> Engeloji : Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin

Translate

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ekim 2013 Pazar

BAKANLAR DA AĞLAR



Ağlamak bir duygu paylaşımıdır.  Bazen üzüntüden, bazen söylenecek söz kalmadığından, bazen bir şeylerin içini acıtmasından, bazen çaresizlikten, bazense sevinçten ağlanır... Biliyoruz ki ağlamak sadece gözyaşı dökmek değildir. İnsanın içini boşaltmasının bir yoludur. Bazen bir başkasının yanında yapılınca ayıp sayılır ya da yanlış anlaşılabilir... Ancak elde değildir. Birden akıverir...

Ağlamak insana özgü normal bir durum... Ancak bakanlar ağlayınca haber oluyor... Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'in bir sosyal sorumluluk projesinde, göz yaşlarına engel olamayıp ağlaması medyada geniş yer aldı. Her iki bakanı ağlatan ise işitme engelli iki çocuğun düeti ve slayt gösterisiydi.

Haberi televizyondan ve bir kaç farklı kanaldan izleme şansım oldu. Bakanların ağlamasıyla dikkat çeken; bu ağlamalar olmasa belki de haberdar olamayacağımız projeden de bahsetmek gerekir. Proje gerçekten çok önemli bir sosyal sorumluluk projesi... İki bakanlık bir araya gelerek "Ulaşımda, İletişimde Hayatın İçerisinde Ben de Varım" isimli istihdam projesini hayata geçirdi. İletişim ve GSM firmaları da bu projeye destek veriyordu. Bu proje kapsamında "Sessizliğe Kulak Vermek" etkinliği düzenlendi.


Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından yürütülen proje kapsamında işitme engellilerin istihdamına yönelik "Sessizliğe Kulak Vermek" etkinliği Ankara'da yapıldı. Engellilerin hazırladığı programı başta Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin olmak üzere çok sayıda davetli izledi.

"Sessizliğe Kulak Vermek" etkinliğinde işitme ve konuşma engelli Naz ve Tufan sahneye çıktı. İki çocuk "Bana Bir Masal Anlat Baba" şarkısının sözlerini işaret dili ile seslendirdi. Çocuklar elleriyle şarkıyı söylerken, bu sessiz düet Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin ile birlikte protokolde bulunan bir çok kişiye duygusal anlar yaşattı... Çoğu göz yaşlarını tutamadı. Daha sonra engelli çocukların hayatlarından kesitlerin bulunduğu slayt ekranlara gelince, bu kez sessiz düette iyice dolan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım da ağlamaya başladı.

Programın sonunda her iki bakan da çocuklara sarılarak, onları kutladı. Binali Yıldırım konuşmasında ağlamasına değinerek "Biz de insanız. Ağlamasını unutan, göz pınarları kurumuş insanlar; topluma, ülkelerine bir şey veremezler..." diyerek bu ağlamanın merhametten geldiğini ve yürekten süzülüp aktığını çok güzel anlattı. Ağlamak insani bir davranış, bakanlar da ağlar...

ALİYE YÜCEL 

27 Ocak 2013 Pazar

VİCDANLAR ENGELLİ OLURSA…


Geçtiğimiz günlerde medyaya yansıyan “Bakıma muhtaç engellileri köle gibi alıp satıyorlar” haberi duyan herkesi çok etkiledi. Nevşehir’de bir bakım merkezinde meydana gelen bu talihsiz olay gerçekten çok üzücü… Engellilerin mal gibi, köle gibi alınıp satılması insanı dehşete düşürüyor. Bu nasıl bir insanlık anlamak mümkün değil. İnsanlık nereye gidiyor diye düşünmemek elde değil… Üstelik bu bize yansıyan bir bölümü… Belki bilmediğimiz kayıt altına alınamayan bunun gibi yüzlerce vaka vardır.
2006 yılından bu yana devlet engellinin ailesine ya da kaldığı bakım merkezine maddi destekte bulunuyor. Özel bakım merkezleri her hasta için devletten asgari ücretin iki katı para alıyor. Böyle olunca da bu insani uygulama kısa sürede sadece maddi menfaat peşinde koşan kişiler tarafından istismar edilmeye başladı. Bakıma muhtaç engelliler rant kaynağı haline geldi. Engelliye İnsan gözüyle bakılmıyor, para gözüyle bakılıyor!
Haberden sonra gelen tepkilerden dolayı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı olaya el koydu. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, bu görüntülerin üç yıl öncesine ait olduğunu ve kurumun o görüntüler nedeniyle kapatıldığını açıkladı. Bakanlık ayrıca, bu merkezlere yüksek standartlar getiren, sıkı denetim ve yaptırımlar öngören yeni bir yönetmeliğin hazırlandığı, yönetmelik yayınlanıncaya kadar da yeni merkez açılmaması konusunda karar alındığını belirtti.
 
Bakanlık, bu konuda çok hassas… Bu tür bakım merkezleri için yeni standartlar getirileceğini ve çok sıkı denetime tabi tutulacaklarını bildirmişler... Bu konuda nasıl sağlıklı bir denetim yapılır bilemiyorum. Keşke olabilse… Ama zor, çok zor… Denetimden ziyade bu kurumlarda çalışanların insani değerlere sahip olması her şeyden daha önemli… Kendi normal çocuğuna bile tahammül gösteremeyen ebeveynler var. “Olur mu? Öyle şey…” demeyin oluyor! Bunun yanında yedi kat yabancı birine şefkatle yaklaşan kişiler olabiliyor. Bakım merkezlerinde çalışanların empati yeteneği yüksek, şefkatli, sabırlı, merhametli, öfke kontrolünü yapabilen ve vicdanlı kimseler olması gerekir. Yoksa bu tür vakalara daha pek çok yerde rastlanır.
Bu konu çok hassas bir konu… Bu konu kanayan bir yara… Engellilerin çoğu derdini anlatacak ve kendisine yapılanı şikayet edecek durumda da değil. Muhtaç haldeler… İnsanlıktan çıkmış davranışlarla karşılaşabiliyorlar… Yani suistimale çok açık bir alan… Böyle olunca da her şey vicdanlara kalıyor. Vicdanlar engelliyse maalesef yapılacak bir şey yok.
Kabul edelim ki engelli, hasta, yaşlı veya bakıma muhtaç kimselere hizmet vermek güçtür. Bunu dikkate almak gerekir. Denetimden ziyade bu tür yerlerde çalışanlar çok özenle seçilmeli… Bu seçme nasıl bir yöntemle olur ve nasıl bir sertifika almaları gerekir bilemem… Ama bu merkezlerde çalışacak personel mutlaka sosyal hizmet uzmanı, psikolog, pedagog, psikiyatr gibi kişilerin bulunduğu bir grup uzman tarafından ve çeşitli mülakatların yapıldığı bir dizi eleme sonucunda seçilmelidir. Seçilebilir mi? Evet seçilebilir… Bu seçim çok önemli…
 
ALİYE YÜCEL