> Engeloji : Engelli Sporcu

Translate

Engelli Sporcu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Engelli Sporcu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ekim 2017 Pazar

İŞTE ŞAMPİYON


Avrupa Ampute Futbol Federasyonu (EAFF) Avrupa Şampiyonası ülkemizde yapıldı. Final maçında İngiltere'yi mağlup eden Ampute Futbol Milli Takımımız şampiyon oldu. Bu şampiyonluk çok büyük ilgi gördü. Pek çok haberi yapıldı. Her yerden tebrikler geldi. Bir çok ödül verildi. Duymayan kalmadı. Eminim millilerimizi kazandıkları şampiyonluk kadar onlara gösterilen bu ilgi de mutlu etmiştir.
   
Milli takımımızın bu başarısı asla tesadüf değildi. Çünkü, maçları çok başarılı geçti. Gruptaki ilk maçında Almanya'yı 7-0, ikinci maçında Gürcistan'ı 9-0  mağlup etti. Son maçta da İspanya'yı 4-0 yenerek çeyrek finale yükseldi. Çeyrek finalde Rusya ile karşılaştı ve uzatmalarda 2-1 galip geldi ve yarı finale yükseldi. Millilerimiz yarı finalde Polonya'yı 2-0 mağlup etti. Böylece finale yükseldi. Final maçında da İngiltere'yi 2-1 mağlup eden milli takımımız Avrupa şampiyon oldu.

Şampiyonlukta büyük katkısı olan Gazi futbolcu Osman Çakmak, Rusya maçının sonunda yayıncı kuruluştan final maçını Beşiktaş'ın stadı Vodafone Park'ta oynamak istediklerini bildirdi. Bu istek sosyal medyada da gündem oldu. Beşiktaş Kulübü, ertesi günü açıklama yaparak finale çıkmaları takdirde maçı orada yapabileceklerini açıkladı. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da devreye girdi. Program değişikliği konusunda talimat verdi. Sonunda final maçı Vodafone Park'ta oynandı ve böylece şampiyonluğa herkes şahit oldu.


Gel gelelim bu milli takımımızın ikinci Avrupa şampiyonluğu! Evet daha önce de şampiyon oldular. Ama kaç kişi biliyor? Pek çok kişinin bundan hiç haberi yok. Oysa ki Ampute Milli Takımımız 2015 yılında da şampiyon olmuşlardı. Pek çok kişi bu yıl ki şampiyonluğun ilk kez olduğunu düşündü. Bunda final maçının Vodafone Park'ta olması çok etkili oldu. Bu kesin... Çünkü daha önceki şampiyonluğu kimse duymamıştı. Bu kadar ses getirmemişti.

Bu konu ile ilgili olarak defalarca yazdım. Çünkü, futbolun çok büyük ilgi gördüğü ülkemizde Ampute futbolun bilinmemesi, ilginin az olması, elde edilen başarıların görülmemesi bana hep çok anlamsız geldi. Ampute Futbol Milli Takımımız bu kadar önemli başarılar yakalarken medyada yeteri kadar yer almaması ise garip bir durumdu... Neyse ki bu defa gereken ilgi ve önem veridi. Takdir edildi. Olması gereken buydu ve sonunda oldu...

Milli Takımımızın bu başarısı bir anda engelli sporuna dikkat çekti. Bedensel, görme ve işitme engelli sporcularımız pek çok başarılar kazandılar. Umarız bu günden sonra engelli sporlarına gereken önem ve ilgi verilir. Son olarak şunu yazmadan edemeyeceğim. Geçtiğimiz yıl İşitme Engelliler Erkek Milli Takımımız da İşitme Engelliler Dünya Şampiyonası'na katıldı ve dünya şampiyonu oldu. Üstelik 2012 yılında da şampiyon olmuşlardı. Yani üst üste ikinci kez şampiyon oldular. Kaç kişi biliyor? Şimdi soruyorum bu başarıların görülmesi ve takdir edilmesi için maçların Vodafone Park'ta mı yapılması gerekiyor?


ALİYE YÜCEL

5 Mart 2017 Pazar

NOTER TASDİKLİ PİŞKİNLİK


Engellilerle ilgili uygulamalarda pek çok ilginç olaya rastlıyoruz. Ancak bu yenilir yutulur gibi değil. Pes dedirtti. Duyduğumda kulaklarıma inanamadım. Engelli biri notere gidiyor. Merdiven çıkamadığı için evraklar aşağıya getiriliyor. Bunun için "yol ücreti" alınıyor. Şaka gibi... Binanın engelliye uygun olmaması yüzünde üzülüp utanacağına ve özür dileyeceğine tutmuş ücret istiyor. Pişkinliğe bakın. Hem suçlu, hem güçlü... Devletin notere ceza kesmesi gerekirken, noter engelliye kesmiş!

Gelelim yaşanan olaya; Olay tekerlekli sandalye tenisinde dereceler alan milli sporcumuz Büşra Ün'ün başından geçiyor. Ün, bir işlem için İzmir Şirinyer'deki 16. Noter'e gidiyor. 3. katta hizmet veren ve asansörü olmayan noterliğin merdivenlerini çıkamıyor. Bunun üzerine onun yerine arkadaşı işlem için çıkıyor. Ancak imza gerekiyor ve noter görevlisi imza için evrakları aşağıya getiriyor. Büşra Ün de evrakları imzalıyor.

Buraya kadar her şey normal... İş ücret ödemeye gelince; noter ücretlerinin dışında bir de yol ücreti ekleniyor. "Yol Ücreti: 17.74 TL." Büşra Ün bunu görünce görevliye soruyor. "Evrakı aşağıya getirdik, yol ücreti işlem parası almamız gerekiyor" cevabını alıyor. Ücreti ödüyor.Genç kız bunu sosyal medyada "Engellilik nedir diye soranlara 'Noterde 25 basamak merdiven çıkamadığımda kişilerin aşağıya gelmesi için 17.74 TL. ödemektir' deyin" sözleriyle çok da anlamlı bir ifadeyle paylaşıyor.


Bu konu medyaya yansıyınca çok tepki aldı. Bunun üzerine Adalet Bakanı Bekir Bozdağ olaya el koydu. Bakanın talimatıyla, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Türkiye Noterler Birliği'ne bir  yazı gönderdi. Bu fazla ücretin iadesi ve noter hakkında gerekli işlemin yapılması istendi. Olayla ilgili inceleme başlatıldı. Noterler Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Tutar, hata yapıldığını belirtti ve gerekli açıklamayı yaptı. Noterler Birliği adına özür de diledi. 

Konu üzerine hazırlanan rapor doğrultusunda ücret (azlığı çokluğu önemli değil, yapılan yanlıştı) geri ödendi. Eksikliklerle ilgili olarak notere ayrı ceza, engellilere uygun olmadığı için bina sahibine ayrı ceza geldi. 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun hükümlerine göre; kamu kurumu olması nedeniyle notere 15 bin lira, bina sahibine 3 bin lira idari para cezası uygulandı. Noter böylece yaptığına yapacağına pişman olmuştur.

Bu tatsız olay, Rio 2016 Paralimpik Oyunları'nda tenis dalında ülkemizi temsil eden sporcumuzun başına geldi. Medyaya yansıdı. Konu ile ilgili pek çok haber yapıldı. Herkes tarafından duyuldu. Çok tepki aldı. Ama bu tür olaylar her zaman yaşanabiliyor. Her engellinin başına gelebiliyor. Her alanda düzelmesi gereken çok şey var. Bunu yapan noter olamaz, bunu yapan bir devlet kurumu da olamaz. Böyle engel olunmamalı... Engelliler için kanunlar, hükümler ve yaptırımları var. Ama her şey kanunla olmaz ki... Bunu insanlar yapmamalı... Bunu yapan insan olmamalı!


ALİYE YÜCEL

18 Eylül 2016 Pazar

2016 PARALİMPİK OYUNLARI BİTTİ


7 Eylül'de başlayan 2016 Paralimpik Oyunları (Engelli Olimpiyatları) bugün sona erdi. Brezilya Rio'da yapılan olimpiyatlar çok ilginç görüntülere sahne oldu.

Paralimpik Oyunları'nda ilk madalyamız judoda Ecem Taşın'dan geldi. Kadınlar Judo 48 kiloda yarışan görme engelli Ecem Taşın, Tayvanlı sporcu ile karşılaştı ve bronz madalya kazandı. 

İlk altın madalya ise Nazmiye Muslu Muratlı'dan geldi. Muratlı, halterde kadınlar 41 kiloda 104 kiloyla dünya rekoru kırarak altın madalya kazandı. Nazmiye Muslu Muratlı 2012 Londra Paralimpik Oyunları'nda da altın madalya kazanmıştı.

2016 Paralimpik Oyunları'nda ikinci altın madalyamız masa tenisinden geldi. Sporcumuz Abdullah Öztürk, 4. Class'da mücadele etti. Çinli rakibini 3-1 yenerek altın madalyanın sahibi oldu.

Kadınlar atıcılık branşında Ayşegül Pehlivanlar, 10 metre havalı tabanca kategorisinde 3. oldu ve bronz madalya elde etti.


Judoda kadınlar 70 kiloda görme engelli Mesme Taşbağ, Belaruslu rakibiyle karşılaştığı maçı kazandı ve bronz madalyanın sahibi oldu.   

İlk gümüş madalyamız masa tenisinden geldi. 7. Class sporcumuz Kübra Korkut, final maçında Hollandalı rakibine yenildi. Gümüş madalya elde etti.

Bir bronz madalyada 4-5 Class'da Masa Tenisi Milli Takımımız'dan geldi. Abdullah Öztürk, Ali Öztürk ve Nesim Turan'dan oluşan grubumuz Çin Milli Takımı'nı mağlup ederek bronz madalya kazandı.

Görme engelliler (T11) 1500 metrede koşan Semih Deniz 3. oldu ve bize bir bronz madalya getirdi. 

Goalball Kadın Milli Takımı, finalde Çin ile oynadığı karşılaşmayı 4-1 kazanarak altın madalyanın sahibi oldu. 

Türkiye; 3 altın, 1 gümüş ve 5 bronz madalya aldı.


ALİYE YÜCEL

21 Şubat 2016 Pazar

BAŞARILAR GÖRMEK İÇİN


Geçtiğimiz günlerde Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu (GESF) arasında bir iş birliği protokolü imzalandı. Böylece görme engelli yetenekli öğrenciler daha çok spor yapma imkanı bulacak. Bu oldukça güzel bir gelişme... Görme engelli öğrenciler hem eğitimlerini sürdürecekler, hem de yetenekli oldukları bir  sporda dalında faaliyet gösterecekler. Sporun sevdirilmesi ve geliştirilmesi için düşünülmüş çok güzel bir çalışma...

Sporun insanlar için önemini söylemeye gerek var mı bilmiyorum. Ancak engelliler için çok ayrı bir önem taşıyor. Spor engellilere; bedensel, ruhsal ve sosyal açıdan büyük katkılar sağlıyor. Spor, bir engelli için engeli ile başa çıkmakta en büyük etken... Bilmem engellileri spor yaparken gördünüz mü? Hepsi de müthiş azimli, yılmak nedir bilmeyen gerçek sporcular... Öylesine kendinden emin ve kendileriyle barışık ki... Onlara baktıkça engelli olmadıklarını, engelleri nasıl da aştıklarını görüyorsunuz.

Bu protokolden sonra Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı özel eğitim okul ve kurumlarına giden, kaynaştırma eğitimi alan görme engelliler böylece daha fazla fiziksel ve sosyal aktiviteye katılacaklar. Yapılan bu iş birliği ile görme engelli öğrencilerin eğitim aldığı okullarda sporun yaygınlaştırılması amaçlanıyor. Görme engelli öğrencilerin spor dallarında başarı göstermesi hedefleniyor.


Bu proje kapsamında okullarda yetenek tarama testleri yapılacak. Yapılacak tarama testleriyle yetenekli görme engelli öğrenciler tespit edilecek. Bu öğrenciler spora yönlendirilecekler. Böylece yeteneği olduğu halde spor yapamayan öğrenciler spor yapma imkanına kavuşacak. Türkiye Görme Engelliler Federasyonu'na bağlı atletizm, futbol, futsal, goalball, halter, judo, satranç ve  yüzme branşları var. Yetenekli görme engelli öğrenciler bu dallarda spor yapabilecekler.

Protokolde sporu teşvik amaçlı pek çok ayrıntı düşünülmüş... Okul spor kulübü takımlarının top, forma, eşofman, ayakkabı çanta gibi malzeme ihtiyaçları da karşılanacak. Görme engelli sporcuların katılacağı etkinliklerin geliştirilmesine ilişkin plan, program, proje gibi faaliyetlerle, onların uyum alanlarında daha aktif ve katılımcı rol almalarına yardımcı olunacak. Bu öğrencilere eğitim veren öğretmenlere de ihtiyaç duyulduğu hallerde seminer, oyun kuralları ve antrenörlük kursları verilecek.

Engelli sporcular ulusal ve uluslararası alanlarda oldukça başarılı oluyorlar. Görme engelli sporcular da Paralimpik Oyunları'nda başarılar elde ediyorlar ve oldukça iddialılar. Bu yıl da Brezilya'da Paralimpik Oyunları var. Eylül ayında yapılacak olan 2016 Rio Paralimpik Oyunları'nda tüm engelli sporcularımızın başarı olmalarını diliyoruz. İşte Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu'nun yaptığı bu iş birliği de daha çok başarılar görmek için...


ALİYE YÜCEL

8 Kasım 2015 Pazar

KOLTUK DEĞNEKLİ DAĞCI


Bu yıl Cumhuriyetimizin 92. yıldönümünü kutladık. Bu nedenle Türkiye genelinde çok çeşitli etkinlikler yapıldı. Bursa Valiliği'nin de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle farklı bir etkinliği vardı. Uludağ Dağcılık Kulübü, Uludağ'ın zirvesine bir tırmanış düzenledi. 40 dağcı tam 13 saat süren bir zirve yürüyüşü gerçekleştirdi. Dağcılar karlarla kaplı zirveye çıkınca Türk Bayrağı'nı açtılar ve İstiklal Marşı'mızı okudular. Bu dağcılar arasında farklı bir dağcı vardı. O da koltuk değneğiyle dağa tırmanan Mustafa Kılıçarslan.

54 yaşındaki Mustafa Kılıçarslan, 4 aylık iken çocuk felci geçirmiş ve sağ bacağı felçli... Bacağı felçli olduğu için dağlara koltuk değneklerinin yardımıyla çıkıyor. Kılıçarslan, Kayseri'de yaşıyor. Sporla, özellikle de doğa sporlarıyla ilgilenen Kılıçarslan'ın asıl mesleği avukatlık. Engelli dağcı, önceleri doğa yürüyüşleri yapmaya başlamış, bu yürüyüşler ona iyi gelmiş. Kendini iyi hissedince yürümeye devam etmiş, yürümek ona yetmeyince de dağlara çıkmaya başlamış...

Mustafa Kılıçarslan'ın Uludağ'ın zirvesine ilk çıkışı... Ancak başta Ağrı Dağı (2 defa) ve Erciyes Dağı (13 defa) olmak üzere Aladağlar, Bolkarlar, Hasan Dağı, Antalya Bey Dağları gibi otuza yakın dağa tırmanmış... Normal hayatında koltuk değneklerine çok fazla ihtiyaç duymasa da uzun mesafelerde ve dağlara çıkmak için koltuk değneği kullanıyor. Dağlara tırmanmak için koltuk değneklerini kromdan özel olarak yaptırıyormuş... Kılıçarslan, dağcılığın yanı sıra maraton koşularına da katılıyor. Yıllarca sigara içen Kılıçarslan, doğa yürüyüşlerine başladıktan sonra sigarayı da bırakmış...


Bir tırmanışından sonra verdiği röportajda bu konuda "Sonra gördüm ki benim engelim sigara bağımlılığıymış... Engelim sakat bacağımda değil, sigaradaymış. Bu nedenle sigara içenleri biraz engelli gibi görüyorum. Çünkü sigara içenler dağlara çıkamıyorlar. Ama ben çıkabiliyorum..." diyor. Ve şöyle devam ediyor: "Her şeyden önce sağlıklı olmak için dağlara tırmanıyorum. Tırmandıkça kendimi daha güçlü hissediyorum. Günlük hayatta da daha rahat hareket ediyorum. Beni engelli bacağımla ve koltuk değnekle dağlara tırmandığımı görenler özeniyor..."

Bir hastalığı olmadığı sürece ömrü yettiği kadar doğa yürüyüşlerine ve dağ tırmanışlarına devam edeceğini belirten Mustafa Kılıçarslan, yaptıklarıyla örnek olmuş, pek çok kişinin de sigarayı bırakmasına ve sağlıklı yaşam yürüyüşüne başlamasına da sebep olmuş... Engelli dağcı yaptıkları ve söyledikleriyle çok güzel mesajlar veriyor. Bize azmin önemini gösteriyor. Onun başarısıyla bir kez daha görüyoruz ki insan bir şeyi çok isterse engeller kalkıyor.

Felçli olarak yürümek hatta bazen bir basamak bile çıkmak oldukça zordur bunu biliyoruz. Bunda bile zorlanan bir kişi için bir dağa tırmanmak, hem de dağın zirvesine çıkmak gerçekten büyük bir başarı değil de nedir? Dağcılık en zor sporlardan biridir. Bacakları sağlam olan kimseler için bile dağa tırmanmak zor bir sporken, onun koltuk değneği ile dağa tırmanması engelli, engelsiz herkese bir ibret olmalı...


ALİYE YÜCEL

11 Mayıs 2014 Pazar

CEZANIN BÖYLESİ


Melo'ya verilmesi düşünülen ceza sayesinde çok ilginç bir gerçeği öğrendim. Felipe Melo, Galatasaray - Fenerbahçe derbisinde yaptığı hareketler nedeniyle Türkiye Futbol Federasyonu Hukuk Kurulu tarafından Etik Kurulu'na sevk edilmişti. Medya, Melo'nun ceza alacağı haberlerine çok yer verdi. Kurulun böyle cezaya yetkisi var mı? Melo ceza alır mı? Bunu bilemem. Ama beni Etik Kurulu'nun Melo'nun alması gereken ceza ile ilgili ifadesindeki bir ibare dikkatimi çekti, çok şaşırdım.

Etik Kurulu'nun yaptırımlarıyla ilgili maddede (Madde 22 - Yaptırımlar 2) "Kurul, ihlalin niteliğine göre, uyarma, kınama, huzurda kınama, yazılı ya da görsel medya aracılığı ile kınama veya ihlalin toplumdaki olumsuz etkilerini gidermeye yönelik olarak kişinin konferans vermesi veya engelli sporcularla ilgili organizasyonlara katılması gibi sportif ve eğitici yaptırımlara karar verebilir." ifadeleri yer alıyor.

Okuyanlar, "Şimdi ne var bunda?" diyebilirler... Şöyle bir cümle var: "... veya engelli sporcularla ilgili organizasyonlara katılması gibi..." Birinin suç işlediğini düşünüyorsunuz, tamam... Sportmenliğe aykırı bir davranışta bulunmakta suçtur, tamam... Suç cezasız kalmamalı, buna da tamam... Peki cezalardan biri de ne? Engelli sporcularla ilgili organizasyonlara katılmak... Ne garip değil mi? Cezaya bak!


Etik Kurulu'nun bu maddesinden anladığımıza göre engellilerle olmak ceza gibi görülmüş... Suç nedir? Ceza nedir? Dil çıkarma yüzünden engelli sporcularla ilgili organizasyonlara katılacaksın! Bu nasıl bir düşünce tarzıdır? Nasıl bir zihniyet tarafından hazırlanmışsa artık... Etik bir ceza! Ahlak dersi! Melo, bu cezaya dil çıkarmış olmasın?

Bu konuyla ilgili yapılan bazı haberlerde de Melo'ya maç oynamaması yönünde bir ceza verilemeyeceği, bunun yerine "derslik" bir ceza alacağı yazıyordu. Derse bakar mısınız? Suçlusun! Engellilerle ol da aklın başına gelsin! Çok saçma değil mi? Engelliye nasıl bakılıyor... Engelliyle bir arada olmak bir ceza... Ayrımcılığı görüyor musunuz?

Bu durumun bir de şu yönü var. Bir engelli, kendisinin yanında olmasından mutlu olacağı bir kişiyi (sporcu, sanatçı vs.);  sadece ceza aldığı için yanında olduğunu bilirse, bu kime ceza olur? Engellileri küçük düşüren ve rencide edenleri bu düşüncelerden ne zaman kurtulacağız? Bu ne kadar utanç verici bir yaptırım. Bu yaptırım gözden geçirilmeli ve mutlaka, ama mutlaka değiştirilmeli...

Bir yandan engellinin ayrımcılık görmemesi, olumsuz sunulmaması için uğraşılsın… Engelliye farklı bakmamak gerektiğini anlatılsın. Bunun mücadelesi verilsin… Ama böyle bir yaptırım olsun. İnsan inanamıyor. Şaka gibi... Bunu kimler hazırladı acaba? Hazırlayanlara sormak isterdim. Hiç engelli birini tanımışlar mı? Engelli ile olmak ceza mıdır? Kim bilebilir? Belki de mükafattır!


ALİYE YÜCEL


 



9 Mart 2014 Pazar

BİR KURULUŞ HİKAYESİ


Engelliler ve engellilik adına yapılan her türlü çabayı çok önemsiyorum. Hele de bunu engelsiz biri yaparsa... Murat Kaya, Çukurova Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu 3. sınıf öğrencisi... Adana'da yaşıyor ve engeli yok... Adana Ampute Engelliler Spor Kulübü kurucusu ve antrenörü... Bilmeyenler için Ampute Futbol (Engelli Futbolu); bacaklarından biri olmayan sporcuların koltuk değneği (kanadyen) kullanarak oynadığı bir engelli sporudur.

Murat'ta pek çocuk gibi futbola büyük ilgi duyuyormuş, yeteneği de olunca on yıl lisanslı futbol oyunculuğu yapmış... Bir gün Ampute Futbol Milli Takım kaptanının röportajını okumuş ve çok etkilenmiş... Her zaman farklı bir şeyler yapmak istediği için "Acaba ben de bir ampute futbol takımı kurabilir miyim?" diye düşünmüş...  Önce Adana'da Ampute Futbol Takımı var mı yok mu diye bir araştırmaya başlamış... Bazı kurma girişimleri olsa da hiç kimse Ampute Futbol Takımı kurmayı başaramamış... Murat, bunu öğrenince hemen kurma girişimlerine başlamış...

Çevresindeki herkes ona bunun çok zor olacağını, kurmayı başaramayacağını söylemiş... Ancak bu sözler onu daha da kamçılamış... O zoru başarmak istemiş ve ne pahasına olursa olsun bu takımı kurmaya karar vermiş... Kurma kararıyla birlikte inanılmaz zorluklar yaşamaya da başlamış... Önce bir dernek kurmak gerektiği için bununla uğraşıp, bir dernek kurmuş... Üniversitedeki iki arkadaşı da ona yardım etmiş ve burs paralarını bile takımı kurmak için harcamışlar... Adana Büyükşehir Belediyesi malzeme konusunda onlara yardımcı olmuş...


Tahmin ediyoruz ki kulübü kurmak yetmiyor. Onlara oynayacakları bir saha lazım... Oynayacakları sahayı da Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'ne defalarca giderek, zar zor ayarlamışlar... Saha verilmiş, ancak bu kez Ampute Futbol ölçülerine uygun sahayı çizmemişler, çizmek istememişler... Murat, bantla sahanın sınırlarını kendisi belirlemiş... Önce Vali Yardımcısı ile görüşmüşler, sonra yerel bir kanalda canlı yayında seslerini duyurunca, sahayı çizmeye gelmişler... Ancak Ampute Futbol ölçülerine uygun bir sahaya ihtiyaçları var. 

Adana Ampute Engelliler Spor Kulübü'nün kurulma aşaması çok büyük zorluklar ve maddi sıkıntılara sahne olmuş... Bu kuruluş hikayesi çok yeni, Adana Ampute Engelliler Spor Kulübü Eylül 2013'te kurulmuş...  Ampute Futbol 1. Lig Kırmızı Grup'ta mücadele ediyorlar. Kulübün biri gazi, 15 lisanslı futbolcusu var. Adana'yı temsil eden ilk Ampute Futbol Takımına uygun olanların başvurularını bekliyorlar...

Kulübün kurucusu ve antrenörü Murat Kaya'nın, "Engelsiz Spor Tesisleri" adı altında bir çok engelli branşları içine alan ve engelli olmayanlarında kullanabileceği bir tesis hayali var... Murat'ın bana gönderdiği mailde buraya yazamadığım pek çok engelle karşılaştığı halde yılmaması, bu takımı kurma aşamasındaki her adımı beni çok etkiledi... Murat Kaya, bu kulübü kurmakla engellileri evden çıkarmış, onları spora yönlendirmiş ve rehabilite etmiş... Bu nedenle Murat'ın yaptıkları çok takdir edilecek bir çaba...  Adana Ampute Engelliler Spor Kulübü'nün pek çok başarılara imza atacaklarına inanıyor, hepsine başarılar diliyorum.

ALİYE YÜCEL



8 Eylül 2013 Pazar

2020 PARALİMPİK OYUNLARI DA TOKYO’DA


Bu yazımın başlığına “2020 Paralimpik Oyunları da İstanbul’da” yazmayı ne çok isterdim. Ama maalesef olmadı… 2020 Yaz Olimpiyatları ve 2020 Paralimpik Oyunları (Engelli Olimpiyatları) da Tokyo’da yapılacak… İstanbul kaybetti. İstanbul’la beraber binlerce engelli de kaybetti...

Paralimpik Oyunları, çeşitli engel gruplarından sporcuların katıldığı ve farklı sporların yapıldığı bir etkinlik… Paralimpik Oyunları Yaz ve Kış Oyunları olmak üzere olimpiyatların bitmesinden iki hafta sonra yine aynı ülkede yapılıyor. Yani 2020 Olimpiyatları’nı İstanbul kazansaydı, 2020 Paralimpik Oyunları ülkemizde yapılacaktı.

Bilindiği gibi; 2020 Yaz Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları için aday kentler İstanbul, Tokyo ve Madrid’ti… Dün akşam Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te yapılan oylamanın ilk turunda Tokyo 94 oydan 42’sini alarak finale kaldı. İstanbul ve Madrid ise 26’şar oyla eşit durumdaydı.

Finale kalacak diğer aday şehrin belirleneceği bir oylama daha yapıldı. O oylamada İstanbul 49, Madrid ise 45 oy aldı. O zaman biraz ümitlendik. Acaba İstanbul alacak mı? diye… Ancak finalde Tokyo 60, İstanbul ise 36 oy aldı. Böylece 2020 Yaz Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunları’na ev sahipliği yapacak ülke Japonya oldu.


Türkiye’nin de, Japonya’nın da tanıtım filmlerini izledim. Hakkını vermek lazım, Tokyo’nun tanıtım filmini daha çok beğendim. Farklı spor ve engel grubundan engelli sporcuların gösterilmesi beni çok etkiledi. Bu sunum bile olimpiyatları hak ediyordu. Tanıtım film deyip geçmeyelim. Beni etkiledi… Komiteyi de etkilemiştir mutlaka…

Tokyo’nun tanıtım filminde Olimpiyatlar’dan hemen sonra düzenlenecek Paralimpik Oyunları için engelli sporcular da yer alırken, bizdeki tanıtımda bir tek engelli bile yoktu. Oysa geçtiğimiz yıl yapılan Londra 2012 Paralimpik Yaz Oyunları’na ülkemiz 67 sporcu ile 10 branşta katılmış ve çok önemli başarılar elde etmişti…

Kendi adıma ve tüm engelliler adına 2020 Olimpiyatları’na İstanbul’un ev sahipliği yapmasını çok isterdim. Çünkü o zaman bu konuda ciddi düzenlemeler ve çalışmalar yapılacak, böylece engellilerin hayatı çok kolaylaşacaktı. İstanbul için tüm engeller kalkmış olacaktı…

İstanbul’da yaşayan binlerce engelliyi yok sayıp, “Olimpiyatlar için İstanbul’u engellilere göre düzenleyeceğiz…” demek çok yanlış… Olimpiyatlar olmasa engelliler için bir şey yapılmayacak mı? Bunun için yıllar sonrasına, 2020 yılına umut bağlamak ve olimpiyatları beklemek çok acıydı… Ama ne yapalım buna da razıydık… O da olmadı…


ALİYE YÜCEL