> Engeloji : Engelli Farkındalığı

Translate

Engelli Farkındalığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Engelli Farkındalığı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2025 Cuma

DOWN SENDROMU FARKINDALIK GÜNÜ



Bugün, 21 Mart Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü...

Down sendromu, bir kişinin 21. kromozomunun fazladan bir kopyasına sahip olduğu bir durumdur. Kromozomlar, vücudun hücrelerindeki küçük gen "paketleridir" ve vücudun nasıl şekilleneceğini ve işleyeceğini belirler. Bebekler büyürken, fazladan kromozom vücutlarının ve beyinlerinin nasıl geliştiğini değiştirir.

Down sendromunun birkaç yaygın fiziksel özelliği düşük kas tonu, küçük boy, gözlerin yukarı doğru eğimli olması ve avuç içinin ortasında tek bir derin kırışıklık gibi bir çok belirtisi vardır. Ancak Down sendromlu her kişi benzersiz bir bireydir ve bu özelliklere farklı derecelerde sahip olabilir veya hiç sahip olmayabilir.



19. yüzyılın sonlarında İngiliz doktor John Langdon Down, Down sendromlu bir kişinin doğru tanımını yapmıştır. Böylece Down sendromu adını John Langdon Haydon Down'dan almıştır.
  
Birleşmiş Milletler 2011 yılında 21 Mart tarihini resmi Dünya Down Sendromu Günü olarak kabul etmiştir. 21 Mart olmasının bir özel sebebi vardır. 21. kromozomlarının 2 yerine 3 tane olması takvimlerde 21 ve 3 rakamını gösteriyor. Bu da 21 Mart tarihini veriyor.

ALİYE YÜCEL

17 Şubat 2025 Pazartesi

VÜCUDUM MÜKEMMEL OLMALI



Ancak mükemmel olursam beğenilirim!

İnsanların çoğunun aklında yanlış bir algı var. Ancak mükemmel bir vücuda sahip olursam kabul görürüm. Aksi taktirde beni beğenmezler. 

İşte bu çok yanlış.... Oysa engelli bir bedenle de mutlu olabilirsin. Bunun bir çok örneğini gördüm, biliyorum.

Hiç bir bedensel kusuru olmadığı ve vücudu güzel olduğu halde; boyunun biraz kısalığını ya da burnunu dert edinip, mutsuz olan kişiler var. Çevrenizden bilirsiniz. 
 
Anlıyoruz ki bu, nasıl göründüğünden çok, ne hissettiğinle ve kendini nasıl kabul ettiğinle ilgili... Başka açıklaması yok.

ALİYE YÜCEL

2 Ocak 2025 Perşembe

ENGELLİ OLMAK


Biliyoruz ki engellilerin çoğu, engelliliği kim olduklarının ayrılmaz bir parçası olarak görürler! Bu bazılarına şaşırtıcı gelse de bu böyledir.
 
Bu nedenle, engellileri kurban olarak algılayan mağdur bir dil kullanmak çok yanlıştır. 

İşte kaçınılması gereken ifadelerden bir kaç örnek:
"Ne zor bir hayatı var..."
"Tekerlekli sandalyeye mahkum..." 
"Yaramazlık yapma abla / ağabey gibi olursun..."
"Vah vah! Çok yazık..."
"Engelli olmasa güzel / yakışıklı olurmuş..." gibi...


Aslında engellilerin üstesinden gelmesi gereken şey engellilikleri değil. Engelli bir kişi olmanın getirdiği olumsuz tutumlar ve klişelerdir. İnanın bu engelliler için çok daha can sıkıcı ve yorucudur.

Engellilerin mutluluğuna şaşırmamalı ve yadırgamamalıyız! Engellilerin neşesini, özgürlüğünü ve bağımsız yaşama çabasını normalleştirmeliyiz.

Unutmayın! Engelliler hasta ya da mutsuz değildir.


ALİYE YÜCEL


11 Aralık 2024 Çarşamba

ENGELOJİ'DEN SONRA...


Gemini'ye Engeloji'yi sormuştum. Bu kez de Aliye Yücel'i sordum. Bakın neler yazdı:

Aliye Yücel hakkında merak ettiğiniz ne var? 

Kitapyurdu'nda Aliye Yücel: 

Engeloji adlı kitabıyla engellilik konusunda farkındalık yaratmayı amaçlıyor. 

Kişisel blogunda engellilik üzerine yazılar yazıyor. 

Aliye Yücel kimdir?
 
Bursa'da doğdu ve çocuk felci geçirdi.
 
Engellilerin sesi olmak için yazıyor ve çeşitli projelerde yer alıyor.  

"Engeloji" kitabında engellilikle ilgili yanlış bilinenleri düzeltiyor. 

Daha fazla bilgi için: 

Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/yazar/aliye-yucel/175747.html 

Engeloji kitabı: https://www.kitapyurdu.com/kitap/engeloji/351348.html 

Başka sorularınız varsa lütfen çekinmeyin. 

Aliye Yücel'in diğer kitapları var mı? 

Engeloji kitabı hakkında daha fazla bilgi alabilir miyim? 

Aliye Yücel'in hayat hikayesi hakkında bilgi verir misiniz?
 
Bu konuda size nasıl yardımcı olabilirim?

..........

İşte böyle... 

"Aliye Yücel'in diğer kitapları var mı?" sorusunu cevaplayayım. İnşallah olacak...

ALİYE YÜCEL


8 Kasım 2024 Cuma

ENGELOJİ MARKA YENİLEME


İsim hakları tarafıma olan "Engeloji' 10 yılını doldurdu. Bu nedenle yenilendi.

Engeloji'yi bulduğum an "İşte bu..." dedim. Engeli ve engelliyi doğru anlamak bir bilimdi! Engeloji de bunu anlatıyordu. Yani "Engeloji" Türkçeye ilk defa girmiş oldu.

Sonra marka tescilini aldım. Bu yıl da 10 yılını doldurduğu için yenilendi. 

ALİYE YÜCEL 

10 Ekim 2024 Perşembe

BLOGUM 13 YAŞINDA

 

Blogum 13 yaşında... 2011 yılı Ekim ayında blogumu açmış ve yazmaya başlamıştım. 3, 5, 10 derken yazmaya başlayalı tam 13 yıl oldu. 

"Engelli Hikayeleri" diyerek başladığım ve engelli farkındalığına dair yazılar yazdığım bloguma daha sonra kitabımın adını verdim. "Engeloji" oldu. Engeloji, yani engeli ve engelliyi doğru anlama bilimi... İsminin böyle etkili olacağını tahmin edemezdim. Ancak Engeloji oldukça etkili bir isim oldu. İsim annesi olarak bundan çok mutluyum.


Engeloji, temasal bir blog. Sadece engelli ve engellilik hakkında yazıyorum. Engelli  farkındalığı meydana getirmek istiyorum. Blogumu en çok engeli olmayanların okumasını istiyorum. Okuyup anlasınlar, nasıl engellediklerini görsünler istiyorum. Birgün biri okur ve engellileri yanlış tanıdığını anlar diye yazıyorum. Engelliliğin yanlış bilinmesi, engellilerin yanlış tanınması beni bu konuda yazmaya zorluyor.

Engellilik ve engellilik ile ile ilgili konular hiç bitmiyor. Ben de yapabildiğim sürece yazacağım galiba... Okuyan, takip eden, beğenen, teşvik eden herkese çok teşekkür ediyorum.

ALİYE YÜCEL

6 Ekim 2024 Pazar

DÜNYA SEREBRAL PALSİ GÜNÜ



6 Ekim, Dünya Serebral Palsi Günü, serebral palsili (beyin felci) bireylerin toplum içinde herkes gibi aynı hak ve fırsatlara sahip olduğuna dikkat çeken bir sosyal hareket ve farkındalık günüdür. 

Serebral palsi, bir kişinin hareket yeteneğini etkileyen bir grup bozukluğu ifade eden genel bir terim olan fiziksel bir engelliliktir.

Serebral palsinin tek bir nedeni yoktur , ancak prematüre doğum ve felç en önemli nedenlerden ikisidir.

Serebral palsi insanların:
%75'i kronik ağrı çeker.
%33'ü yürüyemez,
%33'ünde kalça çıkığı vardır,
%25'i sözlü iletişim kuramaz ve 
%6'sı tüple beslenir.


Beyin felci olan kişilerde sıklıkla eş zamanlı rahatsızlıklar da görülür.
%50'sinde zihinsel engellilik,
%25'i epilepsi hastası,
%25'inde davranış bozukluğu,
%20'sinde uyku bozukluğu,
%10'unda görme bozukluğu,%7'si otizmli,
%5'inde işitme kaybı olur.

Serebral palsi, duruşu, dengeyi ve hareket etme yeteneğini etkiler. Ayrıca bazen kişinin iletişim kurma, yeme ve uyuma yeteneklerini de etkileyebilir.

Serebral Palsi, kaba motor fonksiyon, el becerisi ve iletişim gibi çeşitli şiddet seviyelerine göre sınıflandırılabilir.

Serebral  Palsi'nin simgesi yeşil renktir. Filizlenme, hayat ve yaşamın yenilenmesi anlamına gelen “yeşil” renk aynı zamanda serebral palsinin sembolüdür. 

Serebral palsi, en sık rastlanan, buna karşın en az anlaşılan engellilik durumudur. Dünya genelinde 17 milyon serebral palsili olduğu bilinmekte, Türkiye’de ise her yıl 6 binden fazla bebeğe serebral palsi tanısı konulmaktadır.

Ülkemizde ve tüm dünyada her yıl 6 Ekim günü, serebral palsili çocuklara dikkat çekmek ve farkındalık meydana getirmek amacıyla yeşil renkle simgeleştirilen etkinlikler yapılıyor. 

ALİYE YÜCEL 

4 Eylül 2024 Çarşamba

İŞTE BU

 


Hindistan'da Yüksek Mahkeme, engelli insanları aşağılayıcı şekilde tasvir ettiği gerekçesiyle "Aankh Micholi" filmini yasakladı.  

06 Ekim 2023'te Nipun Malhotra, filmin engelli kişilere yönelik aşağılayıcı ve ayrımcı ifadeler içerdiğini ileri sürerek Hindistan Yüksek Mahkemesi'ne dava açtı. Malhotra, fragmanda ve filmde belirli tıbbi durumların yanlış tanıtıldığı ve engelli olan karakterler için aşağılayıcı terimlerin kullanıldığı örnekleri vurguladı. 

Yüksek Mahkeme, engelli insanları aşağılayıcı şekilde tasvir ettiği gerekçesiyle filmin yasaklanması talebini görüştü ve 8 Temmuz 2024'te itirazı kabul etti. 

Mahkeme çığır açan kararla, filmler ve belgeseller de dahil olmak üzere görsel medyada engelli kişilere yönelik stereotipleştirme ve ayrımcılığı önlemek için kapsamlı yönergeler belirledi.

Yüksek Mahkeme'nin çerçevesi, engelli kişilerin onuru ve kimliği üzerindeki derin etkilerini kabul ederek damgalama ve ayrımcılığın önlenmesine odaklanıyor. Yönergeler arasında, olumsuz benlik imajına katkıda bulundukları ve ayrımcı tutumları sürdürdükleri için "sakat" ve "spastik" gibi kurumsal ayrımcılığı besleyen kelimelerden kaçınma çağrısı da yer alıyor.

Hindistan Baş Yargıcı DY Chandrachud başkanlığındaki heyet, görsel medyada ve filmlerde farklı yeteneklere sahip kişilerin klişeleştirilmesinin sona ermesi gerektiğini ve yapımcılardan engelliler ve engellilikle alay etmek yerine onları doğru bir şekilde temsil etmelerini istedi. 

Engeli bireyselleştiren ve engelliliğe yol açan sosyal engelleri göz ardı eden dilden, örneğin "etkilenen", "acı çeken" ve "kurban" gibi kelimelerden kaçınılması gerektiğini söyledi. Mahkeme ayrıca yapımcılardan "bizim hakkımızda hiçbir şey, biz olmadan" ilkesini uygulamalarını ve görsel medya içeriğinin oluşturulması ve değerlendirilmesinde engelli kişileri dahil etmelerini istedi.

Bu haberi okuyunca ve yapımcılardan istenilenleri görünce "işte bu" dedim. Engellileri; aşağılayıcı, alaycı ve ayırıcı şekilde gösteren her şey ile mücadele etmek gerekiyor. Hangi alanda olursa olsun. Bu kesin...

Kaynak: https://www.thehindu.com/

ALİYE YÜCEL

18 Mayıs 2024 Cumartesi

KUTLANMAZ



Bir Engelliler Haftası daha bitti. (10 - 16 Mayıs) 

Bu hafta için yine "kutlama" kelimesi kullanıldı. Yanlış olan bir şey var ki bu hafta kutlanmak için değildir. Bu hafta engelli sorunlarını ele almak içindir. 

Bu nedenle bu hafta yapılması gereken en önemli  etkinlik engelli farkındalığının oluşturulması için çaba harcamak olmalıydı. 

Bu hafta Engelli Farkındalığı Haftası olmalıdır.

ALİYE YÜCEL 

2 Mayıs 2024 Perşembe

BU BAKIŞ DEĞİŞMELİ


İnsanlar maalesef engelliler hakkında farklı varsayımlarda bulunuyorlar. Engelliler bunu iyi bilir. Bunu sadece yabancılar değil. En yakınımızdakiler de yapabilir.

Bize bakarak ne yapıp  yapamayacağımız  konusunda karar verebilirler. Hatta ne yapmamız ve yapmamamız gerektiğini bile. Bu engelliler için çok can sıkıcıdır. Aynı zaman da traji komik...

İnsanların engellilerden beklediği belirli şeyler vardır. Bunun dışına çıkamazsınız, çıkarmazlar. 

Engelli insanlar sanki başkalarından tamamen farklı ihtiyaç ve isteklere sahipmiş gibi davranırlar. 

Birçok insan, engelli insanlarla nasıl etkileşim kuracağını da bilmez. Diğer herkesle aynıymış gibi davranmaz.

Genellikle insanlar için engelliler zavallı ve muhtaç anlamına geliyor. Acıma ya da ilham nesnesi olması bekleniyor.

Başkalarının onlara baktığında, bir insan değil de  bir engelli görmesi garip değil mi?

ALİYE YÜCEL 

19 Mart 2024 Salı

TALLULAH WİLLİS OTİZMLİ



Ünlü sinema yıldızları Bruce Willis ve Demi Moore'un kızlar kızı Tallulah'a otizm teşhisi konulduğu haberlerine rastladım. Kim, nasıl, ne şekilde engelli hale gelir bilinmiyor.

30 yaşındaki Tallulah Willis sosyal medya hesabında babasıyla birlikte olduğu bir videosunu yayınlıyor ve ardından kendisine otizm teşhisi konulduğunu açıklıyor. 

Instagram'dan açıklama yapan Willis "Sanırım teşhisim hakkında ilk kez açıkça konuşuyorum. Geçtiğimiz yaz öğrendim ve hayatımı tamamen değiştirdi..." diyor.



Tallulah Willis, daha önce anoreksiya nervoza ve depresyonla mücadelesi hakkında açıklamalar yapmış.
 
Onun  "Otizmliyim..." açıklaması ilginç geldi. Demek ki bu durumunun farkında... Tallulah, bu konu da neler yaşadı bilemeyiz. Ancak 30 yaşına kadar hastalığına bir teşhis konmamış... Oysa ki otizmli kişilerde erken teşhis çok önemli...

Kim bilir bu durumda olan ne çok insan vardır. Bilmeden yaşıyorlar. Otizm konusunda daha fazla farkındalık çalışmaları yapılması gerekiyor. 

ALİYE YÜCEL 


4 Mart 2024 Pazartesi

CANNES ÖDÜLÜ ENGELLİ ROLÜNE

Kuru Otlar Üstüne filmini Merve Dizdar, Cannes'da En İyi Kadın Oyuncu olduğu için merak ediyor ve seyretmek istiyordum. Süresine bakınca (197 dakika) vazgeçecektim. Ama merakım ağır bastı. 

İyi ki de öyle olmuş... Bir de ne göreyim? Filmde bir engelli hikayesi var! Merve Dizdar yani Nuray, patlama sonucu bir bacağı ampute olan biri... Spoiler vermek istemiyorum. Ama bunu yazmadan da edemedim. Bu arada Merve Dizdar, 76. Cannes Film Festivali'nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü bir engelli rolüyle almış biliyor muyduk? Bunu yazan oldu mu? Yok...

Film, usta yönetmen Nuri Bilge Ceylan'ın... Filmin senaryosunu Nuri Bilge Ceylan, Ebru Ceylan ve Akın Aksu ile birlikte yazmışlar. Oyuncular ise; Deniz Celiloğlu (Samet), Merve Dizdar (Nuray), Musab Ekici (Kenan), Ece Bağcı (Sevim), Erdem Şenocak (Tolga), Yüksel Aksu (Vahit), Münir Can Cindoruk (Feyyaz), Onur Berk Arslanoğlu (Bekir), Yıldırım Gücük (Mustafa), Nail Cengiz Bozkurt (Emin).

Filmde toplumsal ve sosyal bir çok konu ele alınmış. Bunlarla ilgili bir çok yazı kaleme alınmıştır. Ben her zamanki gibi engelli ve engelli farkındalığı yönünden ele aldım. Nuray (Merve Dizdar), engelli biri; engelli bir öğretmen, engelli bir kadın olarak karşımızda... 

Engellilikle ilgili öyle etkili cümleler var ki, film yeni seyretmeyen çoktur diye yazmamalıyım diye düşündüm. Ama hepsini buraya yazmak isterdim. Seyretmeyecek olanlar okusun diye. 

Bir engelli olarak duygularını ve düşünceleri çok iyi anladım. Aynı durumu yaşayanlar aynı duygu ve düşüncelere sahip oluyor. Bazılarının altına imzamı atarım. 

Engelli kadın ve engelsiz erkek ilişkisi de ilginç bir biçimde anlatılıyor. Ne açıdan baktıkları gözler önüne seriliyor. Engellilerin filmlerde olumlu, daha doğrusu normal sunumu beni sevindiriyor. Bir farkındalık ortaya konuluyor. Böylece engelliye bakış yavaş yavaş değişir diye umuyorum. 

ALİYE YÜCEL

3 Aralık 2023 Pazar

11 Ekim 2023 Çarşamba

BLOGUM 12 YAŞINDA


Bloguma 12 yıl önce 11 Ekim tarihinde yazmaya başlamıştım. Bu nedenle yazımı her yıl olduğu gibi bloguma ayırdım. Başlarken bu kadar yıl yazacağımı düşünmemiştim. Canımı annemi kaybettiğim yıl hariç her hafta mutlaka bir post koydum.

Her yıl aynı şeyleri yazmak istemiyorum. Engelli, engellilik, engelli farkındalığı ile ilgili yazmaya devam etmek istiyorum. Okuyan herkese çok teşekkür ediyorum.

ALİYE YÜCEL



 

3 Ekim 2023 Salı

LÜTFEN! "DO NOT DISTURB"


Cem Yılmaz'ın yeni filmi Netflix'te yayınlandı. "Do Not Disturb" filmini izlemeyi düşünüyordum. Ama filmde bir engelli hikayesi olduğunu da duyunca hemen izledim. Engelli hikayesi derken sadece aksayan (topallayan) bir genç kız var aslında... Ama bu karakterle bile çok şey anlatılmış. Algıda seçicilik, Suhal'in olduğu sahneleri merakla bekledim ve ilgiyle izledim. 

"Do Not Disturb",  Karakomik Filmler'den Ayzek karakterinin  başrolde olduğu bir film. Karakomik Filmler'deki karakterlerden en çok Ayzek'i sevmiştim. 

Filmin oyuncu kadrosunda: Cem Yılmaz, Ahsen Eroğlu, Nilperi Şahinkaya, Zafer Algöz, Celal Kadri Kınoğlu, Bülent Şakrak, Özge Özberk yer alıyor.

Filmin konusu kısaca şöyle: Ayzek, annesinin kendisini evlendirmek istediği Suhal’in çalıştığı otelde iş buluyor. Böylece aynı otelde çamaşırcı olan Suhal, edebiyat profesörü Bahtiyar, hapishaneden pandemi nedeniyle çıkan Davut’la olan macerası da başlıyor.

Filmde birbirinden farklı toplumsal mesajlar veriliyor. Psikolojik ve sosyolojik tespitleri oldukça fazla bir film. Entelektüel kesimler, yaşam koçları, sosyal medya psikologları ve bunların takipçilerinin durumlarından kesitler var. Engelli ve engellilik adına tespitler olduğunu düşündüğün için kaçırırım korkusuyla dikkatle izlemeye çalıştım.


Suhal, bir bacağı topal olduğu için Ayzek’e uygun görülmüş annesi tarafından... Genç kızı yürürken görmediği için çok güzel bulunca "Ben ona layık değilim" diyor. Ama topalladığını görünce işler değişiyor! Aslında ailesinin Suhal'i kendisine yakıştırmasından dolayı mutlu olan, kendi değeri ve Suhal' in güzelliğiyle orantı kuran Ayzek, Suhal'in aksadığını gördüğündeki şaşkınlığı, hayal kırıklığı ve üzüntüsü kendisi içindi galiba...

Ayzek, Davut'a (Bülent Şakrak) kızla olan durumunu anlattığında o da "Sevaptır evlen..." diyor. Engelliye bakış bu işte. Engelli biriyle evlenmenin sevap olduğunu düşünenler var maalesef...

Bence önemli bir farkındalık sahnesi de Ayzek'in kızı yine ona anlattığı sahnede Suhal'e "İki ayağın üzerinde (!) durmaya çalışıyorsun..." diyerek baltayı taşa vurmasıydı. Bu sahnedeki tepkisine rağmen Suhal'ın kompleksli olduğunu düşünmedim. 

Suhal beğendiğim bir karakter oldu. O; resim çizen, yetenek sınavlarına hazırlanan, kendine güvenen, kendi dünyasını yaratmış ve idealleri olan bir genç kız. Etrafındaki olaylara kayıtsız kalmıyor. Suhal de Ayzek gibi birbirlerine uygun olmadığının farkında.

Cem Yılmaz filminde kaybedenleri ele alarak farkındalık meydana getirmek istemiş. Suhal de bunlardan biri... Filmi izledikten sonra keşke her engellinin yanında bir "Do Not Disturb" yazısı bulunsa da bazı ortamlarda boynuna taksa diye düşündüm.

ALİYE YÜCEL


6 Eylül 2023 Çarşamba

1 Ağustos 2023 Salı

HI, BARBIE! HI, KEN!



Barbie akımı son günlerde hızla yayıldı. Herkes Barbie ile ilgili çeşitli paylaşımlar yapıyor. 

Ben de buna kayıtsız kalamadım. Barbie'nin tekerlekli sandalyedeki arkadaşını paylaştım. 

Barbie'nin tekerlekli sandalyedeki arkadaşı Becky ile ilgili daha önce yazmıştım. Bu bebeği gören ve alışan çocukların bundan sonra engelli birini yadırgamayacağını belirtmiştim. 


Bu arada paylaşım için fotoğraf ararken tekerlekli sandalyedeki Ken'e de rast geldim. Yani tekerlekli sandalyedeki bebeğin erkek versiyonu da var. 

Psikologlar “Bu bebeklerin çocukların zararına olduğunu... Bu eğilimin, gençlerin ve yetişkinlerin sosyal medyada kusursuz ve mükemmel bedenlere olan özlem ve takıntısını artırabilir...” olduğunu söyleseler de bir de böyle engelli bebekler var. 

Belki de bu tekerlekli sandalyedeki bebekler engelli farkındalığını arttırabilir. Ne dersiniz?

ALİYE YÜCEL 

8 Mayıs 2023 Pazartesi

NE DERSİNİZ?


Engeli olmayan biri iseniz, dünyanın engelli insanlar için erişilemez olduğu her şeyi  düşünmemiş olabilirsiniz. 

Tekerlekli sandalye kullananlar için rampa veya asansör eksikliği) gibi yada gormeyenler icin Braille yazı, işitme engelliler için aydinlatma gibi bilinenlerden bahsetmiyorum.

Engelli insanların günlük yaşamlarını sürdürmeleri için bilinmeyen birçok engel vardır. 

10 - 16 Mayıs Engelliler Haftası'nda bunların neler olabileceğini bir düşünelim.

Bu engelleri farkedip, her birlikte kaldıralım. Ne dersiniz?

ALİYE YÜCEL 

1 Mayıs 2023 Pazartesi

YENİ ENGELLİ OLANLARA

Rast gelip de okurlar mı bilmem. Okusalar da bu ne diyor böyle deyip burun mu kıvırırlar onu da bilemem. Ahkam kesmiş diyenler de olacaktır. Ama özellikle son depremde yeni engelli olan için bir şeyler yazmak istiyorum.

Yaşadığınız korku, üzüntü, çaresizlik gibi bir çok olumsuz duygu arasında bir de engelli oldunuz!

Bunu kabullenmekten başka bir çareniz yok. Bu olumsuz bir cümle gibi görülse de bunu kabullenmek en önemli adım. Artık bundan böyle bununla yaşayacağınızı bilmeniz ve kabul etmeniz ilk adımınız olacak ki, bundan güç alıp yolunuza devam edeceksiniz.

Öncelikle neden ben? Niye ben? Neden oldu? gibi sorularla  hayıflanmayın. Kendinize asla acımayın. Bu ruh hali sizi olumsuz yönde etkiler. Mutsuz ettiği gibi doğru adımlar atmanızı da engeller.

Sakın içinize kapanmayın. Çevrenizdekilerle konuşun, yakınlarınıza açılın, bu sizi rahatlatacak aynı zamanda yüksek sesle düşüneceğiniz için yeni bir bakış açısı kazanacaksınız.

Unutmayın sorunlarınız her zaman olacak. Bunu sakın inkar etmeyin. Kabule geçin. Böylece doğru yönde ilerleme konusunda geç kalmayın. Doğru adımlar atın.

Engelliliğin verdiği bazı sınırlamalar insana  benzersiz bir bakış açısı sunuyor. Bunu hiç unutmayın. Yaşadıkça bunu görecek ne demek istediğimi daha iyi anlayacak ve bu bakış açısından bir çok konuda faydalanacaksınız.

Şunu bilin ki. Hayatta başarılı olabileceğiniz bir alan mutlaka vardır. Ama durumunuzu kabul etmek ve bu alanı  aramak ve bulmak sizin eliniz de... Bu alan ağlayıp, sızlanmak ve hayıflanmak ile bulunmayacaktır. Alanlar; bir spor dalı olur, farklı bir eğitim olur, bir el becerisi olur. 

Dünyadaki engellilerin bir çoğu,  hayatlarında ve işlerinde çok başarılı oldular. Beklentilerin de üstüne geçtiler. Siz de bunlardan biri olabilirsiniz. Bunu unutmayın. Neden olmasın?

ALİYE YÜCEL 


30 Ocak 2023 Pazartesi

NESİ EZİYET?


Bir gazete "Survivor'da engelli insana yarışma diye eziyet ediyorlar. Kim bu ahlaksızlığa dur diyecek?"  diye bir manşet atarak Survivor'da yarışan ampute yarışmacı Barış Telli'ye eziyet edildiğini ima etmiş.

Bunu da sosyal medyadaki kişilerin yorumu olarak ele almış. Ayrıca Gazeteci Orhan Uğuroğlu'nun yaptığı paylaşımı "Ampute bir yarışmacıyı Survivor'a alıp normal insanlarla yarıştırmak insanlık suçudur. Ampute Barış kardeşimiz yarışmadan alkışlarla uğurlanmalı. Acun Ilıcalı, istiyorsa sadece Ampute'lerin katılacağı yarışma yapmalı..." ifadesini de pekiştirmek için habere taşımış... 


Bu tespit ve yoruma katılmak mümkün değil. Barış, kendi istediği ile yarışmaya katılmış bir yarışmacı... Nereye geldiğini bilerek gelmiş. Oldukça da başarılı bir yarışma çıkarıyor. Bu neden eziyet olsun anlamak zor. Aslında böyle düşünen zihniyet engelliye asıl eziyeti yapıyor.

Sporcu geçmişi olmayanların bile katıldığı bir yarışmaya engelli bir sporcunun katılması niye eziyet olsun. O yarışabildikten sonra bu ayrımcılık niye? Anlaşılan hiç ampute futbol karşılaşması seyretmemişler. Seyretmiş olsalardı daha zorluk dolu karşılaşmaları göreceklerdi.

Böyle düşünmeyi bırakıp, Barış Telli’nin kazandığı bölümleri bir izlesinler. Orada engelli birini mi yoksa bir Survivor mi görecekler? Eğer engelli birini görüyorlarsa engellilere bakış açılarında bir yanlışlık olduğunu, büyük bir ön yargı içinde olduklarını bilsinler. 

ALİYE YÜCEL