> Engeloji

Translate

27 Ekim 2019 Pazar

"UMRE" ÖDÜLLÜ BİLGİ YARIŞMASI

Diyanet İşleri Başkanlığı görme ve işitme engelliler için ödülü umre olan bir bilgi yarışması düzenliyor. Bilgi yarışması için başvurular, 28 Ekim'e kadar il müftülüklerine yapılabilecek.

Diyanet İşleri Başkanlığı bu konu ile ilgili, "Başkanlık tarafından Kur'an kurslarında şu an eğitim gören veya önceki yıllarda eğitim görmüş işitme ve görme engelli öğrencilere yönelik "İşitme ve Görme Engelliler Arası Kur'an-ı Kerim ve Dini Bilgiler Yarışması" düzenlenecek" diye açıklama yaptı. 

Başkanlık bu yarışmanın amacını "Görme ve işitme engellilerin dini bilgilerini geliştirmek, Kur'an-ı Kerim'i okumaya teşvik etmek, inanç esasları ve Siyer-i Nebi konularında bilgilerini artırmak" olduğunu açıkladı.

Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı Kur'an kurslarında eğitim görmüş veya halihazırda bu kurslarda eğitime devam eden yüzde 55 ve üzeri işitme engelli ya da yüzde 61 ve üzeri görme engelli kursiyerler katılabilecek. 

Yarışmaya 12 yaşından büyük, Diyanet İşleri Başkanlığı personeli olmayan, önceki yıllarda düzenlenen yarışmaların herhangi birinde ödül kazanarak umreye gitmemiş engelliler girebilecek. 

Yarışma, 30-31 Ekim'de il müftülüklerince gerçekleştirilecek. Yarışma görme engelliler için; Kur'an-ı Kerim'i güzel okuma, ezber ve temel dini bilgiler,  işitme engelliler için ise Kur'an-ı Kerim okuma, ezber ve temel dini bilgiler alanlarında yarışacak. 

ALİYE  YÜCEL 

20 Ekim 2019 Pazar

SELMA BLAIR MS OLUNCA



"Amerikalı oyuncu Selma Blair'e Multiple Skleroz (yani kısa adıyla MS) teşhisi konuldu" haberini geçtiğimiz yaz öğrenmiştim. Ünlü oyuncu MS'e yakalandığını sosyal medya hesabından paylaşmış bu durumu haber olmuştu. Doksanlı yıllarda bir çok film ve dizilerde yer alan oyuncu, en çok "Bu Nasıl Sarışın" (Legally Blonde) filmi ile tanınıyor. Ancak o ülkemizde de verilen "Selma" ismi nedeniyle benim hatırımda...

1972 yılında doğan Selma Blair'in MS olduğunu öğrendiğimde röportajlarına ve söylediklerine baktım. Ünlü oyuncu hastalığı ile ilgili bazı belirtileri fark ediyor. Ancak önemsemiyor ve ciddiye almıyor. Daha sonrasında ise durumu kötüleşiyor. MS hastalığının çok çeşitli belirtileri oluyor. Bu belirtileri kişiden kişiye göre de değişiyor. Kişiler bazen bazı belirtileri önemsemiyor ve doktora da gitmiyor. Bu nedenle de çoğu zaman geç teşhis ediliyor. Selma Blair'in de öyle olmuş...

Multiple Skleroz; beyin ve omurilikteki sinir sisteminde meydana gelen bir bağışıklık sistemi hastalığı olduğu ve merkezi sistemini tahrip ettiği için beyinden sinirlere verilen mesajlar ya iletilemez ya da yanlış bölgeye gider. Böylece beyindeki; görme, yürüme, konuşma gibi çeşitli vücut fonksiyonlar kontrol edilemez hale gelir. İzlediğim videolarında oyuncuda da  titreme, denge bozukluğu ve konuşma bozukluğu var. Blair'in hastalığının ilerlediği görülüyor.


Doğuştan ve küçük yaşta engelli olmak ile sonradan engelli olmak arasında büyük fark var. Doğuştan ve küçük yaşta olunca bazı şeyleri bilmiyorsun ve yapabildiklerin sana yetebiliyor. Sonradan engelli olunca ise kolaylıkla yaptığın, yaparken üzerinde düşünmediğin şeyleri yapamaz oluyorsun. Bu durum; zorluk, üzüntü yanında şaşkınlık da meydana getiriyor. Selma Blair de öyle bir durumda... Durumuyla ilgili çok samimi açıklamalarda bulunuyor.

Selma Blair, doktor ilk teşhisi koyduğunda ağlıyor. Bunun panikten kaynaklanan değil de kontrolünü kaybedeceği bir vücudu olacağını bildiği için akıttığı göz yaşları olduğunu söylüyor. Bir röportajında "Ben devre dışıyım! Bazen düşüyorum. Elimdekileri düşürüyorum. Hafızam sisli... Sol tarafım bozuk bir takip cihazından yön soruyor! Ama yapıyorum... Gülüyorum ve tam olarak ne yapacağımı bilmiyorum. Ancak elimden geleni yapacağım..." diyerek durumunu ve yaşadığı zorlukları anlatıyor. 7 yaşında bir oğlu olan oyuncu, ailesi ve dostlarının desteği ile moral bulduğunu söylüyor.

Ünlü oyuncu, yürümekte zorlandığı için baston yardımıyla yürüyor. Oscar törenine de özel bastonuyla gidiyor. Blair, kendi gibi MS hastası olanlarla ilgili olarak "Kronik hastalıkları olanlardan ve MS hastalarından çok şey duydum. Korkuyorlar ve ne zaman daha kötüye gideceğini bilmiyorlar. Bu insanların tecrit olduğunu görüyorum..." diyor ve  MS teşhisi konulduğundan bu yana kronik hastalık ve MS hastalığını taşıyanların savunuculuğunu yapıyor. Eminim ki onun desteği bu hastalığı taşıyanlar için bir teselli ve umut oluyor.


ALİYE YÜCEL

13 Ekim 2019 Pazar

ENGELLİ DOSTU PROGRAMLAR



Radyo, Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından yapılan düzenlemeyle medya hizmet sağlayıcılarına 6 ay içinde engelli dostu programların yayın sürelerinin aylık yayın sürelerinin en az yüzde 10'una ulaştırma şartı getirildi. RTÜK'ün hazırladığı "Sağırların, İşitme ve Görme Engellilerin Yayın Hizmetlerine Erişiminin İyileştirilmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" Resmi Gazete'de geçtiğimiz hafta yayımlandı.

Yönetmelikte, engelli dostu programların yayın sürelerinin aylık yayın sürelerinin en az yüzde 10'una ulaştırma şartının dışında başka şartlarda bulunuyor. Medya hizmet sağlayıcıları haftada en az iki akşam kuşağı programını ve ana haber bültenlerinden birini işaret diliyle yayınlayacak. Ayrıca hava ve yol durumu, güncel piyasa, döviz ve skor durum ekranları da seslendirilecek.

Ana haber bültenleri hariç haftada en az iki akşam kuşağı programının engelli dostu program olarak yayınlanması zorunlu oldu. "Nereden bileceğiz?" derseniz. Engelli dostu programların yayınlanacakları gün ve saati ile alt yazı, işaret dili, sesli betimleme türlerinden hangisiyle yayınlanacağı yayın tarihinden en az bir gün önce kamuoyuna duyurulacak. Program tanıtımlarında da  çeviri türü bilgisi mutlaka bulunacak.


Medya hizmet sağlayıcıları, İfade ve haber alma özgürlüğünün sağlanması amacıyla ana haber bültenlerinden birini işaret dili ile yayınlayacaklar. Üstelik işaret dilinin yanı sıra ayrıntılı alt yazı ve sesli betimleme kullanılsa bile bu bültenler engelli dostu yayın oranlarının hesaplanmasında dikkate alınmayacak. Kamu spotlarında ayrıntılı alt yazı, işaret dili, sesli betimleme çeviri türlerinden en az biri bulunacak. Koruyucu sembol sisteminde kullanılan semboller de seslendirilecek.

Ayrıntılı alt yazı, işaret dili, sesli betimleme çeviri türlerinin üçünün birlikte ya da biri sesli betimleme olmak üzere iki çeviri türünün birlikte aynı engelli dostu programda kullanılırsa her bir çeviri türünün süresi ayrı ayrı değerlendirilecek. Yayın sürelerinin hesaplanmasında saat 02.00 ile 06.00 arasında yayınlanan engelli dostu programlar ise dikkate alınmayacak. TRT de üst kurula bildirdiği en az üç kanalında bu yönetmeliğe uygun yayın yapacak.
  
Engellilerin, hizmet almakta zorlandığı alanlardan biri medya hizmetleridir.  RTÜK tarafından "Sağırların, İşitme ve Görme Engellilerin Görsel, İşitsel Medya Hizmetlerine Erişiminin İyileştirilmesi Çalıştayı", 26 Aralık 2018 - 7 Ocak 2019 tarihleri arasında düzenlenmişti. Üç ayrı çalışma grubu tarafından yürütülen çalıştayın sonucunda engellilerin medya hizmetlerine erişimini iyileştireceği düşünülen ilkeler, uygulamalar ve talepler "Çalıştay Sonuç Bildirisi" olarak paylaşılmıştı. Çalıştayda görüşülen, konuşulan, ele alınan konuların ve eksik olan hizmetlerin hayata geçirilmesinin ilk adımı atıldı.  Bu yönetmelikle engelliler televizyon yayınlarına daha kolay erişebilecekler.


ALİYE YÜCEL  


6 Ekim 2019 Pazar

BLOGUM 8 YAŞINDA



2011 yılı Ekim ayında blogumu açmış ve yazmaya başlamıştım. Tam 8 yıl oldu. Yılda bir kere bir haftayı bloguma ayırıyorum. "Engelli Hikayeleri" diyerek başladığım ve engelli farkındalığına dair yazılar yazdığım bloguma daha sonra kitabımın adını verdim. Adı "Engeloji" oldu. Engeli ve engelliyi doğru anlama bilimi... Engelliliğin yanlış bilinmesi, engellilerin yanlış tanınması beni bu konuda yazmaya zorladı. Konularım belli; engelli, engellilik, engelli farkındalığı...

İki elim kanda olsa bile mutlaka her hafta yazmaya çalıştım. Ne olursa olsun mutlaka zaman ayırdım. Aksatmadan her hafta mutlaka bir yazı yayınladım. Bugüne kadar 400'ün üstünde post oldu. Günde 100 ile 800 kişi bloguma giriyor. Ayda 5 bin civarında görüntülenme oluyor. Bu da beni mutlu ediyor. Toplam sayfa görüntülenme sayısı da 410 bini geçti. Engelli ve engellilik hakkında araştırma yapanlar bloguma rast geliyorlar.

Gündemdeki bir konu, ilgimi çeken bir haber, seyrettiğim bir film, okuduğum bir kitap yazıma konu olabiliyor. Her hafta konu bulamamanın sıkıntısını, bulmanın sevincini, yayınladıktan sonraki rahatlamayı, beğenilmesinin sevincini ve ziyaretçi sayısının her geçen gün artmasının mutluluğunu yaşadım. Bloga başlarken yıllarca yazacağımı, beğenileceğini ve ciddi bir okuyucu kitlesine ulaşacağımı düşünmemiştim.



Yazılarım hakkında yapılan güzel yorumlar beni mutlu ediyor. "İlk defa engellilik ve engellilerle ilgili doğru kurulmuş cümleler okudum.Y azınız için teşekkür ediyorum...", "Yazınızı okudum. Çok etkileyici. Farkındalık oluşturan bir yazı...", "Arama yaparken blogunuza rastladım, çok beğendim...", gibi güzel ve olumlu eleştiriler alıyorum. Anlaşılmak güzel şey...

Engeloji, temasal bir blog... Engelliyi, engelliliği ve engelli farkındalığını anlatmaya çalışıyorum. Bu kadar düzenli bir şekilde; moda, kadın, kozmetik, alışveriş ve magazin gibi konularda yazsaydım. Daha çok okunacak, daha çok ilgi görecekti. Bu kesin... Ama asıl isteğim engelli  farkındalığı meydana getirmek.. Bunları yazarken birilerinin sesi olmak istiyorum.
 
8  yıl içinde bloguma giren, okuyan, öneren, takip eden, beğenen, paylaşan, eleştiren, yorum yazan, motive eden herkese çok teşekkür ediyorum. Engelli ve engellilik konularında anlatmak istediğim daha çok şeyin var olduğunu görüyorum. Bu nedenle bugünden sonra da yazmaya, bir şeyler paylaşmaya, engelli ve engelsiz herkese seslenmeye devam etmek istiyorum.

ALİYE YÜCEL                                       


29 Eylül 2019 Pazar

SAVANT SENDROMLU DAHİ RESSAM




Fox Tv'de yayınlanmaya başlayan "Mucize Doktor" dizisi otizm savant sendromlu ünlülere dikkat çekti. Otizm savant sendromlu kişiler dünyada çok az sayıda bulunuyor. Stephen Wiltshire de bu ünlülerden biri... Onun hikayesini yıllar önce öğrenmiştim. İstanbul'a gediğinde yazmak istemiştim. Ama olmadı. Şimdi otizm savant sendromu gündemde yer alınca bu sendromu taşıyan en ilginç yeteneğe sahip kişi olan Stephen Wiltshire'yi hatırladım.

Stephen Wiltshire, otizm savant sendromlu bir ressam... Sadece bir kez gördükten sonra bir manzarayı belleğine kaydedip, daha sonra çizebilme yeteneği ile tanınıyor. Fotoğrafik hafızasına kaydettiği bütün yapıları karakalem ile kusursuz bir şekilde çizebiliyor. Dünyanın gelmiş geçmiş en güçlü fotoğrafik hafızasına sahip olan kişi olarak gösteriliyor. Stephen Wiltshire, "Yaşayan kamera", "insan kamera", "dahi ressam", "dahi bellek" gibi çeşitli isimlerle anılıyor.

Stephen Wiltshire, 1974 yılında Londra'da doğmuştur. 3 yaşında iken ona otizm (savant sendromu) tanısı konulmuştur. Sessiz bir çocuk çocukluk geçirmiş, kendi dünyasında yaşamıştır. Dil gelişimi olmadığı için çevresindekilerle çizerek iletişim kurmuştur. 5 yaşında resim yapmaya başlamıştır. 8 yaşında iken şehir resimleri çizmiştir. Öğretmenleri konuşmaya teşvik için resimden uzaklaştırmaya zorlayınca ilk kez konuşmuş ve konuştuğu ilk kelime "kağıt" olmuştur. 9 yaşında konuşmaya başlamıştır.


Çizimlerinde usta bir perspektif ve farklı bir stili olduğu için bütün bunlar onun doğuştan bir kabiliyeti olduğunu göstermiştir. İngiltere'nin en başarılı çocuk sanatçısı ve kraliyet nişan ödüllerini almıştır. Çalışmaları dünya çapında duyulmuş, birçok televizyon programına konu olmuştur. Hakkında çeşitli kitaplar yazılmıştır. Londra'da kendi çalışmalarının bulunduğu bir galerisi vardır. İnanılmaz hafızası, olağanüstü resim yeteneği yanında bir de müzik yeteneği vardır.

Dahi Bellek, Londra'nın üzerinde bir helikopterle uçarak kuş bakışı resimlerini detaylı ve ölçekli olarak çizmiştir. Bu çizimde 12 tarihi yer ve 200 bina aslına uygun olarak çizilmiştir. Çizdiği bu çalışma tüm dünyada büyük ilgi gördü. Binlerce sanatsever bu eseri görmek için Londra'ya geldi. Londra'dan sonra Roma, Tokyo, Newyork gibi birçok şehri helikopter gezisinden sonra panoramik olarak tüm detaylarıyla her şeyi kağıda aktarmıştır. Wiltshire, 2014 yılında Palladium Tower'in açılışı için ülkemize de gelmiştir. İstanbul'un üzerinde 45 dakika boyunca helikopterle gezmiş ve İstanbul'u 5 günde, 4 metre uzunluğundaki dev bir tuvale detaylı olarak çizmiştir.

Dahi Ressam Stephen Wiltshire de dizide seyrettiğimiz Mucize Doktor gibi otizmli kişinin doğru bir eğitim verilince neler yapabileceğinin en güzel örneği... Bazen engellerin eksiklik değil de farklı bir yetenek ortaya çıkarabileceğini Stephen Wiltshire tanıyınca bir kez daha anlıyoruz. Bu arada insan, dünyada otizmli birçok kişinin doğru iletişim kurulamadığı için özel yeteneğini ortaya koyamadığını düşünmeden edemiyor.

ALİYE YÜCEL


22 Eylül 2019 Pazar

GÖNLÜMÜZÜN BİRİNCİSİ



Sümeyye Boyacı adını Türkiye'de bilmeyen yok. Sümeyye, 2018 yılında İrlanda'nın başkenti Dublin'de yapılan Avrupa Paralimpik Yüzme Şampiyonası'nda kadınlar 50 metre sırtüstü S5 kategorisinde Avrupa Şampiyonu olmuş ve altın madalya kazanmıştı. Genç kız adını şimdi dünyaya da duyurdu. İngiltere'nin başkenti Londra'da yapılan Dünya Paralimpik Yüzme Şampiyonası'nda 50 metre sırtüstü kategorisinde 44.74'lük derecesiyle dünya ikincisi oldu ve gümüş madalya aldı.

Doğuştan her iki kolu olmayan Sümeyye 2003 doğumlu, henüz 16 yaşında... Kolları olmadığı halde  yüzmeyi seviyor, öğreniyor, bugünlere geliyor. Paralimpik yüzme yarışmalarında kolları olan yüzücülerle yarışıyor. Yani kulaç atanlarla birlikte yüzüyor ve bu büyük başarılar elde ediyor. Dünya Paralimpik Yüzme Şampiyonası'ndaki yarışmada 3 salise farkla ikinci olmasıyla ilgili olarak "Ben kafamla dokunmak zorundaydım, rakibim elleriyle daha yukarıdan dokundu" diyor.

Milli sporcumuzun hayatında ilginç detaylar var. Avrupa Şampiyonu olduğunda yazmıştım. Küçük yaşta iken Sümeyye'ye kavanozda bir balık hediye ediliyor. Bu balık verilirken de sihirli bir cümle söyleniyor: "Bak balıkların da kolları yok. Ama yüzüyorlar, mutlular..." O röportajlarında "Yüzmek için kollara ihtiyaç yok, balıkların da kolları yok..." diyor. Küçük yaşında duyduğu bu cümle onu yüzmeye ve bu önemli  başarılara götürüyor.


Sümeyye'nin verdiği röportajlarını ve yapılan haberlerini okurken azmine, çabasına ve özgüvenine hayran kalmamak elde değil. Verdiği bir röportajda "Kollarım yok ama görünmeyen kanatlarım var" diyor. Küçükken hep kollarının çıkacağını düşünüyormuş. Annesi ona kollarının çıkmayacağını ve her şeyi ayaklarıyla yapabileceğini anlatmış. Öyle de olmuş. Yüzme dışında da pek çok şeyi ayaklarıyla yapabiliyor. İnanılması zor ama ayaklarıyla resim, ebru, yemek yapıyor ve dikiş dikiyor.

Milli sporcumuz Sümeyye, kendine gelen pek çok mesajda "Bizim gözümüzde asıl birinci sensin" dediklerini söylüyor ve ekliyor "Ben de aslında ikinci olduğuma inanamıyorum. Bana da sanki birinci olmuşum gibi geliyor..." diyor. Çok haklı ben de öyle düşünüyorum. Çünkü kolları olmadığı halde salise farkı ile kollarıyla yüzen birinin gerisinde kalıyor. İkinci olsa da o şampiyon ve bizim gönlümüzün birincisi...

Sümeyye Boyacı ikinci olmasıyla da çok önemli bir başarı elde etti. Bu başarısıyla Cumhuriyet tarihinde yüzmede ilk kadın dünya ikincisi oldu. Yaşı daha çok küçük, önünde uzun yıllar var. Bir çok başarı elde edecek. Bunu tahmin etmek zor değil. Onun şimdi ki hedefi ise 2020 Tokyo Paralimpik Oyunları'nda olimpiyat şampiyonu olmak ve altın madalya almak. Azmine, çalışmasına ve başarılarına bakarsak bu onun için çok kolay olacak. Tebrikler Sümeyye, nice başarılara...

ALİYE YÜCEL

15 Eylül 2019 Pazar

MUCİZE DOKTOR İLE GELEN FARKINDALIK



Her yeni sezonda yeni diziler başlıyor. Bunların hepsini seyretmek mümkün değil. İlgimi çeken bazı dizilerin ilk bölümünü seyrediyorum. Beğendiğim takdirde devam ediyorum. Bu sezon ilgimi çeken dizilerden biri Fox Tv'de yayınlanmaya başlayan "Mucize Doktor" oldu. Dizinin başrolünde engelli biri var. Dizi, otizm savant sendromlu bir deha olan Ali Vefa'nın Tıp Fakültesi'ni bitirip cerrahi asistanı olarak işe başlamasını anlatıyor.

Dizinin konusu şöyle: Otizm savant sendromlu Ali Vefa'nın en büyük hayali doktor olmaktır. O engelline ve bütün ön yargılara rağmen tıp fakültesini birincilikle bitirmiş, stajını yapmıştır. Şimdi de ihtisas yapmak istemektedir. Manevi babası Adil Bey'in başhekim olduğu hastaneye cerrahi asistanı olarak işe başlamak için gelmiştir. Hastane yönetim kurulu ise onun işe alınıp alınmayacağı konusunda tartışırlar. Başhekim hariç kimse otizmli birinin doktor olabileceğine inanmaz...

Diziye konu olan savant sendromu genelde otizmle ilişkilidir. Bu nedenle otizm savant sendromu olarak anılır. Savant kelimesi "bilim adamı" ya da "bilgin" anlamına gelmektedir. Savant terimi ilk olarak 1887 yılında Down sendromuna da adını veren J. Langdon Down tarafından kullanılmıştır. Otizm savant sendromlu kişilerin, ağır düzeyde gelişimsel ya da zihinsel yetersizliklerin yanında çoğu insanda bulunmayan sıra dışı zihinsel becerileri de vardır.


Bu kişiler genel zeka düzeyleri normal olmadığı halde bir ya da daha fazla alanda önemli yetenek sahibi olurlar. Savant sendromlu kişilerin üstünlük gösterdiği beceriler genellikle hafıza ile ilgili olmaktadır. Hızlı hesaplama, sanatsal veya müzikal alanlarında çok yetenekli olurlar. Otizm savant sendromu doğuştan olabildiği gibi bir kaza ya da travma sonucunda da ortaya çıkabilmektedir.

Yayınlanan pek çok dizi gibi Mucize Doktor da uyarlama bir dizi... "Good Doktor" isimli Kore dizisinden uyarlanıyor. Dizinin farklı versiyonları vardır. ilk versiyonu 2013 yılında Kore'de çekilmiştir. Daha sonra Amerika ve Japonya'da da yapılmıştır. MF Yapım tarafından yapılan Mucize Doktor'un başrolünü Taner Ölmez (Ali Vefa) oynuyor. Diğer rollerde Onur Tuna, Sinem Ünsal, Hazal Türesan, Özge Özder, Murat Aygen, Fırat Altunmeşe, Hayal Köseoğlu, Bihter Dinçer, Korhan Herduran ve Reha Özcan var. Dizinin yönetmenliğini ise Yusuf Pirhasan yapıyor.

Dizinin ilk bölümü geçtiğimiz perşembe günü yayınlandı ve büyük bir ilgi gördü. Biliyoruz ki genelde engellilere özellikle zihinsel engellilere ön yargı ile bakılıyor. İşte bu dizi ön yargıları yıkacak gibi görünüyor. Dizi, bize bazı engellerin bazen eksiklik değil de farklı bir yetenek ortaya çıkarabileceğini anlatıyor. Bazı kişilerin zihinsel engelli bile olsalar bazı alanlarda çok  başarılı olabileceğini gösteriyor. Mucize Doktor, işte bu  açıdan çok önemli mesajlar veriyor. Algıları değiştirecek gibi duruyor.

ALİYE YÜCEL