> Engeloji : Javier Bardem

Translate

Javier Bardem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Javier Bardem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ekim 2012 Pazar

ÖLÜMÜ İSTEMEK



İnancıma ters bir konuyu, ‘ötanazi’yi işlese de müthiş etkileyici bir film… İnancım gereği hayata Ramon gibi bakmasam da, ona hak vermek istemesem de iyi ki seyrettim dediğim bir film “İçimdeki Deniz”. Filmin gerçek hayattan alındığını bilmek mi çok inandırıcı kılıyor, yoksa filmin her şeyiyle (oyuncular, yönetmen, konu, senaryo) mükemmelliği mi böyle düşündürtüyor bilemedim.
Ramon Sampedro, 19 yaşında denizlere açılan ve dünyayı keşfe çıkan bir denizciydi. 25 yaşında yüksek bir yerden denize atlamış ve bel kemiği kırılmıştı. Boynundan aşağısı felçli, yatağa bağımlı ve bakıma muhtaç biri haline gelmişti. 28 yıl böyle yaşadı. Ölümünü istiyordu. Ancak, intihar bile edemeyecek bir durumdaydı. Yani, ölmek için bile başkasına muhtaç olduğu için ötanazi istemişti. Ama yasalar buna engeldi. Amacına ulaşmak için İspanya hükümetine başvurmuştu. Bu hukuk savaşı sürerken hayatına iki kadın girdi. Biri kendisi de engelli olan avukatı Julia, diğeri onu ölümden vazgeçirmeye çalışan ama sonunda ölmesi için ona yardım eden Rosa.
Ramon’un ötanazi talebi yıllarca sonuçlanmadı. Ülkesinin ve uluslararası basının ilgisini çekti. Hakkında yazılar yayınlandı. Bu arada boş durmayıp yattığı yerden ağzıyla yazıyordu. Yazıları “Cehennemden Mektuplar” adlı kitabında yayınlandı. 1998 yılında ötanazi planını uyguladı.
İçimdeki Deniz  (Mar Adentro) filmi Ramon’un hayatını anlatıyor. Film yönetmen Alejandro Amenabar tarafından 2004 yılında sinemaya aktarıldı. Filmdeki bütün oyuncular çok başarılı ama Javier Bardem bir başka! Javier Bardem’i tanımayan biri seyrederken, “Bu adam gerçekten yatalak mı?” sorusunu sorabilir! Oyunculuğun sadece bedenle, kolla, bacakla yapılmadığını; yüz mimikleri ve gözlerle de yapılacağını gördüm ve çok sevindim!
Filmin hemen hemen her repliği ezberlemek ve hatırlamak isteyeceğiniz kadar etkileyici… Hepsi iç yakıyor, kalp sızlatıyor! Aşık olduğu avukatına “Sana ulaşmak ve dokunmak için kat edebileceğim iki adım, benim için imkansız bir yolculuk…”demesi, onu ikna etmeye gelen rahibin “Bir hayata mal olan özgürlük, özgürlük değildir” demesi üzerine Ramon’un “Özgürlüğe mal olan hayat da hayat değildir” diye cevap vermesi, kendisine aşık olan Rosa’ya "Bak, beni gerçekten seven, ölümüme yardım edecek olan kişidir; aşk bu Rosa, bence kesinlikle bu…" demesi, babasının “Bir baba için oğlunun ölmesinden daha kötü bir tek şey var; oğlunun ölmeyi istemesi” demesi, “Eğer kaçamıyorsan ve başkalarına bağımlıysan, gülümseyerek ağlamayı öğreniyorsun” demesi gibi, her biri anlatılamayacak duygular yaşatan repliklerle dolu…

Ramon, ölmek istiyor ama baktığınızda hayat dolu ve dışa dönük biri… Yatağa bağlı,  hiç hareket edemeyen bu adam yattığı yerden aşık oluyor. Kadınları kendine aşık ediyor. Bir insan ölümü bu kadar çok ister ve beklerken, kaçmak istediği bu hayata aşkı nasıl sokabiliyor? Şaşırıp kalıyorsunuz. Sanki o noktada Ramon’a inanamıyorsunuz.
Ötanazi gibi hassas bir konuyu işleyen film; intihar ile ötanazi arasındaki ince çizgiyi de vurgulamış… Ölmeyi tercih eden insanlar olduğu gibi; ne olursa olsun, ne durumda olursa olsun yaşamayı tercih edebilen insanlarında olabileceğini ortaya koymuş… Gerçek hayattan alındığı için sonunu bilmeme rağmen içimde bir umutla hep Ramon’un ölümden vazgeçmesini bekledim.
Ramon Sampedro “Biçimsiz ve bozulmuş bir bedenin bekçisi olan bir insan için, yani benim için, saygınlık nedir? Ben, hayatı, özgürlüğü seven çoğu insan gibi, yaşamanın bir hak olduğuna, ama bir mecburiyet olmadığına inanıyorum.” diyor. Hayatın sadece hareket etmek olduğunu düşünürsek, böyle yaşamak istenmeyebilir… Ama hayat sadece hareket etmek, edebilmek midir?
Filmin pek çok ödül alması çok doğal… Ne dense, ne yazılsa anlatılamayacak bir film… Bir film daha güzel nasıl olabilir? İnsana ne çok şey anlatıyor. Üzüntülerimizi, sevinçlerimizi, ilişkileri, koşulsuz sevmeyi, şükretmemiz gereken şeyleri… Seyretmek gerekiyor. Ötanazi hakkında ne düşünürseniz düşünün, ötanazi fikri size ters gelse de mutlaka seyredin.
ALİYE YÜCEL