> Engeloji : Spastik Engelli

Translate

Spastik Engelli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Spastik Engelli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Eylül 2018 Pazar

ONLAR ZİHİNSEL ENGELLİ DEĞİL


Ayşe Arman'ın "Bu nasıl vicdansızlık! Okullar 7 yaşındaki Serebral Palsili Can'ı almıyor" başlıklı yazısını görüp okuduğumda "Çok şükür ki bu yazı sayesinde pek çok kişi bir gerçeği öğrenecek..." diye düşündüm. Arman'ın bahsettiği Can, doğumu sırasında Serebral Palsili (Cerebral Palsy) yani Beyin Felci geçirmiş bir çocuk... Bedensel engelli ve elleri titriyor. Zekasında hiç bir problem yok. Yani zihinsel engelli değil. Ancak okullar onu almıyor. Çünkü, Serebral Palsililer yanlış tanınıyor.

Can, babasını kaybetmiş. Annesi ve ablaları onun eğitim alması için uğraşıyorlar. Tam 8 okula başvurmuşlar ama hiç biri almak istememiş. Başvurdukları her okul almamak için çeşitli bahaneler bulmuşlar... Veliler engelli çocukları istemedikleri için onların tepkilerinden çekiniyorlarmış! Ayrıca onu bir sorun olarak görüp, uğraşmak istemiyorlarmış... Yapılan röportajda Can'ın annesi "Bazı yöneticiler, fiziksel engelliyle zihinsel engelli arasındaki farkı bile bilmiyor. Buna eğitmenler de dahil..." diyor. Çok haklı... Evet, maalesef bilmiyorlar.

Serebral Palsi hastanın zeka düzeyiyle ilgili olmayan bir hastalıktır. Beyin ile vücuda giden sinyallerin tam olmaması nedeniyle istem dışı hareketler ortaya çıkar. Konuşurken kasılırlar, kekelerler, titrerler, yüzleri çeşitli ifadelere bürünür. Bu nedenle onları tanımayan kişiler tarafından zihinsel engelli muamelesi görürler. Bir insanın hareketlerinin yavaş, konuşmalarının bozuk olması, titremeleri onun zihinsel engelli olduğu anlamına gelmez. Normal zekaya sahip olabilirler. Ancak bunu düşünemiyorlar.


Serebral Palsili kişilere halk arasında “spastik” adı verilir. Serebral Palsililerin zeka engelli olduklarına dair var olan ön yargı nedeniyle, kendilerini doğru ifade etmeleri çok zordur. Spastik engelli birini tanıyanlar onun bir zeka sorunu olmadığını bilirler. O zaman mesele yoktur. Ama maalesef bunu bilmeyen kişiler öyle çok ki... İnsanların çoğu onları yanlış tanıyor. Toplum tarafından dışlanıyorlar, hor görülüyorlar ya da yok sayılıyorlar. Spastik engellilerden korkup kaçanlar bile olabiliyor. Oysa onlar zihinsel engelli değil. Gördüğü her engelliye zeka sorunu varmış gibi davranan kişiler en çok da onları incitiyor.

Spastik engelliler, pek çok alanda olduğu gibi eğitim alanında sıkıntı çekiyorlar. Okullara alınmıyorlar, veliler tarafından istenmiyorlar, arkadaşları tarafından dışlanıyorlar. Eğitim sisteminin onlara uygun olmaması nedeniyle performanslarını gösteremiyorlar. Oysaki beyin güçleri yerindedir, algı problemleri yoktur ve çok şey başarabilecek kapasitededirler. Spastikliğin bir akıl hastalığı veya zeka geriliği değil; sinir sistemi ve dolayısıyla kasların düzgün çalışmamasından dolayı ortaya çıktığını herkes bilmeli...

Serebral Palsililerin yanlış bilinmesi beni çok etkiliyor. Blogumda ve dolayısıyla kitabımda bu konu ile ilgili "Yanlış Tanınan Engelliler: Spastikler" başlıklı bir yazı yazmıştım. Bu yazımı herkesin okumasını isterdim. Çünkü bu konu engelli farkındalığı adına çok önemli bir sorun. Ayşe Arman, çok okunan bir yazar... Röportaj da Serebral Palsili çocuklarla ilgili çok çarpıcı gerçekler var. Bu nedenle gerçeği yani Serebral Palsililerin zihinsel engelli olmadıklarını bir çok kişi öğrenmiştir diye umut ediyorum.


ALİYE YÜCEL

16 Eylül 2018 Pazar

MUCİZE'YE DEVAM



Mahsun Kırmızıgül'un senaryosunu yazdığı, yönettiği ve oynadığı "Mucize" bir engelli hikayesi olduğu için blogumda yazmıştım. Filmle ilgili olarak "Aziz’in köyden gittikten sonraki hikayesini de merak etmemek elde değil. Keşke devam filmi de çekilse…"demiştim. Film beni çok etkilediği için Mucize'nin devam filmini gönülden istemiştim... Ve Mucize'nin devam filminin çekimleri başladı. "Mucize 2 Aşk", 1 Mart 2019 tarihinde vizyona girecek.

Mucize, Mahir Öğretmen’in 1960 yılında İzmir’den doğuda bir köye tayinini ve burada yaşayan Aziz ismindeki spastik engelli gencin hayatını değiştirmesini anlatıyordu. Aziz rolündeki Mert Turak, çok ilginç bir tip ortaya çıkarmış, engelli genci çok başarılı bir şekilde oynamıştı. Kırmızıgül, devam filminde de başrolde oynaması için yine Mert Turak'a teklif götürmüş. Filmin afişine baktığımızda kabul ettiğini anlıyoruz. Yine çok başarılı olacağını tahmin etmek zor değil. Bu film onsuz olmazdı.

Mucize'nin başrollerinde; Talat Bulut, Mert Turak, Seda Tosun, Meral Çetinkaya, Ali Sürmeli, Cezmi Baskın, Sinan Bengier, Büşra Pekin ve Mahsun Kırmızıgül vardı. Kırmızıgül, ilk filmdeki kadrosunu korumak istese de filmin ikincisinde bazı değişiklikler var. Yeni filmde, ilk filmde olmayan oyuncular var. Yeni filmde; Mert Turak, Meral Çetinkaya, Şenay Gürler ve Mahsun Kırmızıgül'ün yanı sıra Fikret Kuşkan, Erdal Özyağcılar, Sinan Çalışkanoğlu, Suna Selen, Eren Hacısalihoğlu, Erol Aksoy ve Biran Damla Yılmaz rol alacak.


Aziz, köyün delisi ya da zihinsel engelli gibi algılanmıştı. Ben ilk sahneden itibaren onun spastik engelli olduğunu anlamıştım. Spastik engellilik bir akıl hastalığı veya zeka geriliği değildir. Spastik kişilerde beyin ile vücuda giden sinyallerin tam olması nedeniyle istem dışı hareketler oluşur. Zor konuşurlar, konuşurken kasılırlar, kekelerler. El ve kol koordinasyonunu sağlayamazlar. Yüzleri çeşitli ifadeler bürünür. İşte Aziz de böyle bir durumdaydı. Filmin sonunda da haklı olduğumu görmüştüm.

Mucize’nin hikayesi gerçek bir hayattan alınmıştı. Gerçek Aziz'in; eşi, 2 çocuğu ve torunuyla birlikte İstanbul’da yaşadığını öğrenmiştik. Bu masal gibi hikayenin gerçek olduğunu öğrenmek çok etkileyiciydi. Mucize, engellilere umut verme açısından da çok güzel bir filmdi. Filmdeki pek çok sahne akıllara kazınacak türdendi. Hele, Aziz’in babasının “Benim oğlum sakattır” sözü üzerine, kızın babasının “Kalbi sakat olmasın!” cevabı da her engellinin yüreğinden yakalamıştı.

Mucize, 2015 yılında gösterime girdiğinde çok büyük bir başarı elde etti. Çok sayıda seyirciye ulaştı. Televizyon kanallarında da defalarca gösterildi. Hala da gösteriliyor ve seyrediliyor. Devam filminin konusu açıklanmadı. Hikayesinin ilk filmden 7 yıl sonrasından başlayacak olduğu yazıldı. Devam filmlerinde ilk filmin başarısını geçmek çoğu zaman zordur. Umarız bu film ilk filmden daha başarılı olur. Mucize 2 Aşk filmi de herkesin yüreğine dokunur.

ALİYE YÜCEL

19 Nisan 2015 Pazar

SEVGİNİN MUCİZESİ


Mucize hakkında daha vizyona girmeden aylar önce bir yazı yazmıştım. Bir engelli hikayesi olduğu için dikkatimi çekmiş, “Bakalım bize hangi mucizeyi gösterecek!” demiştim. İzledikten sonra bir daha yazıp yazmamakta tereddüt ettim. Ama bazı haberleri okuyunca “Mutlaka yazmalıyım!” dedim. Çünkü bu haberlerde “Mahsun Kırmızıgül’ün “Mucize” filminin senaryosuna benzer bir olay yaşandı. Zihinsel engelli genç ile evlendirilen kız intihar etti…” yazıyordu. Şimdi burada bir duralım! Mucize’deki Aziz zihinsel engelli değil. Köyün delisi yani psikolojik engelli de değil.

Aziz, köyün delisi ya da zihinsel engelli gibi algılanıyor. Oysa öyle değil. Engelliler konusunda belli bir fikri olan biri olarak yazıyorum. Aziz spastik engelli… Film; bir sahnesi, hariç (banyodan kaçış) bize bunu gösteriyor. Yoksa finaldeki durum buna engel olur... İnandırıcılığını kaybeder… Evet, Aziz spastik… Spastiklik bir akıl hastalığı veya zeka geriliği değil. Spastik kişilerde beyin ile vücuda giden sinyallerin tam olması nedeniyle istem dışı hareketler oluşur. Zor konuşurlar, konuşurken kasılırlar, kekelerler, yüzleri çeşitli ifadeler bürünür. El, kol koordinasyonunu sağlayamazlar. İşte Aziz de bu durumda…

Filme gelince; Film, Mahir Öğretmen’in İzmir’den doğuya tayini ve köyde yaşadıklarını anlatır gibi görülse de bir aslında bir engelli hikayesi… Engelli farkındalığı, engelli duyarlılığı hakkında çok güzel mesajlar verilmiş… Engelli Aziz rolündeki Mert Turak, çok başarılı… Müthiş oynamış… Çok ilginç bir tip ortaya çıkarmış… Kimseyle konuşmayan Aziz, atıyla konuşuyor. Çocuklar onunla uğraşıyor, alay ediyor, taşlıyor. Ailesi ve öğretmenin ona karşı tutumu oldukça iyi… Ona iyi davranıyor ve yardımcı oluyorlar. Aziz de kardeşleri gibi evlenmek istiyor…


Öğretmen ve Aziz arasındaki dostluk nasıl da etkileyici… Mahir Öğretmen, Aziz’i olduğu gibi kabul edip, onu anlıyor. Ona yazmayı ve konuşmayı öğretiyor. Eğitimin önemini bir kez daha idrak ediyoruz. Bir çizgi çizmesi, adını söylemesi bile Aziz’in babasını ne kadar mutlu ediyor. Mahir, sadece öğretmenlikle kalmıyor. Onunla yakından ilgileniyor. Aziz’e jimnastik yaptırıyor. Onun engeli yüzünden çalışmayan kollarını çalıştırıyor.

Filmdeki pek çok sahne akıllara kazınacak türden… Aziz’in babasının “Benim oğlum sakattır” sözü üzerine kızın babasının “Kalbi sakat olmasın!” cevabı da her engellinin yüreğinden yakalayacak gibi… Diğer kardeşlerin istedikleri bütün özellikler Aziz’in karısında olması çok şaşırtıcı… Masal, roman, film diyeceğim. Ama gerçek hayattan alınmış... Kadınlar, Aziz’in karısına acısa da Mizgin (Seda Tosun): “Aziz; kocam, babam, çocuğum…” diyerek hayatı olduğu gibi kabul etmenin en güzel örneğini veriyor. 

Aziz, durumundan dolayı hep horlandığı için “Belki gittiğim yaban ellerde benimle sakat olduğum için dalga geçmezler” diyerek köyünden kaçıyor… Yıllar sonra köyüne eski halinden eser kalmamış bir halde gelince, babası “Aziz oğlum! en iyi olmuşsun. Ameliyat mı oldun?” diye soruyor. Aziz de aşkın, sevginin gücünün nelere kadir olduğunu çok güzel anlatan bir cevap veriyor: “Ben karıma aşık oldum!”

Mucize’nin hikayesi gerçek hayattan alınmış… Gerçek Aziz; eşi, 2 çocuğu ve torunuyla birlikte İstanbul’da yaşıyor. Yaşadığı durum gerçekten ilginç ve bir mucize… Filmde adını bundan alıyor. Böylesi olur mu? Bilemem. Olursa da binde bir olur. Ancak engellilere umut verme açısından çok güzel ve etkileyici bir film. Ayrıca, Aziz’in köyden gittikten sonraki hikayesini de merak etmemek elde değil. Keşke devam filmi de çekilse…
                                                     
http://aliyeyucel.blogspot.com.tr/2014/06/mahsun-kirmizigulden-mucize.html

ALİYE YÜCEL

9 Aralık 2012 Pazar

SPASTİK ENGELLİ ORHAN


 
“Benim İçin Üzülme” dizisini seyredenler bilir. Dizide spastik engelli bir karakter var: Orhan… Orhan’ı oyuncu Ahmet Varlı canlandırıyor. Daha ilk bölümde küçük bir rolü olmasına rağmen hemen dikkat çekiyordu. Öyle güzel rol yapıyor ki oyuncunun gerçekten spastik olduğunu düşünmemek elde değil. Eminim ki seyreden pek çok kişi onun gerçekten engelli olduğunu düşünüyordur.
Rol olarak belli karakterleri yapabilirsiniz. Ama spastik birini bu kadar başarılı canlandırmak hiç kolay değil. Ahmet Varlı, spastik engellileri nasıl gözlemlemiş, nasıl da o role bürünmüş… Çok çarpıcı… Çok etkileyici… O spastiklere özgü el ve yüz hareketleri aynı… Konuşurken kasılması, kekelemesi, yüz ifadesi, yürüyüşü sanki gerçekten spastik engelli biri gibi… Öyle doğal ki insan söyleyecek bir şey bulamıyor.
Bir diziye böyle bir karakteri koymak takdire şayan bir durum…  Oyuncu seçimine ise söylenecek hiçbir şey yok… Hikayede böyle bir engelli rolü olması mı? Oyuncu seçimi mi? Yoksa seçilen oyuncunun bu kadar iyi rol yapması mı? Takdir edilmeli bilemedim. Belki de hepsi…
Orhan’ın sahneleri dizideki başrol oyuncularının sahnelerinden daha çok dikkat çektiği, daha çok ilgi gördüğü kesin… Orhan’ın ne söyleyeceğini, ne yapacağını ve nasıl bir sahnesi olacağını insan gerçekten merak ediyor. Çünkü insanın yüreğini titretiyor. İnsanı bir duygu seline sürüklüyor.
 
Orhan’ın sahnelerini bir başka izliyorum… Öyle etkileyici sahneleri var ki… Ahmet’in ölümünden sonra onun sevdiği kızın yanına gidip ona seslenişi, hiç görmediği babasına özlemini dile getirişi, ustasıyla olan diyalogları gibi pek çok müthiş sahne… Bu duygusal sahnelerden etkilenmemek ve gözyaşlarını tutmak çok güç oluyor.
Orhan karakteri aynı zamanda engelli birinin olumlu bir sunumu… Çünkü Orhan; duyarlı, sevgi dolu, anlayışlı… Çok güzel bir yüreği var. Ailesi ve çevresindekilerle ilişkileri çok güzel… Herkese sevgi dolu yaklaşıyor. Onu gerçekten tanıyan herkeste onu çok seviyor. Böylece seyreden herkesin gözünde onu sevilen bir karakter yapıyor.
Seyrettiklerimden anladığım şu ki; Mahsun Kırmızıgül’ün her karakteri çok etkileyici… Ama hayatın bir gerçeği olan engelli ve engellilik olgularını dizide de yansıtması beni bir başka etkiliyor. Halen yayınlanmakta olan “Hayat Devam Ediyor” dizisindeki kolundan engelli Malik karakterinden sonra, şimdi de “Benim İçin Üzülme” dizisinde spastik engelli Orhan ile engelli bir karakteri ekrana taşıyor.  Kendi adıma Orhan’ın sahnelerinin artmasını ve onu daha uzun süre izlemeyi istiyorum. 
 
ALİYE YÜCEL