> Engeloji : Görme Engelli

Translate

Görme Engelli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Görme Engelli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Kasım 2017 Pazar

BRAILLE MATEMATİK KILAVUZU


Milli Eğitim Bakanlığı tarafından görme engellilerin eğitimi için matematik kılavuzu hazırlandı. Türkiye'de ilk defa hazırlanan "Braille Matematik Kılavuzu" öğrenciler için değil onlara ders veren öğretmenler için... Bu kılavuz sayesinde öğretmenler matematik derslerini daha rahat anlatabilecekler. Böylece görme engelli ya da az gören öğrenciler de matematik dersini daha kolay  anlayacak ve öğrenecekler.

Ülkemizde Braille matematik sisteminin tam anlamıyla bilinmemesi ve standart olmaması eğitimi zorlaştırıyor. Görme engelliler öğretmenleri bugüne kadar kendi geliştirdiği yöntemler ve yabancı dilden çevrilen Braille Alfabesi kitaplarıyla ders veriyorlardı. Ancak bu yeterli olmuyordu. Bu nedenle bakanlık harekete geçti ve görme engellilerin matematik öğrenimindeki zorlukların aşılması için 4 bölümden oluşan Braille Matematik Kılavuzu'nu hazırlattı.

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü kılavuz için; geçtiğimiz yıl bir çalıştay düzenledi. Çalıştaya, Braille matematik konusunda çalışan araştırmacılar ve uzmanlar, görme engelliler okullarında çalışan matematik ve özel eğitim öğretmenlerinden oluşan; İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Eskişehir'den gelen bir çalışma gurubu katıldı. Bu çalışma sonucu Braille Matematik Kılavuzu ortaya çıktı.


Kılavuzda, 1. sınıftan 8. sınıfa kadar matematik derslerinin Braille yazılımları, örnek sorular ve çözümlerle aktarılıyor. Matematik dersinde tüm işlemlerin yapılmasını sağlayan defter gibi kullanılan küptaş kasa ve kullanımı ayrıntısıyla yer alıyor. Matematik terim ve sembolleri, bu sembollerin nasıl kullanılacağı anlatılıyor. Geometrinin temel konuları, sıcaklık ölçüleri, para birimleri, tam, üslü ve köklü sayılar, cebirsel ifadeler soru çözümleri bulunuyor. Ayrıca; matematik dersini eğlenceli hale getirip sevdiren; katamino, şekilmetri, tangram, Can Ali ile dört işlem, gooblet, satranç ve domino gibi çeşitli zeka oyunları da yer alıyor.
 
Görme engellilerin matematik öğrenmesi gören kişilere göre daha farklı yöntemlerle olduğunu tahmin etmek zor değil. Görme engelliler, hesap makineleri yerine konuşan hesap makineleri, kağıt ve kalem ile işlem yapmak yerine hafızalarını ve abaküs kullanırlar. Matematik görme engelliler için zor bir ders gibi görülebilir. Görme engelli öğrenciler matematik dersi verecek öğretmenler ve yardımcı olmak isteyen veliler zorluk çekebilirler. Ancak gerekli yöntem ve eğitim uygulanırsa onlar da kolayca öğrenebilir ve çok başarılı olabilirler.

Bu kılavuz görme engellilerin de herkesle eşit bir matematik eğitimi almaları adına yapılan önemli bir adım. Braille Matematik Kılavuzu, görme engelliler okullarına ve görme engelliler için çalışan sivil toplum kuruluşlarına gönderilecek. Bu kılavuz görme engellileri öğretmenlerinin başucu kaynağı olacak. Artık kılavuz sayesinde görme engelliler için de matematik çok daha kolay bir ders haline gelecek.

ALİYE YÜCEL

29 Ekim 2017 Pazar

HERKES ONU HATIRLASIN


Görme engelli ünlü bir kişi denildiğinde pek çok kişinin aklına ilk gelen isimdir Aşık Veysel. Veysel, "Dostlar beni hatırlasın" demiş. Kimler onu ne kadar hatırlıyor bilemiyoruz. Ama, ünlü arama motoru Google, onu hatırladı ve 25 Ekim günü doğduğunu belirtip, onun için özel bir Doodle yaptı. Ancak kızı Menekşe Şatıroğlu buna itiraz etti. Doğum tarihinin 25 Ekim olmasının mümkün olmadığını açıkladı. Doğum günü tam olarak hangi gündür bilinmez. Ama böylece büyük ustayı bize bir kez daha hatırlatmış oldu.

Aşık geleneğinin büyük ve son temsilcilerinden olan Aşık Veysel Şatıroğlu'nun hayat hikayesi ve başına gelenler oldukça ilginçtir. Aşık Veysel, 1894 yılında Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde doğuyor. Doğduğu yıllarda Sivas ve çevresinde çiçek hastalığının çok yaygın olduğu biliniyor. 7 yaşında çiçek hastalığı yüzünden görme yeteneğini kaybeden Veysel, ne acıdır ki yine iki kardeşini de bu hastalık yüzünden kaybetmiştir.

Engelli kişilerin ailesinin, onların engelini aşmasındaki önemini söylemeye gerek var mı bilemiyorum? Bunun çok önemli ve değerli olduğunu Aşık Veysel'in hayatından da bir kez daha anlıyoruz. Babası gözleri görmeyen küçük Veysel'in oyalanması ve üzüntüsünü unutması için bir saz alıyor. Ona, halk ozanlarından da şiirler ezberletiyor. Veysel de o günden sonra çalıyor, söylüyor. Babası iyi ki o sazı almış ve müziğe yönlendirmiş... Böylece onu herkesin onu tanımasını sağlamış... Göremeyen oğlu için böyle bir yol düşünen babasının feraseti de hangi kelimelerle anlatılır?


Aşık Veysel'in ilginç hayat hikayesinde beni en çok etkileyen ona ihanet edip kaçan karısı için yaptığıdır. Aşık Veysel'in ilk eşi maalesef bir adama aşık oluyor. Bir gün, Aşık Veysel'i ve küçük çocuğunu da bırakıp o adamla kaçıyor. Kaçan karısının yolda ayağına bir şey vuruyor. Ayakkabısını çıkardığında da orada para olduğunu görüyor. Karısı çok şaşırıyor. Meğerse, Aşık Veysel onun kaçacağını hissedip, gittiği yerde zor durumda kalmaması için ayakkabısına o parayı koyuyor... Kaç kişi bunu yapabilir? İnsan inanamıyor. Bunu yapabilmek, zor... Çok zor...

Okuma ve yazmayı bilmeyen, üstelik görmeyen bir kişinin; hayata, insana, doğaya bakışı çok etkileyici değil mi? Görmemesi bir eksiklik olmamış. Belki de  tam tersine hayatı daha iyi anlamasına sebep olmuş... Anlamış ve bize de anlatmış... Örneğin; hayatı "iki kapılı bir han..." diyerek ne güzel anlatmış... Dünyaya bakışı öyle etkileyici ki, insan "Acaba görse bu eserleri meydana getirebilir miydi?" diye düşünmeden edemiyor. Gönül gözünün önemini bir kez daha anlıyor.
  
Aşık Veysel, hiç kuşkusuz ülkemizin yetiştirdiği önemli sanatçılardan biridir. O, sadece bir saz ustası değildir. Güzel Türkçe ve sade bir dille yazdığı şiirlerini bilmeyen, duymayan yoktur. Günümüzde de sosyal medyada sözleri ve şiirleri daima paylaşılıyor. Gençler de böylece onu tanıyorlar. O, "Dostlar beni hatırlasın" demiş. Ancak onu herkes hatırlamalı... Üstelik sadece doğum ve ölüm yıldönümlerinde değil. Daima hatırlanmalı...

ALİYE YÜCEL


22 Ekim 2017 Pazar

LCW SENSE İLE ENGELSİZ ALIŞVERİŞ


Ünlü giyim firması LC Waikiki görme engelli kişiler için çok faydalı olacak bir uygulama başlattı. "LCW Sense" adı verilen uygulama ile mağazalarda satılan ürünlerin özellikleri barkod okuma teknolojisi ile sesli olarak duyulabiliyor. Bunun için akıllı telefonların kamerası kullanılıyor. Ücretsiz olarak cep telefonlarına indirilebilecek bu uygulama ile görme engelliler giysiler hakkında çeşitli bilgileri kolaylıkla öğrenebilecekler.

LCW Sense şöyle kullanılıyor: Uygulamanın ana menüsünde, "favorilerim", "gardrobum", "bilgi", "favorilerimden kaldır", "gardrobuma ekle" gibi bölümler yer alıyor. Fiyat kartonunun ortasında ve ürünün içerisinde bulunan yıkama etiketinin kısa parçasındaki kumaşa yakın yerdeki barkoda oku butonunu tutunca telefonun kamerası aktif hale geliyor. Uygulama barkodu otomatik olarak okuyor ve ürün hakkında menüde çıkan detaylı bilgilere ulaşılıyor.

LCW Sense sayesinde giysilerin etiketlerinde yazan her türlü bilgi kolayca öğrenilebiliyor. Giysinin rengi, kumaş türü, deseni, beden ölçüsü, yıkama talimatları ve fiyatı gibi... Ürünün peşin  ve taksitli fiyatları da verilen bilgiler arasında... Çeşitli kombin oluşturma ve ayırt edebilme konularında çözümler öğrenilebiliyor. Barkodu okunan ürünler favorilere ve gardroba da eklenebiliyor. Hatta bu bilgileri paylaşmak bile mümkün.


Dünyada bir ilk olan bu uygulama görme engelliler için çok büyük kolaylık olacak. Görme engelliler bir başkasına ihtiyaç duymadan alışveriş yapabilecekler. Onlar artık "Bu kazak ne renk?", "Bu pantolonun fiyatı ne kadar?" gibi soruların cevaplarını yanındakilere sormadan öğrenebilecekler. Alışveriş yapmak çok kolay olacağı gibi, tek başına kıyafet alabilmenin mutluluğunu da yaşamış olacaklar.

Aslında bu uygulama sayesinde görme engelliler alışverişte büyük bir özgürlük yaşayacağı gibi daha sonrası için de büyük kolaylık olacak. Çünkü, yalnız yaşayan görme engelliler artık kıyafetlerinin rengini bilerek giyecek, kıyafetlerinin uyumunu kimseye sormada sağlayacaklar. Aynı zaman da çamaşır yıkamada da büyük kolaylık olacak. Uygulama ile renkliler ve beyazları kolayca ayırabilecekler.

LCW Sense gibi uygulamalara ihtiyaç var. Umarız bu çok faydalı ve kullanışlı uygulama diğer tüm markalara da örnek olur. Her giyim firması hatta diğer sektördeki firmalar da bu uygulamayı başlatır. Böylece görme engelliler alışverişlerini hiç bir yardımcıya ihtiyaç duymadan yapabilirler. Engeller kalkar, hayatları kolaylaşır. Bu önemli sosyal sorumluluk projesini düşünen ve hayata geçiren LC Waikiki Sosyal Sorumluluk Platformu Gönüllüleri'ne çok teşekkürler...
                                                    
 ALİYE YÜCEL

3 Eylül 2017 Pazar

İBRAHİM'E GÖRE RENKLER


İstanbul Valiliği tarafından engelli farkındalığını arttırmak için bir kitap yayınlandı. Renklerin Kara Kitabı, görme engelli bir çocuk olan İbrahim'in dilinden renkleri anlatıyor. Kitabın yazarları Menena Cottin ve Rosana Faria. Türkçeye çevirisi ise Talim Terbiye Başkanı Alparslan Durmuş tarafından yapılmış. Çok farklı bir fikirden yola çıkılarak hazırlanan kitabın tamamı simsiyah...

Kitabın bir sayfasında görme engelli İbrahim'in renklerle ilgili duygu ve düşünceleri yer alıyor. Hem Latin hem de Braille (Kabartma) alfabesiyle yazılmış... Diğer sayfada ise yazılanların anlatıldığı kabartma şekiller var. Kitabı, gören kişiler de, görme engelliler de okuyabiliyor. İbrahim'in renklerle ilgili tanımlamaları oldukça ilginç. Belki de pek çok kişinin aklına gelmeyecek türden... Tespitleri çok düşündürücü...

Kitabın kahramanı İbrahim renkleri görmüyor ve bu yüzden gören bir kişiden daha farklı algılıyor. O renkleri duyuyor, kokluyor ve tadıyor! Kısaca renkleri bu şekilde tanıyor. Kırmızı onun için hem çilek gibi, ekşi hem de karpuz gibi tatlı... Bir de sürtünüp yüzülmüş bir dizin can acıtmasını hatırlatıyor. Yeşil, taze biçilmiş ot gibi kokuyor. Sarı, hem civciv kadar yumuşak hem de zihninde hardal gibi bir tat uyandırıyor. Kahverengi, ayaklarının altına ezilen kurumuş yapraklar gibi hışırtılı ses çıkarıyor. İbrahim'e göre renklerin kralı ise siyah ve annesi onu öptüğünde yüzünü okşayan ipek saçlar gibi yumuşak...


Kitabın ön sözü İstanbul Valisi Vasip Şahin tarafından yazılmış. Şahin yazısına, "Her mevsim ayrı güzel olan ve her haliyle insanı büyüleyen bir şehir yaşıyoruz..." diye başlıyor. Daha sonra "Gelin, durup gözlerimizi kapatalım. Düşünelim. Bunca rengi gözümüz kapalıyken görmeyi, fark etmeyi, hissetmeyi deneyelim. Bu renkleri hiç görmemiş olsaydınız, erguvanın rengini, Boğaz'ın mavisini, nasıl anlatırdınız? Elinizdeki bu kitap, göremeyen bir çocuğun dilinden renkleri anlatıyor ve bir sorgulamanın içine itiyor insanı. Sahiden gören kim acaba?" diye devam ediyor...

Renklerin Kara Kitabı'nın arka kapağında ise: "Bu kitapta renklerin tadını alacak, kokularını duyacak, seslerini işitecek, dokunuşlarını hissedeceksiniz. Evet, yeni bir bakış açışıyla renkleri yeniden keşfedeceksiniz. Kitabı isterseniz Latin, isterseniz Brail alfabelerinden okuyabilirsiniz. Kitapta ikisi de var. Bu arada kitabın resimlerine bakmak mı istersiniz, yoksa dokunmak mı? Tercih yine tamamıyla sizin." cümleleri yer alıyor.

Kitabın çıkış zamanı da 3 Aralık Dünya Engelliler Günü ya da 10-16 Mayıs Engelliler Haftası değil. Bu da oldukça anlamlı... Belirli gün ve haftaların dışında da engelliler ile empati kurulması ve engelli farkındalığı oluşturulması için yayınlanmış... Belki de bu kitap görme engellilerden çok görebilenler için çok şey anlatıyor. Görme engellilerin dünyasını tanımamızı sağlıyor. Küçük ve büyük herkese hitap ediyor. İstanbul Valiliği'nce ücretsiz dağıtılan kitabı herkes görmeli ve okumalı...

ALİYE YÜCEL

4 Haziran 2017 Pazar

AKILLI BASTON


Vestel, engelliler için yaptıkları ürünleri açıkladı. Akıllı baston (WeWalk), göz kırparak komut verilen televizyonlar ve engelli moduna gelen telefon bunlardan bir kaçı...
  
Vestel'in, engelsiz teknoloji alanında ürettiği en önemli ürün; görme engelliler için hazırlanan akıllı baston (WeWalk)... Akıllı baston bir hayvandan esinlenerek üretildi. Yarasaların etrafa yaydıkları ultrasonik dalgalar ve bu dalgaların etrafındaki objelerden gelen yansımalara göre gidecekleri yönü belirlemelerinden ilham alınarak yapıldı. Bu baston sayesinde görme engelliler bel ve baş hizasına gelen bir engele rastladıklarında bastondan yayılan titreşim sayesinde uyarılıyor.


Akıllı Baston, Young Guru Academy (YGA) Görme Engelliler Proje Lideri Kürşat Ceylan'ın geliştirdiği bir proje... Bu bastona Birleşmiş Milletler de ilgi gösterdi ve bir sunum yapılmasını istedi. 14-15 Haziran'da yapılacak Birleşmiş Milletler toplantısında akıllı baston anlatılacak.

ALİYE YÜCEL

7 Mayıs 2017 Pazar

DİPLOMATİK MİSAFİR


İngiltere'nin (Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı) Ankara Büyükelçisi Richard Moore'un, paylaştığı bir twit dikkatimi çekti. Büyükelçi twitter hesabında, görme engelli eşi Maggie'nin rehber köpeği için Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından çıkarılan diplomatik misafir kartı'nın fotoğrafını paylaşıp; teşekkür için hem Türkçe hem de İngilizce şunu paylaşmıştı:
"Tebrikler @TCKulturTurizm. Rehber köpeklerin üslendiği hayati önemdeki görevin harika biçimdeki takdiri. Gururla takacak @rehberkopekler"
   
Bu paylaşımın nedenini merak edip araştırdığımda şunu öğrendim. İngiltere Büyükelçisi Richard Moore, Çanakkale Kara Savaşları'nın 102. yılı törenine eşi Maggie Moore ve onunla beraber olan rehber köpeği Star ile birlikte katılmış. Törende Maggie Moore ile birlikte katılan Star'ın ağzına bir siyah bant ve boynuna büyükelçinin paylaştığı özel bir akreditasyon kartı takılmış.

Star, boynundaki bu akreditasyon kartı ve ağzına takılan siyah bant ile dikkat çekmiş. Bu bantlar köpeklerin ısırması ve havlamasına engel olmak için takılıyor. Ancak yapılan haberlere göre Star, buna ihtiyaç duymadığını göstermiş. Çanakkale Kara Savaşları'nın 102. yılı töreninin başından sonuna kadar sessizce beklemiş, sahibinin ayaklarının dibinden hiç ayrılmamış...

  
Görme engellilere yardımcı olan "rehber köpekler"; engelli sahipleriyle 24 saat birlikte yaşıyor, her yerde birlikte dolaşıyor. Sinema, tiyatro, lokanta, otel gibi pek çok yere onlarla birlikte giriyorlar. Evde, dışarıda, asansörde, merdivenlerde, sokakta, caddede ve kısacası her yere onlarla beraber gidiyorlar. Köpeğin tüm dikkati sadece sahibinde ve yapacağı işlerde oluyor. Büyükelçinin de dediği gibi hayati önem taşıyan bir görevi var. İşte Maggie Moore'nin rehber köpeği Star'da bunlardan biri...

Görme engelli sefireyi çok merak etmiş ve daha önce onlarla ilgili bir yazı yazmıştım. İngiltere Büyükelçisi Richard Moore, eşi Maggie ve köpeği Star'ı görmüştüm. Maggie Moore'nin görme engelli olduğu beyaz bastonundan ve Büyükelçi'nin twitter hesabındaki fotoğraftaki rehber köpeğinden anlamıştım. O fotoğrafta; Büyükelçi, eşi Maggie ve rehber köpeği Star var.  Büyükelçi ve eşinin, görme engellilere rehberlik etmek için yetiştirilen Star'a "Yıldız Hanım" dediklerini öğrenmiştim.

Büyükelçi Richard Moore'un eşinin rehber köpeği Star'a akreditasyon kartı çıkaran Kültür ve Turizm Bakanlığı'na twitter hesabından teşekkür etmesi  büyük bir incelik... Çünkü eşinin orada olması için Star'ında orada olması gerekiyor. Başka yol yok. Star, Bayan Moore'un gözü, kulağı, eli ayağı... Tabii bu arada bunu düşünüp Star'a akreditasyon kartı hazırlamayı düşünen Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bir teşekkür de ben etmek istiyorum. Bunu düşünmeleri çok güzel... Demek ki Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda engelli dostları var.

ALİYE YÜCEL
                                                                                          

23 Nisan 2017 Pazar

GÖRMENİN ÖTESİNDE


Zorlu Holding "Görmenin Ötesinde" adını verdiği bir sergi projesini hayata geçirdi. Bu sergi Gayrettepe Metro İstasyonu'nda bulunan Turkcell Diyalog Müzesi'nde açıldı. Bu sergi görme engellilere yönelik... Onların anlarını, üç boyutlu yazıcılar sayesinde basılan fotoğraflarla farklı ve tarifi imkansız bir deneyim sunuyor. Gözle görülen fotoğrafları görme engelliler bu teknikle görünce çok farklı yorumlarda bulunuyorlar. Yani onların yorumları bizim bildiğimiz görmenin ötesine geçiyor. 


Serginin basın toplantısında konuşan Zorlu Holding CEO'su Ömer Yüngül "Bu sergide yöneticilerimizin modelleyerek görme engellerinin anılarına 3 boyutlu yazıcılar sayesinde hayat verdikleri eserleri görebilirsiniz. Fakat görmenin de ötesinde bir şeyler istiyorsanız görme engelli arkadaşlarımızın bu fotoğraflara dokunduklarında hissettiklerini dinlemelisiniz. Biz sadece bir fotoğraf görürken onlar bunun çok ötesinde giderek bize çok daha derin ve anlamlı bir hikayenin varlığını hissettiriyorlar. Aslında bu bize onların değil bizim önümüzde bariyerler olduğunu ve görmenin ötesine geçemediğimizi gösteriyor. Bence bu, hepimizin bir kez durup düşünmesi gereken en can alıcı nokta..." diye konuşarak serginin görenler için de çok önemli bir deneyim olduğunu açıklıyor.

 ALİYE YÜCEL 

2 Nisan 2017 Pazar

GÖRME ENGELLİLERE KUR'AN-I KERİM


Braille Alfabesiyle yazılmış Kur’an-ı Kerim (Kabartma Kur’an-ı Kerim) gördünüz mü bilmem? Braille Alfabesiyle yazılan sayfalar oldukça fazla yer tuttuğu için Kabartma Kur’an-ı Kerimler tam 6 ciltten oluşuyor. Gören gözlerle biz baktığımızda ne olduğunu anlamıyoruz. Ancak görme engellilerin parmakları onu biliyor, üzerinde geziyor ve okuyor.

Braille Alfabesiyle yazılmış Kur’an-ı Kerim olması görme engelliler için çok önemli bir çalışma... Böylece onlar da Kur’an-ı Kerim okuyabiliyorlar, bundan mahrum kalmıyorlar. Diyanet İşleri Başkanlığı görme engellilerin okuduğu bu Kur'an-ı Kerim'i onlara ücretsiz olarak dağıtıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı toplumun her kesimin olduğu gibi engellilerinde dini ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Üstelik sadece yurt içine değil, talep gelirse yurt dışına da ücretsiz olarak gönderiliyor.


Diyanet İşleri Başkanlığı Basılı Yayınlar Daire Başkanı Yunus Akkaya bu konu ile ilgili olarak "Görme engelli kardeşlerimiz Kur'an-ı Kerim ve dini eserlerin kendi okudukları alfabe ile yayınlanması noktasında bizden talepte bulundular. Bunun üzerine görme engelli kardeşlerimiz için özel bir grup oluşturduk. Kendilerinden de bir grup görme engelli kardeşimizi Diyanet İşleri Başkanlığı'na davet ederek, toplantı yaptık.Tamamen onların beklentilerine uygun olarak, kaliteli kağıt kullanarak bir Kur'an-ı Kerim hazırladık. İnceleme kurulumuzda kendileri bizzat okudular, hatalardan da arındırdık ve görme engelli kardeşlerimizin istifadesine sunduk..." diyor.

Yunus Akkaya ayrıca; Kur'an-ı Kerim'leri bin civarında yaptıklarını, görme engellilerin bu yayından memnun kaldığını, isteyen herkese ulaştırılacağını belirtiyor. Yaklaşık 1 yıl yıllık çalışmanın bir ürünü olan Kabartma Kur'an-ı Kerim, başka ülkelerde yapılan olan hatalar göz önüne alınarak ve diğer baskıları değerlendirilerek özenle hazırlanmış. Böylece görme engelliler tarafından kolayca okunabilecek. 

Görme engelli olmak Kur’an-ı Kerim okumaya engel değil. Görme engelliler Braille Alfabesiyle yazılmış Kur’an-ı Kerim okuyor. Görenler gözleriyle, onlar ise parmaklarıyla okuyor. Önemli olan istemek...

ALİYE YÜCEL


12 Mart 2017 Pazar

ENGELLİLERE UYGUN ATM HARİTASI


Türkiye Bankalar Birliği (TBB), engelliler için yaptığı bankacılık hizmetlerini geliştirme yönünde çeşitli çalışmalar yapıyor. Bankalar, engelli bankacılığı için yatırımlarını arttırmaya başladı. Bankalarda engeller kalkmaya başladı. Bunun sonucu; banka şubelerinin girişleri ve kapıları ortopedik engellilere uygun hale getiriliyor. Görme engelliler için şubelerinin içine hissedilebilir zemin yapılıyor. Tekerlekli sandalyeyi kullananlar engelliler için alçak gişe bankoları ve alçak ATM'ler yapılıyor. Müşterinin engel bilgileri bankada kayıtlı olursa sıralama sisteminde engelli müşteriye öncelik tanınıyor.

Engelli müşteriler, ATM'lerde büyük zorluklar yaşıyor. Görme engelliler farklı, ortopedik engelliler farklı zorluklarla karşılaşıyor. Yüksek ATM'lerin tekerlekli sandalye kullanan ve boyu kısa olanlar için ne büyük bir zorluk olduğunu söylemeye gerek var mı? Görme engelli birinin ATM'yi kullanamaması ne demek? Herkes gibi engellilerin de bankacılık hizmetlerinden eşit şartlarda faydalanabilmesi gerekiyor.


Türkiye Bankalar Birliği, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayımlanan "Bankacılık Hizmetlerinin Erişilebilirliğine Dair Yönetmelik" kapsamında engellilere uygun ATM'lerin adres ve coğrafik konumlarını gösteren bir harita hazırladı ve yayınladı. Bu haritaya, Türkiye Bankalar Birliği'nin internet sitesi üzerinden giriliyor. Engellilere uygun ATM'ler nerede; il, ilçe ve banka seçilerek sorgulama yapılabiliyor.

Haritadaki son verilere göre;
Türkiye genelinde hizmet veren 21 bankanın;
Toplam ATM Sayısı 42485,
Ortopedik Engellilere Hizmet Veren ATM Sayısı: 2897
Görme Engellilere Hizmet Veren ATM Sayısı: 5310.
Gördüğümüz bu sayı oldukça az. Ancak bu sayı artacak. Çünkü engellilerin bankalarla ilişkisi var. İhtiyaç olduğu görülüyor.

Bu harita engelliler için çok önemli... Çünkü, bankacılık gibi bir alanda engelli olmak oldukça zordur. Gittiğimde basamaklarını (öyle yüksekti ki hiçbir engeli olmayan kişiler ve yaşlılar bile zor çıkıp iniyordu) çıkamadığım için başka bir ATM aradığımı bilirim. Şimdi bu haritaya göre gidebileceğim ATM'yi seçebilmek büyük kolaylık. Bulunduğum yere daha uzak bile olsa, bana uygun kolaylıkla erişebileceğim bir ATM'ye gitmeyi tercih ederim. Bunu sadece ben düşünmüyorum sanırım. Çünkü, bankacılık gibi bir alanda herhangi birinden yardım istemek hiç kolay değildir. 
                                                                                                                 
ALİYE YÜCEL


26 Şubat 2017 Pazar

ANDREA BOCELLİ'NİN SESİ


Andrea Bocelli'nin şarkılarını dinleyenler, onun sesinin ne kadar güzel, ne kadar etkileyici olduğunu bilirler. Kazandığı şöhret için görme engelli olmasının etkisi olduğu söyleyenler de olmuştur. Bu ne derece doğrudur bilemeyiz. Belki görme engelli olmasa da bu güzel sesi ile yine dünyaca ünlü olabilirdi. Ama gören bir insan olarak benim bloguma konu olmazdı o ayrı!

1958 yılında doğan Andrea Bocelli, 12 yaşında futbol oynarken başına gelen bir darbe sonucu beyin kanaması geçiriyor ve görme yeteneğini kaybediyor. Küçük yaşta müzik dersleri almaya ve şarkı söylemeye başlıyor. Hukuk eğitimi alsa da müziği hiç bırakmıyor. Ailesi de onun avukat olmasını istiyor, bu konuda ısrar ediyor. Ancak o müziği seçiyor. Dünyaca ünlü tenor olmasının yanı sıra söz yazarı, besteci ve albüm yapımcısıdır. Müzik kariyerine de pek çok başarı ve ödül sığdırıyor. Avukatlık yapsa da çok başarılı olurdu. Ancak, dünya onun insanın içine işleyen, insana huzur veren güzel sesinden mahrum kalırdı.

Bocelli'nin, Luciano Pavarotti ile tanışma hikayesi oldukça ilginç. Bir gün telefonu çalmış ve karşıdaki ses "Ben Pavarotti..." demiş. Andrea Bocelli, önce kulaklarına inanamamış, sonra sesinden tanımış... Pavarotti, onun bir şarkısını dinlediğini çok beğendiğini ve onun için aradığını söylemiş. Düzenlediği bir yardım etkinliğine davet etmiş. Orada tanışmışlar ve daha sonra birlikte düet yapmışlar. Bu harika düeti dinlemeniz gerekir.


Dünyaca ünlü İtalyan tenor yapılan bir röportajda ilk sahneye çıktığında hissettiklerini şöyle anlatıyor: "Kalabalığın büyük alkışını hatırlıyorum. Sevildiğimi hissettim orada..." diyor. Hep derim ya sevilmek sevildiğini hissetmek herkes için çok önemlidir. Ama engelliler için galiba çok daha fazla önemli... Ne kadar ilginç ki, şarkı söyledikten sonra aldığı alkış sonrası başarılı olduğunu değil de sevildiğini hissediyor.
 
Bocelli ile ilgili son haberlerden biri de, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın yemin töreninde şarkı söylemek için adının geçtiği oldu. Bocelli'yi sevenler sosyal medyadan "Bunu yapma, kaç para öderlerse ödesinler buna değmez...", "Lütfen melek sesini bunun için kullanma...", "Trump, engelli insanlarla açıkça alay eden biri. Sen de engelli birisin..." diye yazmışlar. Andrea Bocelli'nin bu tepkiler nedeniyle geri adım attığı ve sahne almaktan vazgeçtiği yazıldı.

Andrea Bocelli, dünyanın en iyi 3 tenorundan biri olarak kabul edilmiştir. Yaşayan en güzel erkek sesi olduğu söylenir. Bu harika sesin sahibinin görme engelli olduğu duyanlar ise hep şaşırıyor. Ne diyeyim bilemedim. Şaşıran kişilere; "Güzel sese sahip olmak için, sanatçı olmak için engelsiz olmak mı gerekiyor?" diye sormak lazım. Ses, Allah vergisi bir yetenek. Güzel bir sese engelli engelsiz herkes sahip olabilir. Engelli bir kişi de dünyaca ünlü bir sanatçı olabilir.


ALİYE YÜCEL 

4 Aralık 2016 Pazar

7. ULUSLARARASI BARİKAT FİLM FESTİVALİ


3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle çeşitli kurum ve kuruluşlarda pek çok organizasyon düzenleniyor. Bu yıl da öyle oldu. Farklı etkinlikler yapıldı. Ama benim ilgimi en çok (Belki de jüri üyesi olarak adım geçtiği için...) Uluslararası Barikat Film Festivali çekti. Festival, 1-4 Aralık tarihleri arasında düzenlendi. Bu yıl 7.'si düzenlenen festival, engellilik alanında ilk uluslararası festival olma özelliğini de taşıyor.

"Barikatsız Bir Dünya İçin Hazırlanıyoruz" sloganıyla yola çıkan festivalde; engelli temalı kısa filmler yarıştı. Engellilerin beklentilerini, duygularını, hayata bakışlarını, yaşama katılımlarını, hayatın içinde aktif rol alarak üretici bir düzeye erişebilmelerini, çağın en etkili ve en yaygın aracı olan sinema yoluyla ortaya koyabilecekleri düşüncesiyle gerçekleştirildi.

Festival komitesi amaçlarını şöyle sıralıyor;
Engelli olmayanların zihinlerindeki, engellilere yönelik barikatlara dikkat çekmek için,
Engellilerin kendi algılarında ve kendilerine ilişkin olarak oluşan, dış dünyaya yönelik barikatlara dikkat çekmek için,
Engellilere karşı, onların isteği ve iradesi dışında oluşan, düşünsel, psikolojik ve fiili sayısız barikatlara dikkat çekmek için,
Sorunun, romantik söylemlerle yumuşatılamayacak kadar ciddi olduğuna dikkat çekmek amacıyla, "sert sessizlerin" sesi olmak için,
Engelliler Günü (3 Aralık) özür dileme ya da günah çıkarmaktan arındırmak ve onların da yaşamın her alanında olduklarını göstermek için,
Ve bu amaca hizmet edecek en önemli araçlardan biri kuşkusuz sinema olduğu için.


Festivale çeşitli ülkelerden uzun ve kısa metrajlı filmler yer aldı. Filmlerde "engellilik" temasını işleniyor olması katılım için ön şarttı. Başvuruda bulunan ve seçilen belgesel, kurmaca, animasyon türlerindeki filmlerin festival boyunca gösterimi yapıldı. Bu gösterimde yer alan filmler her engel grubuna ulaştı. Görme engelliler için sesli betimleme uygulaması, işitme engelliler için de Türkçe alt yazılı olarak gösterildi.
 
Festivalde; katılan filmlerin gösteriminin yanı sıra engelli konulu yerli ve yabancı film gösterimi yapıldı. Ayrıca; paneller, yürüyüşler, bisiklet etkinliği de yapıldı. Festivale katılan filmlerde; engelliliğin her alanına vurgu yaptıkları için kamuoyunda bu konuya dair bir farkındalık ortaya konuldu. Engellilerin üretme, sunma ve değerlendirme (yapım, yönetim, oyunculuk, jüri) gibi çok çeşitli alanlarda başarı ile yer aldığı kamuoyuna gösterilmiş oldu.

ALİYE YÜCEL                      

25 Eylül 2016 Pazar

ENGELLİ DOSTU BANKALAR


Çoğu zaman engellilerin banka isyanı ile ilgili haberlere rastlıyoruz. Yüksek ATM'lerin tekerlekli sandalye kullanan için ne büyük bir zorluk olduğunu söylemeye gerek var mı? Görme engellinin bankadan içeri girdiğinde ne tarafa gideceğini bilememesi ne demek? Bankaya gelen işitme engellinin iletişim kurma çabası... Herkes gibi engellilerin de bankacılık hizmetlerinden faydalanabilmesi gerekli... İşte geçtiğimiz günlerde bununla ilgili güzel bir haber vardı. Bankalarda engellerin kalkmaya başladı haberi...

Bir bankanın girişindeki yüksek basamak nedeniyle içeriye giremediğim ve başka bir şubeye gittiğim olmuştur. Nasıl bir mimar, mühendis ve usta tarafından yapılmışsa öyle bir basamağı vardı ki, engelli olmayanlar bile zorlanıyordu. Bu benim yaşadığım bir zorluk. Bir gerçek var ki engelli müşteriler, bankalardaki çeşitli zorluklar yaşıyor. Her engel grubu farklı engelle karşılaşıyor. Görme engelliler farklı, ortopedik engelliler farklı, işitme engelliler farklı zorluk yaşıyor. İşte bunu gören bankalar, engelli bankacılığı için yatırımlarını arttırmaya başladı.

Türkiye Bankalar Birliği, ihtiyaçlar üzerine engelliler için bankacılık hizmetlerini geliştirmek için çalışmalar yapıyor. Bunun sonucu; banka şubelerinin girişleri ve kapıları ortopedik engellilere uygun hale getiriliyor. Görme engelliler için şubelerinin içine hissedilebilir zemin yapılıyor. Tekerlekli sandalyeyi kullananlar engelliler için alçak gişe bankoları ve alçak ATM'ler yapılıyor. Müşterinin engel bilgileri bankada kayıtlı olursa sıralama sisteminde engelli müşteriye öncelik tanınıyor...


Habere göre; son üç yılda ortopedik engelli kişilere hizmet veren ATM sayısı yüzde 393 oranında artmış ve 4362 sayısına ulaşmış. Görme engellilere hizmet veren post sayısı da yüzde 185 oranında artmış. 2014 yılında engellilere hizmet veren banka sayısı 21 iken, şubelerini engellilerin rahat kullanımı için düzenleyen banka sayısı şimdi 25'e ulaşmış... Bu sayı az. Ancak anlıyoruz ki bu sayı artacak. Çünkü ihtiyaç olduğu görülüyor.

Engellilere hizmet veren 25 bankanın 3229 şubesinde görme, 3754 şubesinde ortopedik engellilere hizmet veriliyor. Bankalar; sadece görme engelliler ve ortopedik engelliler için değil,  işitme engelliler için de çalışmalar yapmaya başlıyor. Bankalarda, işaret dili bilen personel alımı artıyor. Banka çalışanlarından işaret dili eğitimi almak isteyenlere kurs imkanı tanınıyor. Şubede işaret dili bilen personel bulunmadığı zaman da görüntülü destek sunulması zorunlu oluyor.

Engellilerin bankacılık işlemlerine kolayca ulaşması sektöre yeni kaynak girişini de sağlamış. Uzmanlar; engellinin gerek yatırım, gerekse kredi bazında bankalarla ilişkisi olduğunu belirtiyorlar. Her engelli için en az 2 bin liralık işlem yapılsa, 5 milyon engellide işlem hacmi 10 milyar civarında olacağı gözleniyor. Bu bile bankaların engellileri dikkate alması için yeterli oluyor.

Bankaların engellilere bu hizmeti vermesinde yönetmelikte etkili oluyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yapılan yönetmelik ve esaslar belirlendi. Bankalar, engellilerin sorunsuz hizmet alabilmesi için düzenlemelerini 1 Ocak 2018 tarihine kadar tamamlamaları gerekiyor. Dileriz bu süreden bile önce bu düzenlemeler yapılır. Çünkü, bankacılık gibi bir alanda engelli olmak oldukça zor...


ALİYE YÜCEL

18 Eylül 2016 Pazar

2016 PARALİMPİK OYUNLARI BİTTİ


7 Eylül'de başlayan 2016 Paralimpik Oyunları (Engelli Olimpiyatları) bugün sona erdi. Brezilya Rio'da yapılan olimpiyatlar çok ilginç görüntülere sahne oldu.

Paralimpik Oyunları'nda ilk madalyamız judoda Ecem Taşın'dan geldi. Kadınlar Judo 48 kiloda yarışan görme engelli Ecem Taşın, Tayvanlı sporcu ile karşılaştı ve bronz madalya kazandı. 

İlk altın madalya ise Nazmiye Muslu Muratlı'dan geldi. Muratlı, halterde kadınlar 41 kiloda 104 kiloyla dünya rekoru kırarak altın madalya kazandı. Nazmiye Muslu Muratlı 2012 Londra Paralimpik Oyunları'nda da altın madalya kazanmıştı.

2016 Paralimpik Oyunları'nda ikinci altın madalyamız masa tenisinden geldi. Sporcumuz Abdullah Öztürk, 4. Class'da mücadele etti. Çinli rakibini 3-1 yenerek altın madalyanın sahibi oldu.

Kadınlar atıcılık branşında Ayşegül Pehlivanlar, 10 metre havalı tabanca kategorisinde 3. oldu ve bronz madalya elde etti.


Judoda kadınlar 70 kiloda görme engelli Mesme Taşbağ, Belaruslu rakibiyle karşılaştığı maçı kazandı ve bronz madalyanın sahibi oldu.   

İlk gümüş madalyamız masa tenisinden geldi. 7. Class sporcumuz Kübra Korkut, final maçında Hollandalı rakibine yenildi. Gümüş madalya elde etti.

Bir bronz madalyada 4-5 Class'da Masa Tenisi Milli Takımımız'dan geldi. Abdullah Öztürk, Ali Öztürk ve Nesim Turan'dan oluşan grubumuz Çin Milli Takımı'nı mağlup ederek bronz madalya kazandı.

Görme engelliler (T11) 1500 metrede koşan Semih Deniz 3. oldu ve bize bir bronz madalya getirdi. 

Goalball Kadın Milli Takımı, finalde Çin ile oynadığı karşılaşmayı 4-1 kazanarak altın madalyanın sahibi oldu. 

Türkiye; 3 altın, 1 gümüş ve 5 bronz madalya aldı.


ALİYE YÜCEL

4 Eylül 2016 Pazar

REYHAN ÖĞRETMEN


Hakkında yapılan haberleri duydunuz mu bilemiyorum. İngilizce öğretmenliği yapan görme engelli Reyhan Arısoy Levent, velilerin şikayeti ile görevden alınmıştı. Bu haberi okuduğum günden beri sonucunun ne olacağını merak ediyordum. Çok şükür ki bu yanlıştan dönüldü. İzmir'in Karabağlar İlçesinde Duğrallar İlkokulu'nda görev yaparken görevden alınan ve bir süredir derslere giremeyen Reyhan Öğretmen, kaymakamlık talimatıyla görevine kaldığı yerden devam edebilecek...
 
Reyhan Arısoy Levent'in görevden alınma olayı şöyle gelişmişti: Sınıfa giren bazı veliler, Reyhan Öğretmen'in görüntülerini gizlice çekip, bunu sosyal medyada yayınlamıştı. Yayınlanan görüntülerde masada oturan öğretmen, ayağa kalkan öğrenciyi fark etmediği yer alıyordu. Bunun üzerine veliler, görmediği için sınıfta verimli ders işlenemediğini, ders sırasında öğrencilerin dışarı çıktığını ve öğretmenin buna müdahale edemediğini, güvenlik zafiyeti oluşturduğunu söyleyip; ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne dilekçe verdiler ve Reyhan Öğretmen'in görevden alınması istemişlerdi.

Karabağlar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Reyhan Arısoy Levent'in öğretmenlik yapıp yapamayacağı konusunda bir rapor almasına karar vermişti. Ancak rapor daha beklenmeden, 17 yıldır öğretmenlik yapan öğretmenin, görevden alınıp idari hizmetlere alındığına dair bilgi verildi. Reyhan Öğretmen de, bunun üzerine görüntü çeken velinin tespitini isteyip, hukuka başvurdu. Türkiye Beyazay Derneği de ona bu süreçte destek verdi.


Görevden alınma haberi, öğrencilerini çok seven Reyhan öğretmen ve eşi tarafından üzüntüyle karşılandı. Boğaziçi Üniversitesi Matematik Bölümü mezunu olan Reyhan Arısoy Levent küçük yaşta geçirdiği ateşli hastalık sonucu görme yeteneği kaybetmiş... Eğitimini tamamladıktan sonra var olan açık nedeniyle İngilizce öğretmeni olarak atanmış... İstanbul ve Karaman'dan sonra 2010 yılından bu yana İzmir'in Karabağlar İlçesinde Duğrallar İlkokulu'nda görev yapmaya başlamış...

Reyhan Arısoy Levent, bu konuda verdiği röportajında bir velinin bu görüntüyü çektiğini belirtip; "Bugüne kadar ne öğretmenlerden, ne okul müdüründen, ne velilerden bir şikayet geldi. Bu olay ortaya çıkınca şoke oldum. Ben dersteyken hiçbir öğrenci dışarı çıkmıyor... Sadece teneffüse 1-2 dakika kaldığında, küçük olduklarından tuvalet ve kantin sırasında ezilmesinler diye onları erken çıkarıyorum. Çocuklar beni çok seviyorlar. Görmemem, kötü bir eğitimci olduğum anlamına gelmez. Çok iyi bir eğitimciyim. Bugüne kadar yetiştirdiğim öğrencilerden de bu belli..." demişti.

Bu konuda yazılacak ne çok şey var. Bir düşünelim. Görmemesi onun kandırılmasını mı gerektirir? Öğrencilerin de dürüst olması gerekmez mi? Ondan bir şeyler öğrenmek yerine onu kandırmaları mı gerekir?  Mesele eğer kopya çekmek ise, öğretmeleri görme engelli olmasa bile kopya çekmezler mi? Reyhan Öğretmen, yabancı dil öğretmeni bu yüzden ağırlıklı olarak konuşmaya dayalı  (ki bence engelliler de her alanda öğretmenlik yapabilir) eğitim vermiyor mu? Üstelik, Reyhan Öğretmen orada gardiyan olarak bulunmuyor ki, "Aman kaçmasınlar..." diyelim. Orada bir şeyler öğretmek için var. Öğrenmek isteyenler de karşısında... Reyhan Öğretmen, öğrencilerine güveniyor. Üstelik o öğrencilerine yabancı dilden daha fazlasını öğretiyor. Güven ve dürüstlüğü... O görmese de gören var!


ALİYE YÜCEL 

19 Haziran 2016 Pazar

ENGELSİZ ÜRÜNLER


Ev aletleri hayatımızın vazgeçilmez bir parçasıdır. Çünkü büyük kolaylık ve gereklilik... Ancak, bunların bazılarından görme engelliler faydalanamıyor. Oysa herkes için erişilebilirlik olmalı, görme engelliler de bunları kullanabilmeli. Düşünsenize, görme engellisiniz ve çamaşır yıkayacaksınız. Ama makinenizi çalıştıramıyorsunuz. Mutlaka birinden yardım almak zorunda kalıyorsunuz. Zor bir durum... İşlerimizi başkalarına ihtiyaç duymadan tek başına yapabilmemiz çok önemli...

Görme engelliler ev aletlerini başkasının yardımı olmadan kullanmak istiyorlar. Bu çok yerinde bir istek. Çeşitli uygulamalar sayesinde de bunu yapabilirler. Buradan yola çıkan Altınokta Körler Derneği, sosyal medyadan bir "change.org" kampanyası başlatıyor. İstekleri de görme engeliler için "ev aletlerinin erişilebilir olması"... Bu kampanyanın başlamasından bir süre sonra da Arçelik bu sese kulak veriyor ve dernekle iletişime geçiyor.

Böylece, Altınokta Körler Derneği ile Arçelik ortak bir çalışma yaparak çok güzel bir iş ortaya çıkıyorlar. Arçelik, "Engelsiz Ürünler" projesi başlatıyor. Bir ilke imza atıp, görme engellilerin yardımsız kullanabileceği ev aletleri üretiyor. Ünlü beyaz eşya üreticisi, görme engelliler için ev aletlerindeki engelleri kaldırıyor. Görme engellilerin hayatını kolaylaştırıyor. Onların da rahatlıkla kullanabileceği çamaşır makinesi, buzdolabı, elektrik süpürgesi, fırın ve ütü gibi çeşitli eşyalar üretiyor.


Arçelik, bunu HomeWhiz teknolojisi ile yapıyor. HomeWhiz, akıllı cihazlarla uyumlu çalışıp, ürünler üzerinde kontrol sağlıyor. Bazıları cep telefonlarıyla yönetilebiliyor. Engelsiz ürünlerde; Braille Alfabesi yazılan kullanma panelleri, sesli ikazlar, sesli kullanım kitapçıkları var. Ürünlerin üzerinde bulunan, gösterge panelleri, düğme ve kumandalar için Braille Alfabesi ile yazılan çıkartmalar üretiliyor.

Bazı örnekler verirsek; çamaşır makinesinin kontrol paneli Braille Alfabesi ile yazılıyor. Elektrik süpürgesi toz torbası dolduğunda sesli uyarı veriyor. Buzdolabı sesli geri bildirim veriyor ve kontrol düğmesi Braille Alfabesi ile yazılıyor. Ütünün tabanına eklenen bir parça ellerin zarar görmesinin önüne geçiliyor. Bunlar kurulum sırasında veya  çağrı merkezlerine başvurarak elde edilebiliyor. Engelsiz ürünler sipariş verildiği takdirde kolayca satın alınabiliyor.

Herkes gibi görme engelliler de her türlü ürünü yardımsız kullanabilmeli... Çözümü bulunabiliyorsa engeller kalkmalı... Sosyal sorumluluk alanında çok önemli bir adım atan Arçelik, bu konuda daha pek çok çözüm üretecek gibi... Engelli kişilerin bu ihtiyacını görüp, yaptıklarıyla cevap vermesi nedeniyle Arçelik alkışı hak ediyor. Dileriz bundan böyle diğer firmalar da yaptıkları ürünlerde engellileri düşünür.



ALİYE YÜCEL

12 Haziran 2016 Pazar

SANATA DOKUNMAK


Dünyada sanat alanında çok farklı çalışmalar yapanlar var. İşte bunlardan biri de Andrew Myers. Sanatçı, farklı ve kendine has bir teknikle yaptığı resim çalışmalarıyla dikkat çekiyor. O, vidalardan mükemmel resimler yapan bir ressam. Tuval olarak kontrplak, fırça olarak da matkap kullanıyor. Üç boyutlu portreleri çok ilgi görüyor ve iyi para ediyor. Alman asıllı sanatçı California'da yaşıyor.

Andrew Myers, eserlerini şu şekilde meydana getiriyor: Önce kontrplak üzerine yapacağı portrenin eskizini çiziyor. Daha sonra matkapla delikler açıyor. Açtığı binlerce deliğe vidaları yerleştiriyor. Girintili çıkıntılı şekilde yerleştirdiği vidalar boyut kazanıyor. Daha sonra bu vidaların üzerini boyayarak görsel olarak da muhteşem bir eser ortaya çıkarıyor. Bakıldığında vidalarla hazırlandığı anlaşılmayacak kadar güzel olan portrelerini yaklaşık altı ay kadar bir sürede tamamlıyor.

George Wurtzel ise görme engelli bir ahşap ustası. Görmediği halde marangoz tezgahında öyle maharetli ki görmeniz gerekir. Kesici aletleri büyük bir ustalıkla kullanıyor. Yaşlı adam, aynı zamanda bir çok görme engelli öğrenci yetiştiriyor ve bir sanat galerisi var. George Wurtzel ile Andrew Myers'in bir araya gelme hikayesi oldukça ilginç... 


Cantor Fine Art kurusu Sam Cantor, Görme Engelliler İçin Büyülü Tepeler Kampı (The Enchanted Hills Camp For The Blind) sayesinde George Wurtzel ile tanışıyor. Onun atölyesini geziyor ve çok etkileniyor. Onun bir fotoğrafını çekiyor ve Andrew Myers'e gönderiyor. Wurtzel'den habersiz, onun bir portresini yapmasını istiyor.

Myers, bu fotoğraftan yola çıkarak görme engelli ustanın tam dört bin vidadan oluşan bir portresini yapıyor. Tablo bittikten sonra Myers, onu alıp Wurtzel'in atölyesine gidiyor. Yaşlı adama vidalarla yapılmış tabloyu hediye ediyor. Wurtzel, dokunmaya başlıyor. Portreyi inceleyen yaşlı adam elleriyle kendi yüzünü görüyor. Bu sürpriz karşısında gülümsüyor ve çok mutlu oluyor. Adamın gülümsemesi sanatçıyı çok etkiliyor. Myers, o an gören bir kişinin bile o portreye bakarak bu kadar zevk alamayacağını düşünüyor.

Cantor Fine Art, tarafından hazırlanan mini (5 dakikalık) belgeselde ikilinin (George Wurtzel ile Andrew Myers) tanışmaları, aralarında geçen diyalog ve Wurtzel'in portresine dokunmasını seyretmek çok etkileyici... İnsanın ruhuna dokunuyor. Andrew Myers, görme engellilerin dokunarak görebileceği portreler yaparak onların dünyasına resim sanatını sokuyor. Böylece sadece görmeye dayalı bir sanatın dokunarak da görülmesini sağlıyor.


ALİYE YÜCEL

22 Mayıs 2016 Pazar

CEMİL MERİÇ VE GELEN ÖDÜL


Engelli yazar, engelli ve kitap, engelli ve edebiyat denildiğinde ilk aklıma gelen isim Cemil Meriç'tir. Hep onunla ilgili bir şeyler yazmak istedim. Her defasında "Onu nasıl anlatabilirim ki, benim cümlelerime sığar mı? Ne yazsam az kalır..." dedim ve yazmaktan çekindim. Kelime ustasını kelimelerle anlatmak benim için çok zordu. Geçen hafta onun adının verildiği bir ödül aldım. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl 7.'si verilen Cemil Meriç Engel Tanımayan Başarı Ödülü'nü... Bu ödüller her yıl; müzik, sanat, teknoloji, edebiyat ve spor gibi çeşitli dallarda başarı gösteren üç kişiye veriliyor. Benim ödülüm de edebiyat alanında oldu.

Cemil Meriç'in hayatı ve eserleri hakkında detaylı bilgi pek çok yerde bulunabilir. Burada kısaca bahsedeceğim. Yazar, çevirmen ve düşünür olan Hüseyin Cemil Meriç 1916 yılında Reyhanlı'da doğdu. 1987 yılında İstanbul'da vefat etti. Dil, tarih, edebiyat, felsefe ve sosyoloji alanında araştırmalar yapmış, yazılar yazmıştır. Büyük düşünce adamı Cemil Meriç'in eser ve tercümeleriyle edebiyatımızda çok büyük yeri vardır. 38 yaşında görme yetisini tamamen kaybetmiştir. Eserlerinden bazıları şunlardır: Bu Ülke, Işık Doğudan Gelir, Umrandan Uygarlığa, Jurnal 1-2, Kırk Ambar 1-2, Mağaradakiler, Kültürden İrfana...

"Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım ve kitaptaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim. Kitap benim has bahçemdi. Hayat yolculuğumun sınır taşları kitaplar..." diyen Cemil Meriç tüm parasını kitaplara yatırıyormuş. Tam 11.000 ciltlik bir kütüphaneye sahip olduğunu biliyoruz. Elindeki kitaba yüzünü iyice yaklaştırdığı bir fotoğrafı vardır. O hep gözümün önüne gelir.

Yıllar önce kızı Prof. Dr. Ümit Meriç ile tanışmıştım. Cemil Meriç'in kitap sevgisini bilsem de kızının anlatımından bir kez daha anladım. Günden güne görme oranının azalmasına rağmen okumayı hiç bırakmamış. Kitaptaki harfleri daha iyi görebilsin diye sandalyesini tavandaki ışığın altına koyuyor ve okumaya devam ediyormuş. Görme yetisini tamamen kaybettiğinde ise kitapları kızı Ümit Hanım'a okutmuş. Yıllarca pek çok eseri kızının ağzından dinlemiş. Tamamen görmediği zamanlarda, geceleri kitaplığından sevdiği kitapları alıp ellerini satırlarında gezdirerek ağladığını öğrendiğimde çok etkilenmiştim.

Cemil Meriç, telif eserlerinin çoğunu görme yeteneğini tamamen kaybettikten sonra vermiştir. O herkesin, her kesimin kabul ettiği çok değerli bir entelektüeldir. Cumhuriyet döneminin en önemli aydınlarındandır. Şüphesiz ismi çok bilinen bir düşünür ve yazardır Cemil Meriç. Pek çok yere ismi de verilmektedir. Değeri biliniyor. Ancak kitaplarının yeterince okunmadığını düşünüyorum. Oysa kitaplarının mutlaka okunması ve anlaşılması gerekiyor.
   
İçinde bulunduğun engelli çalışmalarında örnek isimleri ele almamız gerektiğinde mutlaka Cemil Meriç'e yer verilmesi isterdim. Çok ayrı bir yeri var benim için... Büyük bir hayranlık... Cemil Meriç'in doğumunun 100. yılında onun adıyla bir ödül almak çok mutluluk verici... Hem de onun alanında edebiyatta... Bu nedenle, bu ödülü bana layık gören başta Kocaeli Belediye Başkanı Sayın İbrahim Karaosmanoğlu olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.

ALİYE YÜCEL