 2011/01 Sayılı Engellilere Yönelik Güvenlik Hizmetlerine İlişkin İçişleri Bakanlığı Genelgesi'nin uygulanması konusunda valilere talimat verilmesini talep etti.

Engelliler için belirlenen alanların sadece engelliler tarafından kullanılması için idari tedbirlerin uygulanması istenen yazıda: "AVM kapalı ve açık otoparklarında engelliler için ayrılmış özel park yerlerine erişim ve yararlanmanın otomatik kilit, bariyer gibi kontrollü şekilde ve sadece hak sahipleri tarafından kullanılması, AVM özel güvenlik ve yönetimlerinin sürece dahil edilmesi ve iç denetimlerinin sağlanması gerekmektedir" denildi.


Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı AA muhabirine bu konu ile ilgili: "Bugüne kadar epey bir yol almamıza rağmen erişilebilirlik konusunda hala aşılması gereken engellerin olduğunun farkındayız. AVM'lerdeki otoparklarda yaşanan problem de bunlardan biriydi. Vatandaşlarımızdan aldığımız şikayetleri üzerine harekete geçtik, gerekli özen ve dikkatin gösterilmesi için Emniyet Genel Müdürlüğümüze başvurumuzu yaptık. 81 il valiliğimize giden bu talimatla, bu problemin giderek azalacağını ve insanlarımızın da bilinçlenmesiyle tamamen ortadan kalkacağının düşünüyorum. Kamu, özel sektör, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte tüm engelleri bir bir aşmaya devam edeceğiz..." diye bir açıklama yaptı.

Engelli park yerine aracını bırakmak çok normal bir durum gibi park edenler sürücüler oluyor. Bu manzara ile maalesef çokça karşılaşıyoruz. İnsan bu durumu görünce hayrete düşüyor. Gittiğim bir alışveriş merkezinin otoparkında engelliler için ayrılan park yerine, engeli olmayan bir kişi park etmişti. Bunun üzerine oradaki görevli kendisini uygun bir dille uyardı. Ancak buna rağmen o kişi "Bir saat kadar kalıp gideceğim. Bu arada kaç engelli gelecek ki..." diye söylenip, yürüdü, gitti.

İşte yanlışlık bu düşünce ile başlıyor. Evet belki hiç gelmeyecek ama bu alanlar engelliler için... Ya engelli biri gelirse, çok zor durumda kalacak. İşte bu hiç düşünülmüyor. Oysa biraz empati yeterli...  Bu engel kendimizde olsaydı ve park yeri bulamasaydık ne yapardık? Neyse ki artık, AVM'de bulunan engelli otoparklarını işgal edenlere sıkı bir denetim geliyor ve bu kurala uymayana ceza kesilecek. Ancak cezadan önce, bakanımızın da dediği gibi insanlarımızın bilinçlenmesi gerekiyor. Bu sorun işte o zaman ortadan kalkabilir.

ALİYE YÜCEL

23 Nisan 2017 Pazar

GÖRMENİN ÖTESİNDE


Zorlu Holding "Görmenin Ötesinde" adını verdiği bir sergi projesini hayata geçirdi. Bu sergi Gayrettepe Metro İstasyonu'nda bulunan Turkcell Diyalog Müzesi'nde açıldı. Bu sergi görme engellilere yönelik... Onların anlarını, üç boyutlu yazıcılar sayesinde basılan fotoğraflarla farklı ve tarifi imkansız bir deneyim sunuyor. Gözle görülen fotoğrafları görme engelliler bu teknikle görünce çok farklı yorumlarda bulunuyorlar. Yani onların yorumları bizim bildiğimiz görmenin ötesine geçiyor. 


Serginin basın toplantısında konuşan Zorlu Holding CEO'su Ömer Yüngül "Bu sergide yöneticilerimizin modelleyerek görme engellerinin anılarına 3 boyutlu yazıcılar sayesinde hayat verdikleri eserleri görebilirsiniz. Fakat görmenin de ötesinde bir şeyler istiyorsanız görme engelli arkadaşlarımızın bu fotoğraflara dokunduklarında hissettiklerini dinlemelisiniz. Biz sadece bir fotoğraf görürken onlar bunun çok ötesinde giderek bize çok daha derin ve anlamlı bir hikayenin varlığını hissettiriyorlar. Aslında bu bize onların değil bizim önümüzde bariyerler olduğunu ve görmenin ötesine geçemediğimizi gösteriyor. Bence bu, hepimizin bir kez durup düşünmesi gereken en can alıcı nokta..." diye konuşarak serginin görenler için de çok önemli bir deneyim olduğunu açıklıyor.

 ALİYE YÜCEL 

16 Nisan 2017 Pazar

BURADA DA ENGELLENDİK


Geçtiğimiz hafta; Türkiye Aktif Engelliler Grubu, engelli sorunlarına dikkat çekmek ve bir farkındalık oluşturmak için anlamlı bir hareket başlattı. "Burada da Engellendik" hareketi medyada oldukça fazla ses getirdi. Bence de bu hareket Türkiye'de engelli farkındalığı adına yapılan en etkili eylemlerden biriydi. Bunu grubun üyelerini tanıdığım için söylemiyorum. Gerçek bu...
  
Türkiye Aktif Engelliler Grubu, bu hareketi Ankara'da gerçekleştirdi. Grubun üyeleri; bir alışveriş merkezinin açık otoparkındaki, engelli otopark alanlarını işgal eden otomobillere broşürler bıraktılar ve çıkartmalar yapıştırdılar. Böylece tepkilerini gösterdiler. Çıkartmalarda "Kaldırımlara park etme", "Harika, sizin için sevindik, park yeri bulmuşsunuz!", "Engelli dostuna teşekkürler!" gibi ifadeler ve Nizamettin Çayır'ın çizdiği birbirinden çarpıcı karikatürler yer alıyordu.

Grubun kurucularından Ayhan Metin, grup adına bir basın açıklaması yaptı. Metin, "Kaldırımlarda, sokaklarda, yaya geçitlerinde, alışveriş merkezlerinde, açık alanlarda, yeşil alanlarda, binalarda, spor alanları, her türlü sosyal ve kültürel alanlarda, kamu kurum ve kuruluşlarına ait resmi yapılarda, gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılarda biz engellileri engelleyen her duruma ve kişiye karşı Türkiye Aktif Engelliler Grubu olarak "Dur" diyoruz..." diyerek konuşmasına başladı.


Metin, açıklamasına şöyle devam etti: "Bizler kanunların sağladığı haklarımızı hala kullanamıyor olmaktan ötürü her gün belli mağduriyetleri sineye çekmek zorunda kalıyoruz. Yolların, kaldırımların, otoparkların, binaların, açık alanların, spor alanlarının, alışveriş yerlerinin kısacası kamu kullanımına açık her yerin engellilerin de herkes gibi kullanımına uygun şekilde düzenlenmesi lüks değil, toplumsal yaşamın gereği olarak bir zarurettir..."

Ayhan Metin, sözlerini şöyle bitirdi: "Bütün vatandaşları, ilgili ve sorumlu kuruluşları engelli haklarına saygılı olmaya davet ediyoruz. Engelli arkadaşlarımıza da buradan duyurmak istiyoruz. Haydi harekete geçin, bize katılın. Bizleri hiçe sayanları ve yok sayanları dava edin. "Burada da Engellendik" hareketi, engelliler ve duyarlı vatandaşlar için herkese açık bir harekettir..." 

Oldukça etkili olan ve ses getiren "Burada da Engellendik" hareketiyle ilgili, takdirlerimi söylemek ve onları kutlamak için değerli arkadaşım Ayhan Metin'le görüştüm. Ayhan bana; bu tür hareketlerinin devam edeceğini, engellileri engelleyenlere "Dur" demeyi sürdüreceklerini söyledi. Ayrıca bir sonra yapacakları hareketin ip uçlarını da verdi! Yeni yapacakları hareket çok daha dikkat çekecek, çok daha etkili olacak bundan eminim. Umarız bu hareketleri görenler biraz empati yaparlar ve engellileri düşünürler. Engellilerin haklarına saygı gösterip, onları zor durumda bırakmazlar.


ALİYE YÜCEL

9 Nisan 2017 Pazar

ZİHİNSEL ENGELLİLER ÜNİVERSİTEDE


Yükseköğretim Genel Kurulu'nca (YÖK) üniversiteye girişte zihinsel engelliler için çok önemli bir karar aldı. 30 Mart'ta alınan bu kararla, zihinsel engelli öğrenciler artık Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nda (YGS) en az 100 puan almaları şartı ile özel yetenek sınavı ile üniversiteye girebilecekler. Bu karara göre artık özel yetenek sınavı ile öğrenci alan bölümler engelliler için ayrı bir sınav yapacaklar. 

Engelli öğrencilerin kapsamı da oldukça geniş... Bedensel engelli, görme engelli, işitme engelli, MR (mental retardasyon - zihinsel engelli), yaygın gelişimsel bozukluklar, otizm spektrum bozuklukları (OBS), Asperger sendromu, RETT sendromu, dezintegratif bozuklukları bulunan adaylar engellerini engelli sağlık kurulu raporuyla belgelemeleri ve YGS'de 100 puan ve üstünü aldıklarında özel yetenek sınavlarına katılabilecekler. 

Yükseköğretim Genel Kurulu engelliler için önemli kararlar alıyor, uygulamalar yapıyor.  Ancak bu çok önemli bir karar. Çünkü; bedensel engelli, görme engelli ve işitme engelli kişiler bir şekilde eğitim yapabiliyor. Üniversiteye girebiliyordu. Ancak zihinsel engelliler bundan mahrumdu. Şimdi onlar da herkes gibi yüksek öğretim görebilecekler. Bu önemli bir adım...


Zihinsel bir takım problemleri olsa bazı kişiler gerçekten olağanüstü bir yeteneğe sahip olabiliyor. Bazı zihinsel farklılıklar insanlara özel bir yetenek katabiliyor. Tarihe damga vurmuş pek çok kişinin topluma garip gelen, sıra dışı farklılıkları vardı. Örneğin; Albert Einstein'in otizm spektrum bozukluğu, Issaac Newton'un asperger sendromlu ve Steve Jobs'un disleksi  olduğunu biliyoruz. Bu örnekleri arttırabiliriz. Bu nedenle bu gibi kişilerin tespit edilmesi ve eğitim görmesi hem onlar hem de toplum için çok büyük kazanç... 

Yükseköğretim Genel Kurulu'nun engellilere bu yaklaşımı ve eğitimi engellilere uygun hale getirmesi çok önemli... Umarız farklı özelliklere sahip ama yetenekli kişiler ortaya çıkar. Belki bu kişilerin üniversite eğitimine kazandırılması zor olabilir. Belki de sayıları çok azdır. Ama bir kişi bile verilen bu haktan yararlansa yetmez mi?  Kim bilir belki de bir gün bu haktan yararlanan bir kişinin başarı hikayesini buraya yazarım. 

ALİYE YÜCEL 

2 Nisan 2017 Pazar

GÖRME ENGELLİLERE KUR'AN-I KERİM


Braille Alfabesiyle yazılmış Kur’an-ı Kerim (Kabartma Kur’an-ı Kerim) gördünüz mü bilmem? Braille Alfabesiyle yazılan sayfalar oldukça fazla yer tuttuğu için Kabartma Kur’an-ı Kerimler tam 6 ciltten oluşuyor. Gören gözlerle biz baktığımızda ne olduğunu anlamıyoruz. Ancak görme engellilerin parmakları onu biliyor, üzerinde geziyor ve okuyor.

Braille Alfabesiyle yazılmış Kur’an-ı Kerim olması görme engelliler için çok önemli bir çalışma... Böylece onlar da Kur’an-ı Kerim okuyabiliyorlar, bundan mahrum kalmıyorlar. Diyanet İşleri Başkanlığı görme engellilerin okuduğu bu Kur'an-ı Kerim'i onlara ücretsiz olarak dağıtıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı toplumun her kesimin olduğu gibi engellilerinde dini ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Üstelik sadece yurt içine değil, talep gelirse yurt dışına da ücretsiz olarak gönderiliyor.


Diyanet İşleri Başkanlığı Basılı Yayınlar Daire Başkanı Yunus Akkaya bu konu ile ilgili olarak "Görme engelli kardeşlerimiz Kur'an-ı Kerim ve dini eserlerin kendi okudukları alfabe ile yayınlanması noktasında bizden talepte bulundular. Bunun üzerine görme engelli kardeşlerimiz için özel bir grup oluşturduk. Kendilerinden de bir grup görme engelli kardeşimizi Diyanet İşleri Başkanlığı'na davet ederek, toplantı yaptık.Tamamen onların beklentilerine uygun olarak, kaliteli kağıt kullanarak bir Kur'an-ı Kerim hazırladık. İnceleme kurulumuzda kendileri bizzat okudular, hatalardan da arındırdık ve görme engelli kardeşlerimizin istifadesine sunduk..." diyor.

Yunus Akkaya ayrıca; Kur'an-ı Kerim'leri bin civarında yaptıklarını, görme engellilerin bu yayından memnun kaldığını, isteyen herkese ulaştırılacağını belirtiyor. Yaklaşık 1 yıl yıllık çalışmanın bir ürünü olan Kabartma Kur'an-ı Kerim, başka ülkelerde yapılan olan hatalar göz önüne alınarak ve diğer baskıları değerlendirilerek özenle hazırlanmış. Böylece görme engelliler tarafından kolayca okunabilecek. 

Görme engelli olmak Kur’an-ı Kerim okumaya engel değil. Görme engelliler Braille Alfabesiyle yazılmış Kur’an-ı Kerim okuyor. Görenler gözleriyle, onlar ise parmaklarıyla okuyor. Önemli olan istemek...

ALİYE YÜCEL


26 Mart 2017 Pazar

SUSAM SOKAĞI'NDA OTİZMLİ KARAKTER


Susam Sokağı'nı hatırlar mısınız? Çocuklar için hazırlanan bu program Sesame Street'in Türkçe uyarlamasıdır. 1980'li yılların sonları ve 1990'lı yılların başlarında TRT ekranında yayınlanmıştı. O yıllarda çocuk olanlar, hatta büyükler bile hatırlayacaklardır. Sanırım sonraki yıllarda tekrarları da oldu. Biliyoruz ki bir mahalle içinde geçen dizi filmler çok sevilir. Susam Sokağı da bir mahalle de geçiyordu. Çocuklar tarafından çok sevilmiş ve eğitimciler tarafından yararlı bulunmuştu.

Ben o yıllarda çocuk değildim ama yine de seyrederdim. Susam Sokağı'ndaki Muppet Show karakterleri oldukça ilginç gelirdi. Minik Kuş, Edi, Büdü, Kurabiye Canavarı, Kırpık... Bu kuklalar her bölümde çok farklı konulardan bahsederler, pek çok şey öğretirlerdi. 1969 yılından bu yana süren Susam Sokağı'na şimdi de otizmli bir kukla dahil oluyor. Julia isimli 4 yaşında bir kız çocuğu... Turuncu saçlı sevimli Julia; çocuklar ve gençlerin otizmi anlamasını sağlayacak. Onlara engelli farkındalığını öğretecek.

Otizm günümüzde oldukça yaygın. Susam Sokağı'nı hazırlayanlar 2015 yılında otizm farkındalığı için özel bir kitap hazırlamışlar. Bu kitapta Julia isimli otizmle mücadele eden bir karakter yer almış. Bu çizgi karakter şimdi de kukla olarak ekranlara gelecek. Otizmli karakterin bir kız çocuğu olarak seçilmesinin nedeni ise otizmli çocukların büyük çoğunluğunun kız olmasıymış...


Julia'nın kuklacısı Stacey Gordon'un bu role ilgisi farklı... Çünkü onun da otizmli bir oğlu var. Oğlu okulda ağladığında arkadaşlarının korktuğunu söylüyor. "Oğlumun arkadaşları, sınıfta tecrübe etmeden önce televizyon aracılığıyla görselerdi. Ondan korkmayabilirlerdi..." diyor. Gordon, şimdi arkadaşlarının onunla benzer davranışları yapan birini televizyonda gördüklerinde oğlundan korkmayacaklarını düşünüyor. Julia'yı seyreden ve tanıyan çocukların, oğlu gibi otizmli olan çocukları daha iyi anlayabileceğini umuyor.

Julia, ilk bölümde Susam Sokağı'nın en sevilen karakterlerinden Minik Kuş ile tanışıyor. Ancak onu görmezden geliyor. Minik Kuş, bu yüzden onu sevmediğini düşünüyor. Bunun üzerine diğer kuklalar da öyle olmadığını anlatmak için "O sadece bazı şeyleri farklı yapıyor" diyerek, otizmli birinin davranışlarının alışılagelmişten farklı olabileceğini vurguluyor. Bir oyun oynamaya başladıklarında ise Julia; sevinç ve heyecanla hoplayıp, zıplıyor.  Böylece diğer çocuklarda Julia'yı dışlamak yerine, hoplanıp zıplanan bir başka oyun oynamaya başlıyorlar ve onu aralarına alıyorlar.

Susam Sokağı'ndaki bu karakter sayesinde otizmli olmayan çocuklar, otizmin ne olduğunu öğrenecekler. Gerçek hayatta onlarla karşılaştıklarında, onları bildikleri için daha iyi iletişim kurabilecekler ve arkadaş olabilecekler. Yazar Christine Ferraro'nun ise farklı bir dileği var. O, Julia'nın önemli bir karakter olması bekliyor ve otizmli bir karakter olarak değil de "sadece Julia" olarak tanınmasını istiyor. Bu dilek aynı zamanda tüm engellilerin de dileği... Hiç bir engelli yanına bir "sıfat" almak istemez. Herkes gibi sadece adıyla anılmak ister.
                                                                  
ALİYE YÜCEL    


19 Mart 2017 Pazar

EUROVISION'DA ENGELLİ ŞARKICI


Eurovision Şarkı Yarışması'na her yıl dikkat çekici adaylar katılıyor. Bu yıl Ukrayna Kiev'de düzenlenecek yarışmada Rusya'yı engelli bir yarışmacı temsil edecek. Yulia Samoylova küçük yaştan beri engelli ve hayatını tekerlekli sandalye sürdürüyor. Yulia Samoylova, Eurovision 2017'de "Flame Is Burning" isimli parçayı seslendirecek. Parçanın bestesi daha önce Eurovision Şarkı Yarışması'na katılan şarkıcılarla çalışan Leonid Gutkin'e ait. Şarkı bir aşkı anlatıyor.

Yulia Samoylova, 1989 yılı SSCB'de doğumlu. Şarkıcı, normal bir çocuk olarak dünyaya gelmiş. Daha sonra kalıtımsal bir hastalık olan omurilik kası atrofisi nedeniyle sağlık problemleri başlamış. Ailesi, şifacılara başvurmuş ve çare aramış. Ancak sağlık durumu daha da kötüleşmiş, bunun üzerine annesi bu tedavileri kesmiş. Bacakları fonksiyonlarını kaybettiği için tekerlekli sandalye kullanıyor. Rusya'nın standartlarına göre 1. dereceden engelli biri...

Yulia Samoylova, psikoloji eğitimi almış. Ancak küçük yaştan beri hep müzikle iç içe olmuş ve müzikle ilgilenmiş. Bir ara bir müzik grubuyla beraber çalışmış. Daha önce Rusya ve yurtdışında katıldığı pek çok yarışmada ödüller kazanmış. X Factor'un Rusya versiyonu olan Faktor A'nın sezon ikincisi olmuş. Samoylova, 2014 yılında Soçi Paralimpik Kış Oyunları'nda açılış törenine katılmış ve güzel sesi ile çok beğeni kazanmıştı.


Eurovision Şarkı Yarışması'nın yarı finali; bu yıl 9-11 Mayıs, finali de 13 Mayıs tarihlerinde yapılacak. Bu arada Rusya ile yarışmanın yapılacağı Ukrayna arasında gerginlik yüzünden yarışmaya katılıp katılmayacağı konusu da belli değildi. Rusya'nın katılmayacağı düşünülüyordu. Ancak, Rusya'da Eurovision Şarkı Yarışması'nı yayınlayan Channel One (Kanal 1) Rusya'nın Eurovision Şarkı Yarışması'na katılacağı ve yarışmayı Yuliya Samoylova'nın kazandığını açıkladı.

Yapılan haberlere göre, Eurovision Şarkı Yarışması nedeniyle Ukrayna ve Rusya arasında bir gerilim var. Yuliya Samoylova'nın ilhak sonrası Kırım'da sahne almış olması tartışma yarattı. Ukrayna Dışişleri Bakanı Pavel Klimkin bir açıklama yaparak, Samoylova'nın iki yıl önce Kırım'a giderek Ukrayna'nın yasalarını ihlal ettiğini ve bu yüzden yarışma için bile olsa ülkeye alınamayacağını bildirdi. Buna Rusya'dan sert bir yanıt geldi. Sonuç ne olur bilinmez. Bekleyip göreceğiz.

2015 yılında da Eurovision Şarkı Yarışması'nda Finlandiya'yı engelli bir grup temsil etmişti. Pertti Kurikan Nimipaivat (PKN) isimli grubun üyeleri engelliydi. Dört kişilik grup, down sendromlu ve otizmli kişilerden oluşuyordu. Yulia Samoylova, yarışmaya alınır mı? Ne kadar oy alır? Kazanır mı? Bütün bunlar bilinmez. Ancak bir farkındalık sağlayacağı kesin. Çünkü sahneye tekerlekli sandalye ile çıkacak. Bu oldukça dikkat çekecek. Tüm dünya engelleri aşmanın bir örneğini daha görecek.


ALİYE YÜCEL

12 Mart 2017 Pazar

ENGELLİLERE UYGUN ATM HARİTASI


Türkiye Bankalar Birliği (TBB), engelliler için yaptığı bankacılık hizmetlerini geliştirme yönünde çeşitli çalışmalar yapıyor. Bankalar, engelli bankacılığı için yatırımlarını arttırmaya başladı. Bankalarda engeller kalkmaya başladı. Bunun sonucu; banka şubelerinin girişleri ve kapıları ortopedik engellilere uygun hale getiriliyor. Görme engelliler için şubelerinin içine hissedilebilir zemin yapılıyor. Tekerlekli sandalyeyi kullananlar engelliler için alçak gişe bankoları ve alçak ATM'ler yapılıyor. Müşterinin engel bilgileri bankada kayıtlı olursa sıralama sisteminde engelli müşteriye öncelik tanınıyor.

Engelli müşteriler, ATM'lerde büyük zorluklar yaşıyor. Görme engelliler farklı, ortopedik engelliler farklı zorluklarla karşılaşıyor. Yüksek ATM'lerin tekerlekli sandalye kullanan ve boyu kısa olanlar için ne büyük bir zorluk olduğunu söylemeye gerek var mı? Görme engelli birinin ATM'yi kullanamaması ne demek? Herkes gibi engellilerin de bankacılık hizmetlerinden eşit şartlarda faydalanabilmesi gerekiyor.


Türkiye Bankalar Birliği, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayımlanan "Bankacılık Hizmetlerinin Erişilebilirliğine Dair Yönetmelik" kapsamında engellilere uygun ATM'lerin adres ve coğrafik konumlarını gösteren bir harita hazırladı ve yayınladı. Bu haritaya, Türkiye Bankalar Birliği'nin internet sitesi üzerinden giriliyor. Engellilere uygun ATM'ler nerede; il, ilçe ve banka seçilerek sorgulama yapılabiliyor.

Haritadaki son verilere göre;
Türkiye genelinde hizmet veren 21 bankanın;
Toplam ATM Sayısı 42485,
Ortopedik Engellilere Hizmet Veren ATM Sayısı: 2897
Görme Engellilere Hizmet Veren ATM Sayısı: 5310.
Gördüğümüz bu sayı oldukça az. Ancak bu sayı artacak. Çünkü engellilerin bankalarla ilişkisi var. İhtiyaç olduğu görülüyor.

Bu harita engelliler için çok önemli... Çünkü, bankacılık gibi bir alanda engelli olmak oldukça zordur. Gittiğimde basamaklarını (öyle yüksekti ki hiçbir engeli olmayan kişiler ve yaşlılar bile zor çıkıp iniyordu) çıkamadığım için başka bir ATM aradığımı bilirim. Şimdi bu haritaya göre gidebileceğim ATM'yi seçebilmek büyük kolaylık. Bulunduğum yere daha uzak bile olsa, bana uygun kolaylıkla erişebileceğim bir ATM'ye gitmeyi tercih ederim. Bunu sadece ben düşünmüyorum sanırım. Çünkü, bankacılık gibi bir alanda herhangi birinden yardım istemek hiç kolay değildir. 
                                                                                                                 
ALİYE YÜCEL


5 Mart 2017 Pazar

NOTER TASDİKLİ PİŞKİNLİK


Engellilerle ilgili uygulamalarda pek çok ilginç olaya rastlıyoruz. Ancak bu yenilir yutulur gibi değil. Pes dedirtti. Duyduğumda kulaklarıma inanamadım. Engelli biri notere gidiyor. Merdiven çıkamadığı için evraklar aşağıya getiriliyor. Bunun için "yol ücreti" alınıyor. Şaka gibi... Binanın engelliye uygun olmaması yüzünde üzülüp utanacağına ve özür dileyeceğine tutmuş ücret istiyor. Pişkinliğe bakın. Hem suçlu, hem güçlü... Devletin notere ceza kesmesi gerekirken, noter engelliye kesmiş!

Gelelim yaşanan olaya; Olay tekerlekli sandalye tenisinde dereceler alan milli sporcumuz Büşra Ün'ün başından geçiyor. Ün, bir işlem için İzmir Şirinyer'deki 16. Noter'e gidiyor. 3. katta hizmet veren ve asansörü olmayan noterliğin merdivenlerini çıkamıyor. Bunun üzerine onun yerine arkadaşı işlem için çıkıyor. Ancak imza gerekiyor ve noter görevlisi imza için evrakları aşağıya getiriyor. Büşra Ün de evrakları imzalıyor.

Buraya kadar her şey normal... İş ücret ödemeye gelince; noter ücretlerinin dışında bir de yol ücreti ekleniyor. "Yol Ücreti: 17.74 TL." Büşra Ün bunu görünce görevliye soruyor. "Evrakı aşağıya getirdik, yol ücreti işlem parası almamız gerekiyor" cevabını alıyor. Ücreti ödüyor.Genç kız bunu sosyal medyada "Engellilik nedir diye soranlara 'Noterde 25 basamak merdiven çıkamadığımda kişilerin aşağıya gelmesi için 17.74 TL. ödemektir' deyin" sözleriyle çok da anlamlı bir ifadeyle paylaşıyor.


Bu konu medyaya yansıyınca çok tepki aldı. Bunun üzerine Adalet Bakanı Bekir Bozdağ olaya el koydu. Bakanın talimatıyla, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Türkiye Noterler Birliği'ne bir  yazı gönderdi. Bu fazla ücretin iadesi ve noter hakkında gerekli işlemin yapılması istendi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı. Noterler Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Tutar, hata yapıldığını belirtti ve gerekli açıklamayı yaptı. Noterler Birliği adına özür de diledi. 

Konu üzerine hazırlanan rapor doğrultusunda ücret (azlığı çokluğu önemli değil, yapılan yanlıştı) geri ödendi. Eksikliklerle ilgili olarak notere ayrı ceza, engellilere uygun olmadığı için bina sahibine ayrı ceza geldi. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun hükümlerine göre; kamu kurumu olması nedeniyle notere 15 bin lira, bina sahibine 3 bin lira idari para cezası uygulandı. Noter böylece yaptığına yapacağına pişman olmuştur.

Bu tatsız olay, Rio 2016 Paralimpik Oyunları'nda tenis dalında ülkemizi temsil eden sporcumuzun başına geldi. Medyaya yansıdı. Konu ile ilgili pek çok haber yapıldı. Herkes tarafından duyuldu. Çok tepki aldı. Ama bu tür olaylar her zaman yaşanabiliyor. Her engellinin başına gelebiliyor. Her alanda düzelmesi gereken çok şey var. Bunu yapan noter olamaz, bunu yapan bir devlet kurumu da olamaz. Böyle engel olunmamalı... Engelliler için kanunlar, hükümler ve yaptırımları var. Ama her şey kanunla olmaz ki... Bunu insanlar yapmamalı... Bunu yapan insan olmamalı!


ALİYE YÜCEL